Tek figür, çiçek ve manzara çalışmaları vardır.Arckép, táj és figurális képeket fest.
Sağdaki figürü inceleyeniz.Lásd a jobb oldali táblázatot!
Bu figürler göçmen bir kavim oldukları yönündeki tezleri bir hayli güçlendirmektedir.A rendőrök a megadott címen bevándorló család meglehetősen ideges tagjait találják.
Bu figürün 16. yüzyılın sonları yahut 17. yüzyılın başlarında yapıldığı kabul edilir.A kifejezés valószínűleg a 16. század végén vagy a 17. század elején jött használatba.
Miryam, Yahudi feministler arasında popüler bir figürdür.Mirjam on juutalaisten feministien keskuudessa suosittu hahmo.
Sadece figürandır.Se käsittää vain lastin.
Wolff tartışmalı bir figür olmuştur.Andersson oli myös kiistanalainen hahmo.
Figür her zaman öncelikli konusu oldu.Aktiivinen ohjelma pysyi aina päällimmäisenä.
Onun bir oyuncak bebek ya da bir aksiyon figürü olmasını istedim.Se voisi siis olla nukke tai muu keinotekoinen luomus.
Balık figürü zaman içinde su ya da nehre dönüşmüştür, bu yüzden nehirli tanrı da denilir.Vaikka se on merikala, se uskaltautuu joskus myös järviin ja jokiin, ja sitä on kutsuttu myös jokihaiksi.
Warren Hastings'le beraber Britanya Hindistanı'nın yaratılmasının öncü figürlerindendir.Clive toimi yhdessä Warren Hastingsin kanssa brittiläisen Intian perustamisessa.
Roma İmparatorluğu'nda devlet dininin figürleri, Hristiyanlığa geçişle yok edilmiştir.Rooman keisarikunnan valtionuskonnon polyteistiset kuvat tuhottiin kristinuskoon kääntymisen kuluessa.
World of Warcraft oyununda Wolpentinger figürü kullanılmıştır.Ilmiön alkuperä on World of Warcraft -pelissä.
Genellikle hayvan figürlerinden oluşan taş heykelciklere sık rastlanmaktadır.Kivikauden asuinpaikoilta löydetään usein koirien luita.
Ayakta duran figürlerde, vücut ağırlığı iki bacağa eşit olarak dağıtılır.Kaikissa viidessä (kuudessa) asennossa seistään vartalon paino tasaisesti molemmilla jaloilla.
Gürcü kayıtlarına göre altından, eli kılıçlı bir asker figürüydü.Historiallisten lähteiden mukaan tehokas norsujen vastainen ase oli sotasika.
Yuki-onna, Japon edebiyatında, sineması ve animasyonunda popüler bir figürdür.Mikot ovat perushahmoja japanilaisessa kirjallisuudessa, elokuvassa, mangassa ja animessa.
Erişim tarihi: 2010-01-25. ^ "Facts and Figures Most Weeks at No.1".Ανακτήθηκε στις 2010-01-25. «Facts and Figures Most Weeks at No.1».
Başlangıçta çabuk kızan ve biraz kötü niyetli biri olan Doktor hızla daha merhametli bir figüre dönüştü.Ο αρχικά οξύθυμος και ελαφρώς απειλητικός Doctor γρήγορα ωρίμασε σε μια πιο συμπονετική φιγούρα.
Aynı zamanda, Josef Stalin'in yükselen figürü farklı bir gündem getirdi.Ταυτόχρονα η ανερχόμενη μορφή του Ιωσήφ Στάλιν ακολουθούσε διαφορετική ατζέντα.
Gerçek figür genellikle 10 ile 100 arasında bir değer olan bir tartışma noktasıdır.Η πραγματική εικόνα για τον βαθμό πολυμερισμού είναι ένα θέμα συζήτησης, συχνά μια τιμή μεταξύ 10 και 100.
Topluluk sahnelerinde binden fazla figüran ve 400 araç kullanılmıştır.Για τα γυρίσματα της ταινίας χρησιμοποιήθηκαν περισσότεροι από 1.000 κομπάρσους και 400 αυτοκίνητα.
Son 10 yılda, yeni medya sanatında seçkin bir figür olarak ortaya çıktı.Τις τελευταίες δεκαετίες, έχει εμφανιστεί ένας νέος τύπος αναγνώρισης του όρου.
Vokalist ise kafatası makyajı ile şeytani bir anti-papa figürü şeklinde giyinmektedir.Ο τραγουδιστής φοράει μάσκα με μορφή κρανίου και στολή ειρωνική προς τον Πάπα.
Hindistan'ın Bağımsızlık hareketi sırasında önemli bir figür olmuştur.Την ίδια περίοδο υπήρξε το κέντρο του κινήματος της ανεξαρτησίας της Ινδίας.
Onun bir oyuncak bebek ya da bir aksiyon figürü olmasını istedim.Μπορούσε να δηλώσει έναν απλό τοίχο, ή ένα υδραγωγείο, ή μια εκκλησία.
Sağdaki figürü inceleyeniz.Δείτε δεξιά το χάρτη κάλυψης.
Bir tür baba figürü olarak görür.Θεωρείται δε υπόδειγμα της ιστοριογραφίας της Πάτρας.
1946 civarında Nazca'daki figürleri haritalamaya başlamıştır.Omkring 1946 gik hun i gang med at kortlægge figurerne i Nazca.
Bir İngiliz Politik figür ve Kardinaldi.Han var en magtfuld engelsk statsmand og kardinal.
Zarif bir hassalığa sahiptirler ve insan figürü içermezler.De måtte udskænke spirituøse drikke og indlogere folk.
Mathmos lav lambalarının satış figürleri bir dizi iniş çıkış göstermiştir.Mathmos’ lavalampe-salg har gennemgået en række op- og nedture.
Rockwell ABD'de neo-Nazi hareketinin figürü haline gelmiştir.Rockwell var en af frontfigurerne i den nynazistiske bevægelse i efterkrigstidens USA.
Figürün pozu, Hypnerotomachia Poliphili için 1499 yılında yapılan gravür çizimlerden birini anımsatmaktadır.Hans ypperste værk regnes for at være Hypnerotomachia Poliphili fra 1499.
Onun bir oyuncak bebek ya da bir aksiyon figürü olmasını istedim.Måske fik han en bajer eller en snaps for sit arbejde.
Göğüsleri tasvir edilmeyen figürinlerin erkek olabileceği ileri sürülmektedir.Mens resten mener, at utildækkede bryster er et tabu, der skal opretholdes.
ABD Federasyonu U.S. Figure Skating tarafından düzenlenir.U.S. Figure Skating.
Pişmiş toprak figürin parçaları insan ve hayvan betimlemeleridir.De mangefarvede kalkmalerier består af mennesker og dyrefigurer.
Başka dinlerde de kutsal bir figür olarak kabul edilir.Hellige mennesker æres også i andre religioner.
Kendisine ait tarzıyla 1960'ların modasının önemli bir figürü oldu.Virksomheden spillede en væsentlig rolle i 1960'ernes mode.
Figürlerin Isle of Lewis adasına gelişi ile ilgili hakikatlerde meçhuldur.HebCelt Festival på Isle of Lewis.
Mezco Toys dört farklı Family Guy oyuncak figürü serisini yayınladı.DJ Noize mixede en række kendte børnesange fra de 4 lande.
Sinemada ilk defa Martin Scorsese'nin Kızgın Boğa (1980) filminde figüran olarak rol aldı.Hun filmdebuterede i Martin Scorseses Tyren fra Bronx (1980).
Klasik anlayışla yaptığı figüratif resimlerle tanındı.Rene forstandsbegreber betragtede han som fiktioner.
İki yüz elli yerli figüran Ağustos başında seçildi.250 lokale statister ble rekruttert i begynnelsen av august.
Arkasında ise iki erkek ve iki kadın figürü vardır.Fra disse to har Han spredt utover menn og kvinner i hopetall.
Janna ismi değişik figurlere de geçmiştir.Navnet Janna har flere opprinnelser.
Resimde de görüldüğü gibi bu figürinlerin ağzı ve gözü olmadığı gibi saçı vs. de yoktur.Således er vi uten kunnskap om selv fargen på hennes hår og øyne.
Enteriyör'ler havasız ve içindeki figürler eğreti."«Hvem eier luftens renhet og glitteret i vannet?».
Meşhur moonwalk figürü de bu şarkı eşliğinde ilk kez sergileniyordu.En kjenner ikke til når Mozart framførte denne symfonien for første gang heller.
Ama yaslanmış figürler yine de dominant durumdaydı.Den kraftige ekspansjonen hadde likevel sin pris.
Erişim tarihi: 3 Ocak 2009. ^ a b "Facts and Figures".Besøkt 3. august 2010. ^ a b c d «Facts and Figures».
Güney Doğu Asya bölgesindeki en etkili siyasi figürlerinden biri olarak kalmıştır.Han har vært en av de mest innflytelsesrike politiske figurene i hele Sørøstasia.
1964'te çekilen the Beatles filmi A Hard Day's Night'ta figüranlardan biri olarak gözüktü.Den er inspirert av The Beatles-filmen A Hard Day's Night fra 1964.
İnsan figürleri ise akademik oranlı değildir.Doktor i seg selv er ikke en akademisk grad.
Figür her zaman öncelikli konusu oldu.Første stopp bør alltid være dokumentasjonen.
Bu esrarengiz kişi, Vermeer'in çalışmalarında çok az sayıda rastlanan olumsuz figürlerden biridir.Hvem forfatteren er, er et av de mange, store mysteriene i Gravity Falls.
Bir figüre, bir görüntüye dönüşür.«En palett ble til et bilde».
Wolff tartışmalı bir figür olmuştur.Men Capp ble med tiden en kontroversiell personlighet.
1946 civarında Nazca'daki figürleri haritalamaya başlamıştır.Rundt 1946 begynte hun å undersøke figurene i Nazca.