Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıBylo zde krátké, ale naprosto úžasné čtyřleté období, kdy se děly podivuhodné věci.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıDaar was een prachtige korte periode van vier jaar waarin fantastische dingen gebeurden.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıExistiu um pequeno período magnífico de quatro anos em que aconteceram coisas maravilhosas.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıIl y a eu une magnifique courte période de quatre ans pendant laquelle des choses formidables se sont passées.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıIn aviazione ci fu un periodo fantastico durato quattro anni dove accaddero cose meravigliose.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıLyhyen, neljän vuoden ajanjakson aikana tapahtui ihmeellisiä asioita.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıȘi a fost o scurtă perioadă minunată de 4 ani când lucruri nemaipomenite s-au întâmplat.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıTo był cudowny okres czterech lat, gdy wydarzały się wspaniałe rzeczy.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıVolt egy csodálatos négy év, amikor remek dolgok történtek.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıΚαι τότε υπήρχε μια υπέροχη μικρή περίοδος τεσσάρων χρόνων όπου θαυμάσια πράγματα συνέβησαν.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıБув чудовий короткий чотирирічний період, коли ставались дивовижні речі.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıБыл замечательный короткий 4-х летний период, в течение которого произошли чудесные вещи.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıИмаше един прекрасен малък къс период от четири години, когато се случиха прекрасни неща.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıוהיתה תקופה קצרה ונהדרת, בת 4 שנים, שבה קרו דברים נפלאים.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardıو كان هناك فترة زمنية قصيرة رائعة مدتها أربع سنوات حدثت خلالها أشياء رائعة.
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardı最も重要な4年間があったのです 1908年にライト兄弟がフランスで初飛行した時、誰もがこう言いました
Çok teşekkür ederim. Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Mange tak, det er virkeligt skræmmende at være her blandt de klogeste af de kloge.
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Ak budeš chudšia a budeš mať lesklejšie vlasy, budeš veľmi šťastná a nádherná."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Če si malo bolj suha in imaš bolj sijoče lase, boš tako srečna in čudovita."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Dacă ești puțin slab și ai un păr strălucitor, vei fi foarte fericit și vei duce o viață fantastică."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Ha egy kicsit vékonyabb lennél vagy fényesebb lenne a hajad, akkor boldog és fantasztikus lenne az életed"
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Hvis du er lidt tyndere og du har mere skinnende hår, vil du være så lykkelig og smuk."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Jeżeli schudniesz i będziesz mieć błyszczące włosy, będziesz szczęśliwa i fantastyczna".
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Jika Anda sedikit lebih kurus dan rambut yang berkilau, Anda akan merasa senang dan hebat."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""당신이 약간 마르고 빛나는 머리칼을 갖고 있으면 행복해지고 대단할겁니다"라는 것이죠.
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Nếu bạn gầy hơn một chút, và tóc bạn óng ả hơn, bạn sẽ rất hạnh phúc và sung sướng".
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Om du är lite smalare och om ditt hår glänser mer, så kommer du bli så glad och fantastisk."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Pokud bys byla trochu štíhlejší a měla lesklejší vlasy, budeš neuvěřitelně šťastná a úžasná."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Se forem um pouco mais magros e tiverem cabelo mais brilhante, serão muito felizes e fabulosos."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Se siete un po' magre e avete i capelli un po' più brillanti, sarete felici e favolose."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Si eres un poco más delgada y tienes el pelo más brillante, te sentirás muy feliz y estupenda".
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Si tu maigris un peu et que tes cheveux sont plus brillants, tu seras heureux et auras une vie fabuleuse."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Αν ήσουν λίγο πιο αδύνατη και είχες πιο λαμπερά μαλλιά, θα ήσουν ευτυχισμένη και υπέροχη".
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Ако си малко по-слаба и с малко по-бляскава коса, ще си толкова щастлива и ще изглеждаш прекрасно."
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""Якщо ви трішки стрункіші, і у вас блискучіше волосся, ви будете дуже щасливі і приголомшливо гарні".
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun."ואני חושבת שהתשובה שהן מחפשות היא, "אם את תהיי קצת יותר רזה ויהיה לך שיער יותר מבריק,
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun.""إذا كنت نحيلة قليلاً وشعرك أكثر لمعانا، سوف تكونين سعيدة جداً ورائعة. "
"Eğer sıskaysan ve parlak saçlara sahipsen çok mutlu ve fevkalade olursun."幸せで 有名になれるわ」です 舞台裏でのインタビューとかを聞いて
Fevkalade bir zamanda fevkalade bir yerdi.זה היה מקום יוצא דופן, בזמן יוצא דופן.
Fevkalade başarılı bir kampanya.Eine bemerkenswert erfolgreiche Kampagne. Sehen Sie wie gut sie wirkt.
Fevkalade başarılı bir kampanya.Kimagaslóan sikeres kampány.
Fevkalade başarılı bir kampanya.그것은 눈에 띄게 성공적인 캠페인이었습니다.
Fevkalade başarılı bir kampanya.Niezwykle udana kampania. Zauważcie jej moc.
Fevkalade başarılı bir kampanya.O campanie de un succes remarcabil.
Fevkalade başarılı bir kampanya.Opmerkelijk succesvolle campagne.
Fevkalade başarılı bir kampanya.Una campaña muy exitosa. Pero fijaros en su poder.
Fevkalade başarılı bir kampanya.Une campagne remarquablement réussie.
Fevkalade başarılı bir kampanya.Väldigt framgångsrik kampanj, men lägg märke till kraften i den.
Fevkalade başarılı bir kampanya.Забележително успешна кампания.
Fevkalade başarılı bir kampanya.Очень успешная рекламная кампания.
Fevkalade başarılı bir kampanya.קמפיין מוצלח במיוחד. אבל שימו לב לכוח של זה.
Fevkalade başarılı bir kampanya.حملة ناجحة بشكل ملحوظ. ولكن لاحظ قوتها.
Fevkalade başarılı bir kampanya.あなたがすでに信じている物を利用します
Fevkalade bir adam.Ein großartiger Kerl.
Fevkalade bir adam.훌륭한 인물이에요.
Fevkalade bir adam.Un gars super.
Fevkalade bir adam.Un ragazzo fantastico.
Fevkalade bir adam.Un tip grozav.
Fevkalade bir adam.Un tipo magnífico.
Fevkalade bir adam.Úžasný chlapík.