Birdenbire varolusa kendisine anlamlı gelmeye başlar; degerli olmaya baslar, hatta fevkalade ve asil.De repente su existencia tiene sentido para el de repente se vuelve valiosa, hasta gloriosa y noble
Birdenbire varolusa kendisine anlamlı gelmeye başlar; degerli olmaya baslar, hatta fevkalade ve asil.Soudainement il trouve un sens a sont existence; elle devient valable, presque glorieuse et noble.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.C'est vraiment effrayant d'être ici face à des gens aussi intelligents.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Det är väldigt läskigt att vara här bland de smartaste av de smarta.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.É assustador estar aqui entre os mais inteligentes dos inteligentes.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.E chiar intimidant să fi aici printre cei mai deștepți dintre deștepți.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Es ist ziemlich beängstigend, hier zu sein unter den Klügsten der Klugen.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Het is echt eng om hier te zijn te midden van de allerslimsten.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Igazán ijesztő itt lenni a legokosabb emberek között.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Je vážně děsivé být tady, mezi těmi nejchytřejšími.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.천재 중 천재들만 나오는 자리니까요.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Mi fa paura essere qua tra i più intelligenti degli intelligenti.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.¡Qué miedo estar aquí entre los más inteligentes de los inteligentes!
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Thật run khi được đứng đây giữa những người giỏi nhất trong những người giỏi.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.To naprawdę straszne być tutaj, wśród najmądrzejszych z mądrych.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Trochu mi naháňa strach byť tu medzi najlepšími z najlepších.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Είναι τρομακτικό να βρίσκομαι εδώ, ανάμεσα στους εξυπνότερους των εξυπνότερων.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Наистина е страшно да бъда тук сред най-умните измежду умните.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Страшно быть здесь, среди умнейших из умнейших.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.Якось ніяково бути тут, серед стількох освічених людей.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.ממש מפחיד להיות כאן, בקרב החכמים שבחכמים.
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.بين أذكى الأذكياء
Böyle fevkalade zeki insanlar arasında olmak, aslında tedirgin edici bir şey.情熱の話をしたいと思います
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Chcel som vám ukázať tento pozoruhodný záber.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Chcę pokazać to ciekawe zdjęcie.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Chci ještě ukázat tento obrázek protože je pozoruhodný.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Csak azért akartam megmutatni ezt a képet, mert figyelemre méltó.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum, Güneş'in yaydığı ışık tayfının fotoğrafı.Quería enseñarles esta imagen porque es digna de atención: es una imagen del espectro del Sol.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Ich wollte Ihnen dieses Bild nur zeigen, da es bemerkenswert ist.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Ik wilde dit beeld tonen omdat het zo merkwaardig is.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Jag ville bara visa den här bilden eftersom den är anmärkningsvärd.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Je voulais juste montrer cette image parce que c'est remarquable.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,이 사진은 정말 놀랍기 때문에 보여드리는 것입니다.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Queria mostrar esta foto porque é extraordinária.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Vorrei farvi vedere questa foto perché è molto importante.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Vreau doar să vă arăt fotografia asta pentru că este remarcabilă.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Ήθελα να δείξω αυτή τη φωτογραφία γιατί είναι αξιοθαύμαστη.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Просто исках да покажа тази снимка, защото това е забележително.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,Я просто хочу показать эту картинку, потому что она заслуживает внимания.
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,רציתי להראות את התמונה הזאת מפני שהיא מרשימה
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,انا أردت أن اعرض هذه الصورة لأن هناك شيئا مميزا فيها
Bu fevkalade fotoğrafı göstermek istiyorum,太陽のスペクトルですが
Bu insanların hiç toprağı yok ama toprağa fevkalade ihtiyaçları var.E como este tipo é dono de todos os terrenos essas pessoas vão trabalhar nos terrenos desse tipo
Bu insanların hiç toprağı yok ama toprağa fevkalade ihtiyaçları var.Je hebt dan een heleboel andere mensen die geen grond bezitten, maar ze hebben het eigenlijk wel nodig.
Bu insanların hiç toprağı yok ama toprağa fevkalade ihtiyaçları var.그 땅이 필요한 사람들 역시 생기게 됩니다.
Bu insanların hiç toprağı yok ama toprağa fevkalade ihtiyaçları var.Так этот человек владеет всей землей они должны работать на его земле.
Bu insanların hiç toprağı yok ama toprağa fevkalade ihtiyaçları var.الذين لا يملكون أي أراضي، و لكنهم يحتاجونها
Bundan fevkalade yararlanan insanlar var.Ada orang yang telah diuntungkan dengan mengagumkan dari itu.
Bundan fevkalade yararlanan insanlar var.Ci sono persone che ne hanno beneficiato moltissimo
Bundan fevkalade yararlanan insanlar var.És teszik ezt úgy, hogy azt mondják: Nos, lehet a gémkapocs 200 láb magas és habszivacs anyagú?
Bundan fevkalade yararlanan insanlar var.사람들 중에는 이것을 통해 많은 혜택을 누린 사람들이 있죠.
Bundan fevkalade yararlanan insanlar var.Niektorí ľudia v takom vzdelávaní získali mnoho.
Bundan fevkalade yararlanan insanlar var.Skozi učni proces potujejo v starostnih skupinah. Zakaj počnemo to?
Bundan fevkalade yararlanan insanlar var.Trebuie să fie o agrafă de birou aşa cum o ştim noi, Jim? Deci exista teste în sensul ăsta.
Bundan fevkalade yararlanan insanlar var.Υπήρξαν άνθρωποι που ωφελήθηκαν εξαιρετικά από αυτό.
Bundan fevkalade yararlanan insanlar var.Вони змогли чимало досягти завдяки такому підходу.
Bundan fevkalade yararlanan insanlar var.Часть людей, действительно, получила пользу от такой системы образования.
Bundan fevkalade yararlanan insanlar var.יש אנשים שגישה זו עשתה עבורם נפלאות,
Bu uşşo sınıfının idare şeklidir ki fevkalededir.هذا هو نظام الحكم في مرتبة الناس الهش ، حيث انه نظام رائع . نحن نسميه الديمقراطية ".
Çok kısa süren dört yıllık bir zaman dilimi vardı fevkalade şeylerin gerçekleştiği bir zaman dilimi vardı여기 경이로운 일들이 일어났던 아주 짧고, 놀라운 4년의 기간이 있었습니다.