fesatçı ile cümle

fesatçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kötülük yapanlar topluluğundan nefret ederim, Fesatçıların arasına girmem.I hate the assembly of evildoers, and will not sit with the wicked.
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.A worthless person, a man of iniquity, is he who walks with a perverse mouth;
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.It is joy to the righteous to do justice; but it is a destruction to the workers of iniquity.
RABbin yolu dürüst için sığınak, Fesatçı içinse yıkımdır.The way of the LORD is strength to the upright: but destruction shall be to the workers of iniquity.
Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler.Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.
Bilin ki onlardır fesatçılar ama anlamazlar.Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.
Artık Allah'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarmayın.So think of the favours of God, and do not act with corruption in the land."
(Lut:) Şu fesatçılar güruhuna karşı bana yardım eyle Rabbim! dedi."O Lord, help me against the wicked people,"(Lot) prayed.
Rabbin fesatçıları en iyi bilendir.Your Lord knows the transgressors well.
Şüphe yok ki, Allah fesatçıların işlerini düze çıkarmaz."God does not verily render the deeds of evil-doers righteous.
Şimdi mi? Oysa bundan önce hep isyan etmiştin ve fesatçılardan idin."Yes, now" (was the answer), "though before this you were disobedient and rebellious.
(Lut:) "Ey Rabbim! Şu fesatçılar güruhuna karşı bana yardım eyle" dedi."O Lord, help me against the wicked people,"(Lot) prayed.
Eğer yüz çevirirlerse, muhakkak ki Allah o fesatçıları hakkıyla bilir.If they turn away (remember) God knows the mischief-mongers.
İşte bak da fesatçıların, bozguncuların âkıbetlerinin nasıl olduğunu gör!So see how was the end of evil-doers!
Şu fesatçılar güruhuna karşı bana yardım eyle" dedi.Help me against these mischievous people.”
Yalnız Allah’a ibadet edin, âhiret gününü bekleyin ve ülkede fesatçılık yaparak düzeni bozmayın!”Worship Allah, and anticipate the Last Day, and do not roam the earth spreading turmoil.”
Oysa bundan önce hep isyan etmiştin ve fesatçılardan idin.And before thou didst rebel, being of those that did corruption.
Halkın malına densizlik etmeyin ve yeryüzünde fesatçılık yaparak fenalık etmeyin."Do not reduce people's goods and do not corrupt the land with mischief.
Muhakkak ki, Allah onu iptal edecektir. Şüphe yok ki, Allah fesatçıların işlerini düze çıkarmaz."God will certainly prove it to be false; He will not make the deeds of the corrupt people righteous.
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Belijalov človek, krivičen mož je, kdor hodi s spačenimi usti,
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Člověk nešlechetný, muž nepravý chodí v převrácenosti úst.
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Człowiek niepobożny, mąż złośliwy chodzi w przewrotności ust;
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Een deugniet en dwarsligger kun je gemakkelijk herkennen; je hoeft hem alleen maar aan te horen.
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Ein heilloser Mensch, ein schädlicher Mann geht mit verstelltem Munde,
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.El hombre depravado, el hombre inicuo, anda en la perversidad de boca
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.En fördärvlig människa, ja, en ogärningsman är den som går omkring med vrånghet i munnen,
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.En Nidding, en ussel Mand er den, som vandrer med Falskhed i Munden,
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.En niding, en ugjerningsmann er den som går omkring med en falsk munn,
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Haszontalan ember, hamis férfiú, a ki álnok szájjal jár,
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Il perverso, uomo iniquo, va con la bocca distorta
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Kelvoton ihminen, väärä mies on se, joka kulkee suu täynnä vilppiä,
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.불량하고 악한 자는 그 행동에 궤휼한 입을 벌리며
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.L`homme pervers, l`homme inique, Marche la fausseté dans la bouche;
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Nešľachetný človek beliálov, podliak je ten, kto chodí v prevrátenosti úst.
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Người nào đi đừng có miệng giả dối, Là một kẻ vô loại, một người gian ác;
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Người nào đi đừng có miệng giả_dối , Là một kẻ vô_loại , một người gian_ác ;
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.O homem vil, o homem iníquo, anda com a perversidade na boca,
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Omul de nimic, omul nelegiuit, umblă cu neadevărul în gură,
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Orang jahat dan kurang ajar membohong ke mana-mana
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Ο αχρειος ανθρωπος, ο κακοτροπος ανθρωπος, περιπατει με στομα διεστραμμενον
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Человек лукавый, человек нечестивый ходит со лживыми устами,
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.Човек нехранимайко, човек беззаконен, Е оня който ходи с извратени уста,
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.אדם בליעל איש און הולך עקשות פה׃
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.الرجل اللئيم الرجل الاثيم يسعى باعوجاج الفم.
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.無 賴 的 惡 徒 、 行 動 就 用 乖 僻 的 口
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.無賴 的 惡徒 、 行動 就 用 乖僻 的 口
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.A execução da justiça é motivo de alegria para o justo; mas é espanto para os que praticam a iniqüidade.
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.C`est une joie pour le juste de pratiquer la justice, Mais la ruine est pour ceux qui font le mal.
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.Det är den rättfärdiges glädje att rätt skipa, men det är ogärningsmännens skräck.
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.Det er en glede for den rettferdige å gjøre rett, men en redsel for dem som gjør urett.
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.Een oprecht mens vindt voldoening in rechtvaardigheid, maar voor boosdoeners is dat een verschrikking.
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.Es ist dem Gerechten eine Freude, zu tun, was recht ist, aber eine Furcht den Übeltätern.
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.Este o bucurie pentru cel neprihănit să facă ce este bine, dar pentru ceice fac răul este o groază. -
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.E' una gioia per il giusto che sia fatta giustizia, mentre è un terrore per i malfattori
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.Kalau keadilan dijalankan, maka orang baik merasa senang, tetapi orang jahat merasa terancam
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.공의를 행하는 것이 의인에게는 즐거움이요 죄인에게는 패망이니라
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.Làm điều ngay thẳng, ấy là một việc vui vẻ cho người công bình; Nhưng gây bại hoại cho kẻ làm gian ác.
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.Làm điều ngay_thẳng , ấy_là một việc vui_vẻ cho người công_bình ; Nhưng gây bại_hoại cho kẻ làm gian_ác .
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.Le es alegría al justo practicar el derecho, pero a los que practican la iniquidad les es un terror
Hak yerine gelince doğru kişi sevinir, Fesatçı dehşete düşer.Radość się mnoży sprawiedliwemu, gdy się sąd odprawuje; ale strach tym, którzy czynią nieprawość.
İlgili Sayfalar