Ana içeriğe geç
Sözlük

feri ile cümle

feri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Pohřížen jsem v hlubokém bahně, v němž dna není; všel jsem do hlubokosti vod, jejichž proud zachvátil mne.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.S kričanjem sem se utrudil, vnelo se je grlo moje, oči moje pešajo, ko čakam svojega Boga.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Tôi la mệt , cuống_họng tôi khô ; Mắt tôi hao_mòn đương khi trông_đợi Ðức_Chúa_Trời tôi .
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Tôi la mệt, cuống họng tôi khô; Mắt tôi hao mòn đương khi trông đợi Ðức Chúa Trời tôi.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.træt har jeg skreget mig, Struben brænder, mit Øje er mat af at bie på min Gud;
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Ητονησα κραζων ο λαρυγξ μου εξηρανθη απεκαμον οι οφθαλμοι μου απο του να περιμενω τον Θεον μου.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Изнемогвам от викане; гърлото ми е изсъхнало; Очите ми чезнат, докато чакам моя Бог.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.יגעתי בקראי נחר גרוני כלו עיני מיחל לאלהי׃
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.‎تعبت من صراخي. يبس حلقي. كلّت عيناي من انتظار الهي‎.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.我 因 呼 求 困 乏 、 喉 嚨 發 乾 . 我 因 等 候 神 、 眼 睛 失 明
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.我 因 呼求 困乏 、 喉嚨 發乾 . 我 因 等候 神 、 眼睛 失明
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.(87:10) Око мое истомилось от горести: весь день я взывал к Тебе, Господи, простирал к Тебе руки мои.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Elszakasztottad ismerõseimet tõlem, útálattá tettél elõttök engem; berekesztettem és ki nem jöhetek.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Hai allontanato da me i miei compagni, mi hai reso per loro un orrore. Sono prigioniero senza scampo
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.곤란으로 인하여 내 눈이 쇠하였나이다 여호와여 내가 매일 주께 부르며 주를 향하여 나의 두 손을 들었나이다
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Mắt tôi hao mòn vì hoạn nạn; Ðức Giê-hô-va ơi, hằng ngày tôi cầu khẩn Ngài, Và giơ tay lên hướng cùng Ngài.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Meine Gestalt ist jämmerlich vor Elend. HERR, ich rufe dich an täglich; ich breite meine Hände aus zu dir.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Mi se topesc ochii de suferinţă; în toate zilele Te chem, Doamne, şi-mi întind mînile spre Tine!
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.mit Øje er sløvt af Vånde. Hver Dag, HERRE, råber jeg til dig og rækker mine Hænder imod dig.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Oko moje mrli od bede; kličem te, GOSPOD, vsak dan, k tebi razpenjam roke svoje.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Os meus olhos desfalecem por causa da aflição. Clamo a ti todo dia, Senhor, estendendo-te as minhas mãos.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.U hebt ervoor gezorgd dat mijn kennissen mij niet meer willen zien en van mij gruwen. Ik zie geen uitweg meer.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Vzdialil si mojich známych odo mňa; zošklivil si im ma; som zatvorený a nemôžem vyjsť.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Ο οφθαλμος μου ητονησεν απο της θλιψεως σε επεκαλεσθην, Κυριε, ολην την ημεραν ηπλωσα προς σε τας χειρας μου.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Окото ми чезне от скръб; Господи, Тебе съм призовавал всеки ден, Простирал съм към Тебе ръцете си.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.עיני דאבה מני עני קראתיך יהוה בכל יום שטחתי אליך כפי׃
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.‎عيني ذابت من الذل. دعوتك يا رب كل يومً. بسطت اليك يدي
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.我 的 眼 睛 、 因 困 苦 而 乾 癟 。 耶 和 華 阿 、 我 天 天 求 告 你 、 向 你 舉 手
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.我的 眼睛 、 因 困苦 而 乾癟 。 耶和華 阿 、 我 天天 求告 你 、 向 你 舉手
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Ai de vós, fariseus! porque gostais dos primeiros assentos nas sinagogas, e das saudações nas praças.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Beda vám, farizeovia, že milujete prvé stolice v synagógach a pozdravovania na trhoch.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Běda vám farizeům, nebo milujete první místa v školách a pozdravování na trzích.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Biada wam Faryzeuszowie! że miłujecie pierwsze miejsca w bóżnicach i pozdrawiania na rynkach.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Gorje vam farizejem, da ljubite prve stole v shodnicah in pozdrave po ulicah.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Guai a voi, farisei, che avete cari i primi posti nelle sinagoghe e i saluti sulle piazze
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Jaj néktek farizeusok! mert szeretitek az elõlülést a gyülekezetekben, és a piaczokon való köszöntéseket.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.화 있을진저 너희 바리새인이여 너희가 회당의 높은 자리와 시장에서 문안 받는 것을 기뻐하는도다
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Ve eder, I Farisæere! thi I elske den fornemste Plads i Synagogerne og Hilsenerne på Torvene.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Ve eder, I fariseere, I som så gjerne vil ha de øverste seter i synagogene og hilsninger på torvene!
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Ve eder, I fariséer, som gärna viljen sitta främst i synagogorna och gärna viljen bliva hälsade på torgen!
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Voi teitä, te fariseukset, kun te rakastatte etumaista istuinta synagoogissa ja tervehdyksiä toreilla!
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Weh euch Pharisäern, daß ihr gerne obenan sitzt in den Schulen und wollt gegrüßt sein auf dem Markte.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Горе вам, Фарисеї! бо любите перві сїдалища по школах і витання на торгах.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Горе вам, фарисеям, что любите председания в синагогах и приветствия в народных собраниях.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.Горко вам фарисеи! Защото обичате първите столове в синагогите и поздравите по пазарите.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.אוי לכם הפרושים כי תאהבו את מושב הראש בבתי הכנסיות ואת שאלות שלומכם בשוקים׃
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.ويل لكم ايها الفريسيون لانكم تحبون المجلس الاول في المجامع والتحيات في الاسواق.
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.你 們 法 利 賽 人 有 禍 了 . 因 為 你 們 喜 愛 會 堂 裡 的 首 位 、 又 喜 愛 人 在 街 市 上 問 你 們 的 安
Vay halinize, ey Ferisiler! Havralarda en seçkin yerlere kurulmaya, meydanlarda selamlanmaya bayılırsınız.你 們法 利賽人 有 禍 了 . 因為 你 們喜 愛會堂裡 的 首位 、 又 喜 愛人 在 街市 上問 你 們的安
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››In divji osli, stoječ na golih gričih, duškajo kakor šakali; hirajo jim oči, ker ni zelenjave.
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››들 나귀들은 자산 위에 서서 시랑같이 헐떡이며 풀이 없으므로 눈이 아득하여 하는도다
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››Những lừa rừng đứng trên các gò trọi , hít hơi như chó đồng , vì không cỏ nên mắt lòa .
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››Những lừa rừng đứng trên các gò trọi, hít hơi như chó đồng, vì không cỏ nên mắt lòa.
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››Och vildåsnorna stå på höjderna och flämta såsom schakaler; deras ögon försmäkta, därför att gräset är borta.
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››På nøgne Høje står Vildæsler og snapper efter Luft som Sjakaler, deres Øjne vansmægter, thi Grønt er der ikke.
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››ופראים עמדו על שפים שאפו רוח כתנים כלו עיניהם כי אין עשב׃
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››الفراء وقفت على الهضاب تستنشق الريح مثل بنات آوى. كلت عيونها لانه ليس عشب
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››野 驢 站 在 淨 光 的 高 處 、 喘 氣 好 像 野 狗 . 因 為 無 草 、 眼 目 失 明
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››野驢站 在 淨光 的 高處 、 喘氣 好像 野狗 . 因為 無草 、 眼目 失明
Yeruşalimden gelen Ferisiler ve bazı din bilginleri, İsanın çevresinde toplandılar.Allora si riunirono attorno a lui i farisei e alcuni degli scribi venuti da Gerusalemme
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod