GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)FÄHRE DES HIMMELSConstellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)Ferry célesteConstellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)FERRY OF SKYConstellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)FERRY OF SKYConstellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)HEMELSE VEERBOOTConstellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)HIMMELSFÄRJANConstellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)PROM NA NIEBIEConstellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)TRAGHETTO DEL CIELOConstellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)ΠΟΡΘΜΕΙΟ ΤΟΥ ΟΥΡΑΝΟΥConstellation name (optional)
GÖKYÜZÜ FERİBOTUConstellation name (optional)НЕБЕСНИЙ ПОРОМConstellation name (optional)
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.A sluhovia prišli zpät k najvyšším kňazom a farizeom, ktorí im povedali: Prečo ste ho nedoviedli?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.Elmenének azért a szolgák a fõpapokhoz és farizeusokhoz; és mondának azok õ nékik: Miért nem hoztátok el õt?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.In služabniki pridejo k višjim duhovnikom in farizejem; in ti jim reko: Zakaj ga niste pripeljali?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.하속들이 대제사장들과 바리새인들에게로 오니 저희가 묻되 어찌하여 잡아오지 아니하였느냐
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.Tedy přišli služebníci k předním kněžím a k farizeům, i řekli jim oni: Proč jste ho nepřivedli?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.Tjenerne kom da til yppersteprestene og fariseerne, og disse sa til dem: Hvorfor har I ikke ført ham hit?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.Итак служители возвратились к первосвященникам и фарисеям, и сии сказали им: для чего вы не привели Его?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.Прийшли тодї слуги до архиєреїв та Фарисеїв, і казали їм вони: Чом не привели Його?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.וישובו המשרתים אל הכהנים הגדולים והפרושים והמה אמרו אליהם מדוע לא הבאתם אתו׃
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.فجاء الخدام الى رؤساء الكهنة والفريسيين. فقال هؤلاء لهم لماذا لم تأتوا به.
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.差 役 回 到 祭 司 長 和 法 利 賽 人 那 裡 . 他 們 對 差 役 說 、 你 們 為 甚 麼 沒 有 帶 他 來 呢
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.差役 回到 祭司 長和 法利賽人 那裡 . 他 們對 差役 說 、 你 們為 甚 麼沒 有 帶 他 來呢
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.(118:123) Истаевают очи мои, ожидая спасения Твоего и слова правды Твоей.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Ik verlang ernaar U te zien en Uw rechtvaardig woord te horen.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.I miei occhi si consumano nell'attesa della tua salvezza e della tua parola di giustizia
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.내 눈이 주의 구원과 주의 의로운 말씀을 사모하기에 피곤하니이다
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mataku pedih menunggu bantuan-Mu yang menyelamatkan, kunantikan pembebasan yang Kaujanjikan
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mắt tôi hao mòn vì mong ước sự cứu rỗi. Và lời công bình của Chúa.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mắt tôi hao_mòn vì mong_ước sự cứu_rỗi . Và lời công_bình của Chúa .
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Meine Augen sehnen sich nach deinem Heil und nach dem Wort deiner Gerechtigkeit.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mes yeux languissent après ton salut, Et après la promesse de ta justice.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mina ögon trängta efter din frälsning och efter din rättfärdighets tal.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mine øine vansmekter av lengsel efter din frelse og efter din rettferdighets ord.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mine Øjne vansmægter efter din Frelse og efter dit Retfærds Ord.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Minun silmäni hiueten halajavat sinun apuasi ja sinun vanhurskaita lupauksiasi.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mi se topesc ochii după mîntuirea Ta, şi după făgăduinţa Ta cea dreaptă.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mis ojos desfallecen por tu salvación y por tu justa promesa
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Moje oči hynú túžbou po tvojom spasení a po reči tvojej spravedlivosti.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Oči mé hynou čekáním na spasení tvé, a na výmluvnost spravedlnosti tvé.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Oči moje koprné po zveličanju tvojem in po obljubi pravičnosti tvoje.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Oczy moje ustały, czekając na zbawienie twoje, i na wyrok sprawiedliwości twojej.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Os meus olhos desfalecem � espera da tua salvação e da promessa da tua justiça.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Szemeim epekednek a te szabadításod és a te igazságod beszéde után.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Οι οφθαλμοι μου απεκαμον δια την σωτηριαν σου και δια τον λογον της δικαιοσυνης σου.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Очите ми чезнат за спасението Ти. И за Твоето праведно слово.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.עיני כלו לישועתך ולאמרת צדקך׃
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.كلت عيناي اشتياقا الى خلاصك والى كلمة برك.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.我 因 盼 望 你 的 救 恩 、 和 你 公 義 的 話 、 眼 睛 失 明
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.我 因 盼望 你 的 救恩 、 和 你 公義 的話 、 眼睛 失明
Gözümün feri sönüyor söz verdiklerini beklemekten, ‹‹Ne zaman avutacaksın beni?›› diye soruyorum.(118:82) Истаевают очи мои о слове Твоем; я говорю: когда Ты утешишь меня?
Gözümün feri sönüyor söz verdiklerini beklemekten, ‹‹Ne zaman avutacaksın beni?›› diye soruyorum.Desfallecen mis ojos en espera de tu palabra, diciendo: "¿Cuándo me consolarás?
Gözümün feri sönüyor söz verdiklerini beklemekten, ‹‹Ne zaman avutacaksın beni?›› diye soruyorum.Hynou i oči mé žádostí výmluvností tvých, když říkám: Skoro-liž mne potěšíš?