Ana içeriğe geç
Sözlük

ferah ile cümle

ferah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
BLIS adını verdiğimiz, hem patojenleri def ediyor hem de ferah bir nefes almanızı sağlıyor.Volá sa BLIS, a ukázalo sa, že dokáže odpudzovať patogény a zároveň vám osvieži dych.
BLIS adını verdiğimiz, hem patojenleri def ediyor hem de ferah bir nefes almanızı sağlıyor.Его называют БЛИС, и он блокирует действие патогенных микроорганизмов и придаёт свежесть дыханию.
BLIS adını verdiğimiz, hem patojenleri def ediyor hem de ferah bir nefes almanızı sağlıyor.Казва се БЛИС и е доказано, че той не само отпъжда патогените, но и ви дава добър дъх.
BLIS adını verdiğimiz, hem patojenleri def ediyor hem de ferah bir nefes almanızı sağlıyor.הוא קרוי "בליס", והוכח שהוא גם דוחה גורמי-מחלה וגם מעניק נשימה רעננה.
BLIS adını verdiğimiz, hem patojenleri def ediyor hem de ferah bir nefes almanızı sağlıyor.اسمه 'بي ال أي اس'، و هو من مسببات الأمراض و يعطيك رائحة فم جيدة
BLIS adını verdiğimiz, hem patojenleri def ediyor hem de ferah bir nefes almanızı sağlıyor.病原菌を予防してくれて 息もきれいにしてくれます もし受話器に BLISが生息していたら 最高じゃないですか?
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Aceasta va aduce sănătate trupului tău, şi răcorire oaselor tale.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Ce sera la santé pour tes muscles, Et un rafraîchissement pour tes os.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Das wird deinem Leibe gesund sein und deine Gebeine erquicken.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Dat werkt als een medicijn voor je lichaam en dringt diep in de botten door.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Det skall vara ett hälsomedel för din kropp och en vederkvickelse för benen däri.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Det skal være lægedom for din kropp og gi ny styrke til dine ben.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.észség lesz [ez] a te testednek, és megújulás a te csontaidnak.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Isso será saúde para a tua carne; e refrigério para os teus ossos.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.이것이 네 몸에 양약이 되어 네 골수로 윤택하게 하리라
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Như vậy, cuống rốn con sẽ được mạnh khỏe, Và xương cốt con được mát mẻ.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Như_vậy , cuống rốn con sẽ được mạnh_khỏe , Và xương_cốt con được mát_mẻ .
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Perbuatanmu itu akan menjadi seperti obat bagimu yang menyembuhkan badanmu dan menyegarkan batinmu
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.porque será medicina para tu carne y refrigerio para tus huesos
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.så får du Helse for Legemet, Lindring for dine Ledemod.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Salute sarà per il tuo corpo e un refrigerio per le tue ossa
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Se on terveellistä sinun ruumiillesi ja virkistävää sinun luillesi.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.To będzie zdrowiem żywotowi twemu, a odwilżeniem kościom twoim.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.To bode zdravilo životu tvojemu in krepilo tvojim kostem.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.To bude zdravím tvojmu životu a rozvlažením tvojim kostiam.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Toť bude zdraví životu tvému, a rozvlažení kostem tvým.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Τουτο θελει εισθαι ιασις εις τα νευρα σου και μυελωσις εις τα οστα σου.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.Това ще бъде здраве за тялото ти И влага за косите ти.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.это будет здравием для тела твоего и питанием для костей твоих.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.רפאות תהי לשרך ושקוי לעצמותיך׃
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.فيكون شفاء لسرّتك وسقاء لعظامك.
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.這 便 醫 治 你 的 肚 臍 、 滋 潤 你 的 百 骨
Böylece bedenin sağlık Ve ferahlık bulur.這便醫 治 你 的 肚臍 、 滋潤 你 的 百 骨
Bu alanda gerçek bir ferahlık ve zerafet duygusu yaratılmış.Hay una sensacion bien real de elegancia y abertura en este espacio.
Bu alanda gerçek bir ferahlık ve zerafet duygusu yaratılmış.Ty dodávají prostoru eleganci a otevřenost.
Bu alanda gerçek bir ferahlık ve zerafet duygusu yaratılmış.Все виглядає справді витончено та відкрито.
Bu alanda gerçek bir ferahlık ve zerafet duygusu yaratılmış.Это придаёт помещению изящество и ощущение простора.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve상쾌한 느낌과 맛있는 느낌을 구체화하였기에
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Bájos, mert valami üdítő és finom dolognak a megtestesülése.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Benda ini sangat indah karena ia menggambarkan sesuatu yang menyegarkan dan enak.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.C'est beau parce que c'est une incarnation de quelque chose de rafraichissant et de délicieux.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Den er smuk, fordi det er en legemliggørelse af noget forfriskende og lækkert.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.E' belissima perché è la materializzazione di qualcosa di rinfrescante e delizioso.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.É linda porque é a encarnação de uma coisa refrescante e deliciosa.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.E minunată pentru că este o întruchipare a unui lucru răcoritor şi delicios.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Es ist wundervoll, weil es eine Verkörperung ist von etwas Erfrischendem und Köstlichem.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Es preciosa porque es la encarnación de algo refrescante y delicioso.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Het is genoeglijk omdat het een belichaming is van iets verfrissends en lekkers.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Jest urocza, bo ucieleśnia coś świeżego i pysznego.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Je to půvabné, protože je to ztělesnění něčeho osvěžujícího a lahodného.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Nó đẹp vì nó là hiện thân của một điều gì đó thuần khiết và thoải mái.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Είναι θαυμάσιο επειδή είναι η αναπαράσταση του αναζωογονητικού και του γευστικού.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Бутылка прекрасна, так как она олицетворяет что-то освежающее и очень вкусное.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Прекрасно е, защото е въплъщение на нещо освежаващо и вкусно.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı ve lezzetli bir şeyin somut örneği.Це чарівно, тому що це втілення чогось освіжаючого та смачного.
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı veזה מקסים בגלל שזה התגלמות
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı veانها مميزة لانها تحمل في طياتها
Bu çok hoş çünkü ferahlatıcı veさわやかで美味しいものを体現しているからです
Bu ferah ve sakinleştiricidir.Rozpoznajemy go jako kolor zimny i uspokajający.
Bu insanlara şunu gayet açık belirttik ki, sonsuz maymun kafesimiz gayet ferah.Am explicat destul de clar acestor oameni că o cușcă de maimuțe infinită este spațioasă.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod