Ana içeriğe geç
Sözlük

fer ile cümle

fer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Biraz dinlenirsek kesinlikle çok fazla ferahlamış hissederiz.If we would rest a little we would feel surely very much refreshed.
Adadan ana karaya bir feribota bindik.We took a ferry from the island to the mainland.
Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık.The ferry started to move and we were across in half an hour.
Pasta, Fernando'nun ilidir.Pasta is Fernando's province.
Nehirde karşıdan karşıya feribot seferleri yaparlar.They run a ferry service across the river.
Benim fermuar yarıya kadar sıkışmış.My zipper stuck halfway up.
Bu fermuar kolayca kapanmıyor.This zipper doesn't zip smoothly.
Maya bira fermentasyonu yapar.Yeast makes beer ferment.
Bir bardak soğuk su sıcak havada çok ferahlatıcıdır.A glass of cold water is very refreshing in hot weather.
Aniden bir feryat duydum.All at once, I heard a cry.
Sıcak bir banyo ile kendimi ferahlattım.I refreshed myself with a hot bath.
O, çantasının fermuarını açtı.He zipped open his bag.
O, çantasının fermuarını kapadı.He zipped his bag shut.
O, ceketinin fermuarını kapadı.He zipped up his jacket.
Artık ekonomik olmadığı için feribot servisini kapattılar.They closed down the ferry service since it was no longer economical.
Mutlaka Ferrara ve Ravenna'ya bir gezi yapmanı öneririm.I suggest you to go absolutely on a trip to Ferrara and Ravenna.
Bir yürüyüşten sonra ferahlamış hissediyorum.I feel refreshed after taking a walk.
Keşke yeterli param olsa, hâlâ bir Ferrari almadım.Even if I had enough money, I still wouldn't buy a Ferrari.
Ordunun Harpers Ferry yakınında hiç adamı yoktu.The army had no men near Harpers Ferry.
Çocuklar geniş ve ferah sınıf işgal etti.The children occupied the large and spacious classroom.
Tom ceketinin fermuarını kapadı.Tom zipped up his coat.
Mary Tom'dan elbisesinin fermuarını kapamasını rica etti.Mary asked Tom to zip up her dress.
Tom fermuarını kapadı.Tom zipped up his fly.
Tom çanta fermuarını kapadı.Tom zipped up his bag.
Tom uyku tulumundan çıkamıyor. Fermuar sıkışmış.Tom can't get out of his sleeping bag. The zipper is stuck.
Pantolonunun fermuarını açtı.He unzipped his pants.
Sabah Yunanistan'a giden ilk feribota biniyorum.In the morning I'm taking the first ferry to Greece.
"Kimin kekleri bunlar?" "Onlar Feride'nin""Whose cakes are these?" "They are Farida's."
Ferdinand Macellan neyi başardı?What did Ferdinand Magellan do?
Fermuar sıkıştı.The zipper is stuck.
Fermuarın açık.Your zipper is open.
Fermuarın açık!Your fly is open!
Tom fermuarının açık olduğunu fark etmedi.Tom didn't notice that his fly was open.
Tom ceketinin fermuarını açtı.Tom unzipped his jacket.
Biri feryat etti.Someone screamed.
Bu ferahlatıcı.It's refreshing.
O bir Ferrari sürer.He drives a Ferrari.
O, ferahlatıcı bir yürüyüş yaptı.He made a refreshing walk.
O oldukça ferahlatıcı.It's quite refreshing.
Ferahlatıcı bir tadı var.It has a refreshing taste.
Bozuk bir fermuarım var.I have a broken zipper.
Seni neyin ferahlatacağını biliyorum.I know what'll cheer you up.
Yaklaşık on günde ilk fermantasyon kesinlikle bitmiş olacak.In about ten days the first fermentation will definitely be finished.
Evlilik öncesi bekâretimden feragat etmektense ölmeyi tercih ederim.I would rather die than relinquish my virginity before marriage.
Büyük bir uyku tulumu yapmak için iki uyku tulumunu birlikte fermuarladık.We zipped our two sleeping bags together to make one big sleeping bag.
Tom deri ceketinin fermuarını çekti.Tom zipped up his leather jacket.
Koltuğuma feri gideceğim.I'm going to go back to my seat.
Tom tulumunun fermuarını çekti.Tom zipped up his jumpsuit.
Tom, fermuarın açık.Tom, your fly's open.
Tom sırt çantasının fermuarını açtı.Tom unzipped his knapsack.
Tom bir feregat imzaladı.Tom signed a waiver.
Fermuarım sıkıştı.My zipper got stuck.
Gelip bu fermuarımı çekmeme yardımcı olabilir misin?Can you come and help me zip this up?
Gelip elbisemin fermuarını çekmeme yardımcı olabilir misin?Can you come and help me zip up my dress?
Feribotu bekliyorum.I'm waiting for the ferry.
Feribot için bekliyorum.I'm waiting for the ferry.
Artık senin feryadını dinlemek istemiyorum.I don't want to listen to your whining anymore.
Ferdinand öksürüğü olduğu için konuşma yapmayacak.Ferdinand won't give the speech because he's got a cough.
Ceketimin fermuarı sıkışmış.The zipper on my jacket got stuck.
En fazla, feribotta sadece 100 yolcu vardı.At most, there were only 100 passengers on the ferry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod