fena ile cümle
fena kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.les hace mucha falta.
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.Liebe und Respekt für sich selbst, was etwas war, das ihnen sehr fehlte.
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.Odată cu puştii,
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.שהוא דבר שהיה ממש חסר להם.
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.والذي هو أمرٌ يفتقدونه جميعاً
Bu onların fena derecede özlem duydukları birşeydi.一番欠けていたものです 少年達だけではなく
Burası fena karışık.Co za jatka.
Burası fena karışık.Det här stället är en röra.
Burası fena karışık.Este lugar está um caos.
Burası fena karışık.Este lugar es un caos.
Burası fena karışık.Her er et værre rod.
Burası fena karışık.Kauhea siivo.
Burası fena karışık.Questo posto è un casino.
Burası fena karışık.Είναι χάος εδώ μέσα!
Burası fena karışık.Как тут грязно.
Bu, Scientoloji'ye göre dünyadaki en kötü şey, benceyse fena bir fikir değil.그건 사이엔톨로지 추종자들에겐 최악의 죄악과 같은 것이었어요. 하지만 저는 꽤 좋은 생각이라고 여기고 있죠.
Bu, Scientoloji'ye göre dünyadaki en kötü şey, benceyse fena bir fikir değil.שבעיני הסיינטולוגים זהו השטן בהתגלמותו, אבל אני חשבתי לעצמי שזה כנראה רעיון טוב.
Bu, Scientoloji'ye göre dünyadaki en kötü şey, benceyse fena bir fikir değil.وهو ما يعتبر بالنسبة للسنتيلوجيين أسوأ شئ يمكن أن يحدث في العالم، ولكن ما كنت أظنه أنها على الأغلب فكرة جيدة.
Bu, Scientoloji'ye göre dünyadaki en kötü şey, benceyse fena bir fikir değil.私は内心"よかった"と思いました (笑)
Bu senaryo beni rahatlatmaz. Boşuna uğraşmayın. Aralarında fena olmayanlar da var.-Nesnažte se mi to vysvětlovat.
Bu senaryo beni rahatlatmaz. Boşuna uğraşmayın. Aralarında fena olmayanlar da var.Δεν μπορώ να το χωνέψω ακόμα.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Toate durerile si tristeţile, tot răul, egoismul.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Todos los sufrimientos y dolores, todo el mal, el egoísmo.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Všechny bolesti a utrpení, všechno zlo, sobeckost.
Bütün acılar ve kederler, bütün şeytani fenalıklar, bencillikler...Вся боль и скорбь, все зло, эгоизм.
Bütün hafta öğretin. Tamam, ben haftanın üçte ikisinde gidebiliyorum ama, fena da değil.일주일 내내 가르쳐요. 네, 저는 3/4 정도의 시간만 가르치지만, 그걸로 충분해요.
Bütün hafta öğretin. Tamam, ben haftanın üçte ikisinde gidebiliyorum ama, fena da değil.Predati o saptamana intreaga.Bine, eu predau cam ¾ din saptamana, da tot e bine.
Bütün hafta öğretin. Tamam, ben haftanın üçte ikisinde gidebiliyorum ama, fena da değil.ללמד, שבוע שלם. טוב, אני בשלושת רבעי משרה, אבל זה מספיק טוב.
Bütün hafta öğretin. Tamam, ben haftanın üçte ikisinde gidebiliyorum ama, fena da değil.قوموا بالتدريس أسبوعاً كاملاً. حسناً، أنا أدرّس ثلاث ارباع الوقت، ولكنه يظل جيداً بما فيه الكفاية.
Bütün hafta öğretin. Tamam, ben haftanın üçte ikisinde gidebiliyorum ama, fena da değil.私は理科の授業で言いました
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Das Eis in meiner Kühlbox schmolz innerhalb von Stunden, und mein Leben war einfach erbärmlich.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Đá trong thùng của tôi tan chỉ trong vài giờ, thật đáng thương.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.El hielo de mi congelador se derretía en pocas horas, era miserable.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Es di kotak es meleleh dalam hitungan jam, dan ini sangat menyedihkan
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Gheața din micul meu frigider se topea în chestiuni de ore, și situația era jalnică.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Il ghiaccio nel contenitore si scioglieva nel giro di qualche ora. e la situazione era davvero deprimente.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Isen i min køleboks smeltede i løbet af få timer, og det var meget sørgeligt.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Jää suli jääkaapissa muutamassa tunnissa ja kaikki oli jokseenkin surkeaa.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.La glace fondait, dans la glacière, en quelques heures, c'était plutôt minable.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Led se je v hladilni skrinji stopil v nekaj urah, kar je bilo precej žalostno.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Led v mé ledničce roztál během několik hodin, a bylo to opravdu strastiplné.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Lód w lodówce długo nie wytrzymywał i ogólnie było dość żałośnie.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Τα παγάκια έλιωναν στις παγοθήκες εντός λίγων ωρών και ήταν σκέτη ταλαιπωρία.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Лед в переносном холодильнике таял в течение нескольких часов, и все это выглядело достаточно жалко.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Ледът в хладилната чанта се топеше за часове и беше доста мизерно.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Лід у переносному холодильнику танув за лічені години, було досить кепсько.
Çekim nasýl geçti? Bilmem, fena deđil.Очевидно е, че е много богат.
Çok, çok fena karışıklık.C'est un bazar complet !
Çok, çok fena karışıklık.E o dezordine totală, totală.
Çok, çok fena karışıklık.Es ist ein großer Schlamassel.
Çok, çok fena karışıklık.Es realmente un desorden total.
Çok, çok fena karışıklık.E' un casino totale
Çok, çok fena karışıklık.Ez egy teljes, teljes zűrzavar.
Çok, çok fena karışıklık.Het is een complete ramp.
Çok, çok fena karışıklık.Je to úplný, ale naprostý nepořádek.
Çok, çok fena karışıklık.정말 난장판이라고 할 수 있겠죠.
Çok, çok fena karışıklık.To kompletny bałagan.
Çok, çok fena karışıklık.Пълна, пълна бъркотия.
Çok, çok fena karışıklık.Это абсолютный беспорядок.
Çok, çok fena karışıklık.זה בלגן טוטאלי.