fena ile cümle
fena kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir kez daha üzerinden geçsek fena olmaz:Repasémoslas.
Bir kez daha üzerinden geçsek fena olmaz:Sehen wir uns das noch einmal an:
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Ar ajuta să avem un manual.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Ayudaría tener un manual.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Ce serait bien d'avoir un manuel d'instructions.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Det skulle hjälpa med en manual.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Det ville hjælpe at have en manual.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Een handleiding zou helpen.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Ein Handbuch wäre nützlich.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı. (Kahkahalar)Pomohlo by, kdybychom měli návod.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.매뉴얼부터 갖추는게 좋을 겁니다.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Mungkin kita perlu memiliki buku panduan.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Przydałaby się instrukcja obsługi.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Sarebbe utile avere un manuale.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Θα βοηθούσε να έχουμε ένα εγχειρίδιο.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Би помогнало да имаме наръчник.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Було б добре мати якийсь посібник.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.Хорошо было бы иметь руководство.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.יעזור אם יהיה לנו מדריך משתמש.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.وسيكون من المفيد أن يكون لها دليل.
Bir kullanım kılavuzu fena olmazdı.(笑)
Birlikte çalışıp bu sorunlara çözüm getirmezsek bence bu sorunlar çok daha kötüye gidecek, fena olacak.Jika kita gagal untuk bekerjasama, berusaha memecahkan semua permasalahan ini.
Birlikte çalışıp bu sorunlara çözüm getirmezsek bence bu sorunlar çok daha kötüye gidecek, fena olacak.問題は、更に深刻さを増していく それは、この考え方を実現するための
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Akan bagus kalau pergi kencan...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Ar fi bine sa mergem la o intalnire...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Byłoby fajnie jeśli poszlibyśmy na randkę...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Ce serait bien d'aller à un rendez-vous...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...DEt vore trevligt å gå på en dejt...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Es wird gut, wenn wir ausgehen...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Het zal leuk zijn om een afspraakje te maken...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Lepo bi bilo iti s tabo na zmenek...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Sarebbe bello andare ad un appuntamento...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Sẽ thật tốt nếu cùng hẹn hò...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Θα ήταν ωραία να βγούμε ραντεβού...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...Было бы хорошо сходить на свидание...
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...זה רעיון טוב.. לצאת לדייט..
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani......سيكون من الجيد لو ذهبنا في موعد
Bir şeyler yapsak bir ara hiç de fena olmazdı yani...そうだね しよっか
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Am făcut o mulțime de lucruri de ocară în viețile noastre, și am zis, în regulă, local.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Kita telah melakukan banyak kesalahan dalam hidup kita, dan kita berkata, oke, lokal.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.우리는 정말 놀라운 일들을 해왔습니다.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Nelle nostre vite abbiamo fatto molte cose vergognose, e abbiamo detto: "Okay, locale".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Nós fizemos muitas coisas loucas nas nossas vidas, e dissemos, ok, local.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Robimy dużo szalonych rzeczy w życiu, i chcemy działać lokalnie.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Urobili sme veľa poburujúcich vecí v našich životoch a povedali sme, dobre, lokálne.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.We hebben een hoop verschrikkelijke dingen gedaan in ons leven, en we zeiden, oké, lokaal.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Wir haben viele ausserordentliche Dinge im Leben getan, und wir sagen, ok, hier am Ort.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Fuimos muy arriesgados y decidimos que fuera "local".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Rengeteg gyalázatos dolgot tettünk életünk során, és feltettük a kérdést: mit is jelent a "helyi" kifejezés?
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Udělali jsem hodně hnusných věcí v našich životech, a řekli jsem si, fajn, místní, co to "místní" znamená?
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel. Yöresel ne demek?Мы сделали много вопиющих вещей в нашей жизни, и мы спросили себя, что означает "локально".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Κάναμε αρκετά εξωφρενικά πράγματα στη ζωή μας, και καταλήξαμε, "τοπικά".
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.Правили сме много откачени неща в живота си, но си казахме - локално.
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.עשינו הרבה דברים שערוריתיים בחיים שלנו,
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.لقد فعلنا الكثير من الأشياء الفاحشة في حياتنا،
Biz hayatımızdan çok fena şeyler yapmıştık, ve biz dedik ki tamam, yöresel.ローカルの意味とはなんでしょう?
Boşuna uğraşmayın. Aralarında fena olmayanlar da var....בר" היה רוצה לישון ב"
Böyle olmasa durum fena olurdu.Alte situaţii nu ar fi atât de OK.
Böyle olmasa durum fena olurdu.Altre situazioni non andrebbero altrettanto bene.
Böyle olmasa durum fena olurdu.Andre situationer ville ikke være helt lige så gode.