Ana içeriğe geç
Sözlük

fena halde ile cümle

fena halde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom bir trafik kazasında fena halde yaralandı.Tom was badly injured in a traffic accident.
O zaman fena halde onun yardımına ihtiyacım vardı.I was badly in need of his help at that time.
Japonya'dan gidersen, seni fena halde özlerim.I will badly miss you if you leave Japan.
Fena halde suya ihtiyacımız var.We are badly in want of water.
O, fena halde azarlanmış görünüyor.It seems that he was badly scolded.
Fena halde suya ihtiyaçları vardı.They were badly in need of water.
Onun fena halde paraya ihtiyacı vardı.She badly needed the money.
O, fena halde yeni bir elbise istiyor.She wants a new dress badly.
O ona fena halde âşık oldu.He fell for her big time.
Genç bir kızın fena halde çürümüş cesedi otoyolun kenarında bulundu.The badly decomposed body of a young girl was found on the side of a highway.
Tom Mary'ye fena halde âşık.Tom has a terrible crush on Mary.
Onu hastaneye yetiştirmek zorundayız. O fena halde yaralı.We have to rush him to the hospital. He's badly injured.
Tom fena halde başarısız oldu.Tom failed horribly.
Annesi fena halde kilolu olduğu için Mary okulda zorbalık yaşadı.Mary was bullied at school because her mother was grossly overweight.
Tom'un fena halde paraya ihtiyacı vardı.Tom needed the money badly.
Tom'un bacağı fena halde yanmıştı.Tom's leg was badly burned.
Tom başının fena halde dertte olduğunu anladı.Tom realized he was in deep trouble.
Bu fena halde adil değil.This is grossly unfair.
Tom'un fena halde yardıma ihtiyacı var.Tom needs help badly.
Birçoğu yaralandı, bazıları fena halde.Many were injured, some badly.
Buna fena halde ihtiyacım var.I need it badly.
Fadıl'ın fena halde paraya ihtiyacı vardı.Fadil needed money bad.
Tom'un fena halde yardımımıza ihtiyacı var.Tom badly needs our help.
Ben fena halde başarısız oldum.I failed horribly.
Tom'un planı fena halde yanlış gitti.Tom's plan went horribly wrong.
Kendimi fena halde yaktım.I burned myself badly.
Tom'un fena halde paraya ihtiyacı var.Tom needs money badly.
Fena halde yaralandım.I was badly wounded.
Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.FEA Practice Guidance.
Xander yeni öğretmeni Bayan French'e fena hâlde aşık olmuştur.Ben has been secretly seeing his teacher, Miss Young.
Vücudu fena halde bozulmuş.The body is badly deteriorated.
Bu hamamın eksikliğini... ...fena halde hissedeceğiz.It'll be lonely around here, without this bath house.
Ve yaptım, fena halde hayal kırıklığına uğradım.So I did, and was grossly disappointed.
Tabii ki fena halde yanıldılar.They were, of course, tragically mistaken.
Fena halde likör kokuyorsun!And you stink of liquor!
Dünyanın size ihtiyacı var, fena hâlde.The world needs you, badly.
İlk koruyucu ailesi, kustuğu için Genie'yi fena halde cezalandırmışlardı.In her first foster home, Genie was severely punished for vomiting.
Fena halde sızdırıyor.It leaks horribly.
Dediler: "Sen fena halde büyülenmişsin."They said: "Surely you are deluded.
Ancak kalabalığın havasını fena halde yanlış okumuş.However, he had badly misread the crowd's mood.
Mavi Kitap'ın kadrosu hem sayı hem de bilimsel eğitim açısından fena halde yetersiz ...The staff of Blue Book, both in numbers and in scientific training, is grossly inadequate ...
Profesör Morgenstern'in ise başı fena halde derttedir.Le Dr Morgensten, enfin, est l'objet de toutes les plaisanteries.
O, fena halde azarlanmış görünüyor.Parece ser que lo regañaron muy mal.
Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.«Too evil to explore» (fee required).
Bu sırada meyhanedeki çiçekçi kıza fena halde tutulmuştur.Il corrente direttore della libreria è Sreten Ugričić.
Profesör Morgenstern'in ise başı fena halde derttedir.Anche il Commissario Engelhardt è in pericolo...
İşler umduğu gibi gitmeyince fena halde dayak yer.Обычно очень злится, когда что-то происходит не так, как она задумала.
Bu sırada meyhanedeki çiçekçi kıza fena halde tutulmuştur.Спрятанная в цветах змея жалит девушку.
Ama Undertaker, fena halde Maven'dan intikam aldı ve onu perişan etti.Irado, Undertaker eliminou Maven e o atacou brutalmente nos bastidores.
Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.In de mythe daadwerkelijk een slechte (duivelse) djinn.
Fakat Federica Rodolfo'ya fena halde aşık olmuştur ve pek anlayış göstermek istememektedir.Federica is echter te zeer verliefd op Rodolfo om dit te accepteren.
O, fena halde azarlanmış görünüyor.Het ziet er naar uit dat hij hard berispt was.
İşler umduğu gibi gitmeyince fena halde dayak yer.Może czuć się przytłoczona kiedy rzeczy nie idą dobrze jak planowała.
Xander yeni öğretmeni Bayan French'e fena hâlde aşık olmuştur.Den unge Dag förälskar sig i sin fransklärare, fröken Strøm.
Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.Den som gör fel (gör så att repet stannar) får slå.
Charlie eve artık fena halde dövülmüş bir şekilde döner.Catherine palaa onnettomana kotiin.
Bu sırada meyhanedeki çiçekçi kıza fena halde tutulmuştur.Imens bliver Fru Utrolig kastet opad af Hr.
Adanalı, İdil'i fena halde gıcık eder.障り達はキレたいろり(くろがね)を主に恐れている。
Xander yeni öğretmeni Bayan French'e fena hâlde aşık olmuştur.Кондарев се влюбва в учителката Христина Влаева.
Afrika'nın dilenci kutusuna bakın. Fena halde sızdırıyor.Spójrzmy na żebraczą miskę Afryki - wygląda okropnie i haniebnie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod