Ana içeriğe geç
Sözlük

felsefe ile cümle

felsefe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Ho promesso ad Al che non avremmo usato una Pietra Filosofale per riottenere i nostri corpi.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Jag lovade Al att jag inte skulle använda De Vises Sten- -för att återställa oss.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Jeg lovede Al, at jeg ikke ville bruge De Vises Sten - - til at få vores kroppe tilbage.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Le prometí a Al que no usaría una Piedra Filosofal para recuperar nuestros cuerpos.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Lupasin Alille, että emme käyttäisi Viisasten kiveä- -saadaksemme ruumiimme takaisin.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Obiecałem Alowi, że nie użyję Kamienia Filozoficznego do odzyskania naszych ciał.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Prometi ao Al que não usaríamos uma Pedra Filosofal para recuperar os nossos corpos.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Υποσχέθηκα στον Αλ ότι δεν θα χρησιμοποιήσουμε Λίθο για να πάρουμε πίσω τα σώματά μας.
Al'a bedenlerimizi geri getirmek için Felsefe Taşı kullanmayacağımıza söz verdim.Я обещал Алу не применять Философский Камень, чтобы вернуть наши тела.
Alçak. Felsefe Taşı yaratmış.Se liero teki Viisasten kiven.
Al sana Felsefe Taşı diyebiliriz sanırım.Det har vi väl De Vises Sten att tacka för.
Al sana Felsefe Taşı diyebiliriz sanırım.Det kan vi vel takke De Vises Sten for.
Al sana Felsefe Taşı diyebiliriz sanırım.É a tua Pedra Filosofal, penso que o poderás considerar.
Al sana Felsefe Taşı diyebiliriz sanırım.Questa è la Pietra Filosofale, si potrebbe dire.
Al sana Felsefe Taşı diyebiliriz sanırım.Sen saa aikaan Viisasten kivi.
Al sana Felsefe Taşı diyebiliriz sanırım.Supongo que así es la Piedra Filosofal.
Al sana Felsefe Taşı diyebiliriz sanırım.Tego się można spodziewać po Kamieniu Filozoficznym.
Al sana Felsefe Taşı diyebiliriz sanırım.Μπορείτε να πείτε ότι αυτή είναι η Φιλοσοφική Λίθος για εσάς!
Al sana Felsefe Taşı diyebiliriz sanırım.Можно сказать, это всё Философский Камень.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Ale v skutočnosti bol filozof morálky, a mal pravdu v tom, prečo sme morálni.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Byl to ve skutečnosti moralitní filozof, a v tom, proč jsme morální, měl pravdu.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Dar el era un filozof al moralei și teoria sa a moralității era corectă.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.De ő tulajdonképpen morálfilozófus volt, és igaza volt abban, hogy miért vagyunk morálisak.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.하지만 그는, 사실, 도덕적인 철학자였고, 우리가 왜 도덕적인지에 대해서 옳았음을 보여주었죠
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Maar hij was eigenlijk moraalfilosoof. Hij had gelijk over waarom we moreel zijn.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Ma era, di fatto, un filosofo morale, e aveva ragione sul perché siamo morali.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Mas ele era, de facto, um filósofo moral, e ele estava certo quanto à razão por que somos morais.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Men han var i virkeligheden en moralsk filosof, og han havde ret om hvorfor vi er moralske.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Mutta hän oli tosiasiassa moraalifilosofi ja hän oli oikeassa siitä miksi olemme moraalisia.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Namun pada dasarnya dia seorang filsuf moral dan dia benar tentang mengapa ktia bermoral.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Smith fue, de hecho, un filósofo moral y tenía razón en que somos morales.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Tatsächlich war er aber ein Moralphilosoph und er wusste, warum wir moralisch handeln.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Ήταν κατά βάθος, ένας ηθικός φιλόσοφος και είχε δίκιο για τους λόγους που είμαστε ηθικοί.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Но он был, на самом деле, философом-моралистом, и он был прав по поводу того, почему мы существа нравственные.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Но той, фактически, е философ на морала, и е прав по въпроса защо сме морални.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.Однак насправді, він був філософом моралістом та був цілком правий в тому, що ми моральні істоти.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.אבל למעשה הוא היה פילוסוף של מוסר, והוא צדק אודות מדוע אנו מוסריים.
Ama aslında, ahlak felsefecisiydi ve neden ahlaksal olduğumuz konusunda haklıydı.道徳的である理由について考えていたのです それに関わる分子を発見したところです
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Jestem lekarzem, biegłym w alchemii i mam nawet Kamień Filozoficzny.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Ma io sono un dottore che sa usare l'alchimia, e possiedo anche una Pietra Filosofale.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Sin embargo, yo soy un médico que puede usar alquimia e incluso tengo una Piedra Filosofal.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Todavia, sou um médico que sabe usar alquimia e até tenho uma Pedra Filosofal.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Εντούτοις, είμαι γιατρός που ξέρω από αλχημεία και έχω και μία Φιλοσοφική Λίθο.
Ama ben simya kullanabilen bir doktorum. Hatta Felsefe Taşı'm bile var.Но я врач, который знает алхимию, и у меня даже есть Философский Камень.
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.Dar problema cu filosofii este că ei filozofau când ar fi trebuit să "ştiinţifieze".
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.하지만 그 철학자들의 문제점은 과학적으로 생각해야 하는 것조차도 심각하게 철학적이었다는 것이었습니다.
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.Maar het probleem met filosofen is dat zij filosoferen als ze zouden moeten 'wetenschapperen'.
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.Ma il problema con i filosofi è che stavano filosofeggiando mentre in realtà avrebbero dovuto scient-izzare.
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.Mais l'ennui avec les philosophes, c'est qu'ils philosophaient lorsqu'ils auraient dû faire de la science.
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.Men problemet med filosoferna är att de filosoferade när de borde ha vetenskap-ifierat.
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.Άλλα το πρόβλημα με τους φιλοσόφους είναι ότι φιλοσοφούσαν όταν έπρεπε να "επιστημούσαν".
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.Але проблема з філософами в тому, що вони філософствують, замість того, щоб підійти з наукової точки зору.
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.Но проблема с философами в том, что они философствуют там, где они должны опираться на научные знания.
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.Но проблемът с философите е, че те философстват вместо да се базират на науката.
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.אבל הבעיה עם הפילוסופים הוא שהם התפלספו בזמן שהם היו צריכים "להתמדען".
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.ولكن المشلكة مع هؤلاء الفلاسفة هم انهما كانوا يفلسفون الامور كثيراً بدلا من ان يسلكوا منحى علمياً في النقاش
Ama felsefecilerin sorunu şuydu ki bilim hakkında konuşmaları gerekirken felsefe yapmaya devam ediyorlardı.科学的に思考すべきところを 哲学的に思考するのです この問題は 完全に科学的な問題ですから
Ama felsefe ta,sını alır almaz, bu acıya veda edebilirim!Kiedy już znajdziemy Kamień Filozoficzny, na zawsze pożegnamy ten ból!
Ama felsefe ta,sını alır almaz, bu acıya veda edebilirim!Kun saamme Viisasten Kiven, ei tarvitse kärsiä sitä enää.
Ama felsefe ta,sını alır almaz, bu acıya veda edebilirim!Mas, quando tivermos uma Pedra Filosofal, poderei dizer adeus à dor!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
felsefe ile cümle - Sayfa 30 - felsefe kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App