Ama yakında çocuk felcinin de bitişini görebiliriz.אבל יתכן ובקרוב נחזה בחיסול הפוליו.
Ama yakında çocuk felcinin de bitişini görebiliriz.لكن ربما نشهد قريباً القضاء على شلل الأطفال.
Ama yakında çocuk felcinin de bitişini görebiliriz.ポリオ根絶に重要なのは 早期発見 早期対応です
Ayy! Jon, çocuk felci "neredeyse" yok edildi.Chyba, Jone, obrna byla téměř vymýcena.
Ayy! Jon, çocuk felci "neredeyse" yok edildi.Jon, la poliomielite è stata debellata quasi del tutto.
Ayy! Jon, çocuk felci "neredeyse" yok edildi.Úi, Jon, bênh bại liệt chỉ gần như bị xóa bỏ thôi.
Ayy! Jon, çocuk felci "neredeyse" yok edildi.Ups, Jon, polio hampir dapat diberantas.
Ayy! Jon, çocuk felci "neredeyse" yok edildi.Джон, полиомиелит был почти уничтожен.
Ayy! Jon, çocuk felci "neredeyse" yok edildi.Упс, Джон, детския паралич е почти заличен.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.20年でポリオは99%減少しました
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.A dětská obrna je myslím ten nejsilnější příklad.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.A gyermekbénulás az egyik leghatásosabb példa.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.A pólio, julgo, é um dos exemplos mais poderosos.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Credo che la poliomelite sia tra gli esempi più potenti.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Creo que la polio es uno de los ejemplos más importantes.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Et la polio je pense, est un des exemples les plus forts.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Iar poliomielita cred că este unul din cele mai puternice exemple.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.가장 강력한 예는 소아마비라고 생각합니다.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Og polio, tror jeg, er en af de stærkeste eksempler.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Polio is een van de meest sprekende voorbeelden.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Polio jest jednym z najdobitniejszych przykładów.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Polio, menurut saya, merupakan salah satu contoh yang tepat.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Und Polio, denke ich ist ein sehr gutes Beispiel dafür.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Và bại liệt, tôi nghĩ rằng đây là ví dụ mạnh mẽ nhất.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Και η πολιομυελίτιδα είναι ένα απ' τα καλύτερα παραδείγματα
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.И полио, мисля, е един от най-ярките примери.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.І поліомієліт, мені здається, є одним з найкращих прикладів.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.Я думаю, что полиомиелит - один из самых мощных примеров.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.ופוליו, אני חושבת, היא אחת הדוגמאות החזקות.
Bence bunun en önemli örneklerinden biri çocuk felci.كما أعتقد إن شلل الأطفال هو أفضل الأمثلة.
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutan5년 전쯤, 소말리아에서의 우리 활동을 지켜보던 기자가 있습니다 소말리아는 소아백신이 두 번 퇴치된 지역인데요 첫번째 퇴치한 이후
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutanEen verslaggever volgde ongeveer vijf jaar geleden ons programma in Somalië - waar polio werd uitgeroeid.
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutanUn reportero vio nuestro programa en Somalia hace cinco años...
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutanאפילו באזורים המושפעים מעימות. כתב אחד אשר צפה בתכנית שלנו בסומליה לפני כחמש שנים --
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutanأحد الصحفيين ، و الذي كان يتابع برنامجنا في الصومال ، منذ 5 سنوات ، مكان حيث تم التخلص من شلل الأطفال ،
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutanある記者が、我々のソマリアでの事業を取材していました。 その地では、ポリオの根絶が一度ならず二度も 行われました。感染が再び起こったためです。
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Kami tidak mencoba mengendalikan polio.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.우리는 소아마비를 관리하려고 하는 것이 아닙니다
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Nesnažíme se kontrolovat obrnu.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Nie chcemy kontrolować wirusa.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Non stiamo cercando di controllare la poliomielite.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Nous n'essayons pas de contrôler la polio.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Nu încercăm să ținem sub control poliomielita.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.We proberen niet om polio te controleren.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Wir versuchen nicht, Polio zu kontrollieren.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Δεν προσπαθούμε να περιορίσουμε την πολιομυελίτιδα.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Мы не пытаемся контролировать полиомиелит.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Ние не се опитваме да контролираме детския паралич.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.מנסה לעשות.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.نحن لا نحاول السيطرة على المرض !
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.単に発生地を2-3ヶ国に抑えようとしているのではありません。
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Come questo papà che ci ha scritto, suo figlio ha una paralisi cerebrale e non può usare una tastiera normale.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Como este padre que nos escribió, su hijo tiene parálisis cerebral y no puede usar un teclado normal.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.En pappa skrev till oss om att hans son har en CP-skada och inte kan använda ett vanligt tangentbord.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.예를 들면, 한 아버지가 우리에게 연락을 했는데요, 아들이 뇌성마비 때문에 일반 키보드를 사용할 수가 없데요.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Napisał do nas pewien tata, jego syn cierpi na porażenie mózgowe i nie może używać zwykłej klawiatury.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Például ez az apa írt nekünk, a fiának agyi bénulása van és nem tud normális billentyűket használni.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Zoals deze vader, die een zoon had met hersenverlamming, en geen gewoon toetsenbord kan gebruiken.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Един баща ни писа, че синът му има церебрална парализа и не може да използва стандартна клавиатура.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.כמו האבא שכתב לנו, שלבנו יש שיתוק מוחין והוא לא מסוגל להשתמש במקלדת רגילה.