Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.이 상황을 극복할 수 있는 기회를 잡을 필요성에 대해 우리가 공통적으로 할 이야기 거리가 분명히 있습니다.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.La nécessité de saisir cette occasion a clairement été un thème récurrent.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Rozhodne ide o spoločnú tému o využití tohto okamžiku.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Rozhodně jde o společné téma o využití tohoto okamžiku.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Ten temat się powtarza, należy ją wykorzystać.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Tentunya terdapat tema yang sama tentang kebutuhan untuk keluar dari sini.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Yhteisenä aiheenamme on varmasti muutosvoiman tarve.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Необходимо вынести из этого урок - многие с этим согласны.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Определно има една обща тема, за необходимоста да се възползваме от това.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.יש בהחלט נימה מוכרת בצורך למנף את המצב הזה לחיוב
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.وبكل الحس الوطني التام التي تحتاجها هذه اللحظة للخروج من هذه الازمة
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.以前にも海洋掘削のときに経験があります
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.我哋當然都有句口頭襌 話需要利用時機
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,시위대장이 예레미야를 불러다가 이르되 네 하나님 여호와께서 이곳에 재앙을 선포하시더니
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,Livvagts øverste lod Jeremias hente og sagde til ham: "HERREN din Gud har udtalt denne Ulykke over dette Sted,
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,Ora o capitão da guarda levou Jeremias, e lhe disse: O Senhor teu Deus pronunciou este mal contra este lugar;
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,Начальник телохранителей взял Иеремию и сказал ему: Господь Бог твой изрек это бедствие на место сие,
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,ויקח רב טבחים לירמיהו ויאמר אליו יהוה אלהיך דבר את הרעה הזאת אל המקום הזה׃
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,فاخذ رئيس الشرط ارميا وقال له ان الرب الهك قد تكلم بهذا الشر على هذا الموضع.
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,護 衛 長 將 耶 利 米 叫 來 、 對 他 說 、 耶 和 華 你 的 神 曾 說 要 降 這 禍 與 此 地
Muhafız birliği komutanı Yeremyayı yanına çağırtıp, ‹‹Tanrın RAB buraya karşı bu felaketi belirledi›› dedi,護衛長將 耶利米 叫來 、 對他說 、 耶和華 你 的 神 曾 說要 降這禍與 此地
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?그러나 9/11이 부쉬 정부의 작품이 아니라는 것을 우리는 어떻게 이미 알고 있을까요?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Aber wissen Sie, woher wir wissen, dass der 11. September nicht von der Bush-Regierung angezettelt wurde?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Ale viete, ako vieme, že 9.september nebol zosnovaný Bushovou administratívou?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Ale víte, jak se dá poznat, že 11. září nebylo zorganizováno Bushovou vládou?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Ale wiecie dlaczego wiemy, że zamach z 11 września nie był zorganizowany przez administrację Busha?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Dar știți cum știm că 9/11 nu a fost orchestrată de administrația Bush?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?De tudják, hogy honnan tudjuk, hogy 9/11-et nem a Bush-kormány rendezte meg?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Maar hoe weten we dat de 9/11-samenzwering niet georkestreerd was door de regering Bush?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Mais savez-vous comment on sait que le 11 septembre n'a pas été organisé par l'administration Bush ?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Mas fazem ideia de como sabemos que o 11 de setembro não foi orquestrado pela administração de Bush?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Ma voi sapete come sappiamo che l'11 settembre non fu orchestrato dall'amministrazione Bush?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Men vet ni hur vi vet att 9/11 inte var orkestrerat av Bush administrationen?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Nhưng bạn biết làm sao chúng tôi biết vụ 11/9 không phải do chính quyền Bush giật dây không?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?¿Saben cómo reconocemos que el 9/11 no fue orquestado por el gobierno de Bush?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Tiedättekö, mistä tiedämme, ettei 9/11 ollut Bushin hallinnon tekosia?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Ved I hvordan vi ved at 9/11 ikke blev organiseret af Bush embedet?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Αλλά γνωρίζετε πώς γνωρίζουμε ότι η 11η Σεπτεμβρίου δεν οργανώθηκε από την κυβέρνηση Μπους;
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Но знаете, почему мы считаем, то события 9/11 не являются делом рук администрации Буша?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?Но нали знаете как разбрахме, че 11 септември не е бил режисиран от администрацията на Буш?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?אבל אתם יודעים איך אנחנו יודעים ש 9/11 לא תוזמר ע"י ממשל בוש?
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?لكن هل تعلمون كيف نعلم نحن ان 9/11 لم تكن مدبرة بواسطة ادارة بوش؟
Peki, 9/11 felaketinin Bush yönetiminin işi olmadığı nereden belli biliyor musunuz?企てたのではないとする理由は? それは 成功したからです
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.¿Adivinen qué? Es hora de aceptar el horror.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Anh em ơi, chuẩn bị tinh thần là vừa.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Czas pojąć grozę sytuacji.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Det är dags att bli vän med terrorn!
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Det er tid til at se gruen i øjnene!
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Figyuzzatok! Ez már a halál csókja!
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Je čas vyrovnat se s tím.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Les mecs, il est temps de nous préparer à l'horreur.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Nyt on aika kohdata kauhu!
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Ragazzi, credo che sia ora di prepararci al peggio.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Sabem que mais? Está na hora de enfrentar o horror.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Ştiţi ce, băieţi? E timpul să dăm ochii cu oroarea.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Veste kaj? Sprijaznimo se.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Waktu untuk menerima kengerian.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.We omhelzen de verschrikking.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Wird Zeit, daß wir diesen Horrortrip genießen!
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Μαντέψτε κάτι. Είναι καιρός ν' αγκαλιάσουμε τον τρόμο.