Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Io formo la luce e creo le tenebre, faccio il bene e provoco la sciagura; io, il Signore, compio tutto questo
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.ja, ktorý formujem svetlo a tvorím tmu, pôsobím pokoj a tvorím zlo, ja Hospodin činím to všetko!
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.jeg som er lysets ophav og mørkets skaper, som gir lykken og skaper ulykken; jeg, Herren, gjør alt dette.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.ki ustvarjam svetlobo in delam temo, narejam mir in napravljam nesrečo; jaz GOSPOD sem, ki delam vse to.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.나는 빛도 짓고 어두움도 창조하며 나는 평안도 짓고 환난도 창조하나니 나는 여호와라 이 모든 일을 행하는 자니라 하였노라
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Kterýž formuji světlo, a tvořím tmu, působím pokoj, a tvořím zlé, já Hospodin činím to všecko.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Który czynię światłość, i stwarzam ciemności; sprawuję pokój, i stwarzam złe. Ja Pan czynię to wszystko.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Lysets Ophav og Mørkets Skaber, Velfærds Kilde og Ulykkes Skaber: Jeg er HERREN, der virker alt.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.ο κατασκευασας το φως και ποιησας το σκοτος ο ποιων ειρηνην και κτιζων κακον εγω ο Κυριος ποιω παντα ταυτα.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Аз създавам светлината и творя тъмнината; Правя мир, творя и зло! Аз Господ съм, Който правя всичко това.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Я образую свет и творю тьму, делаю мир и произвожу бедствия; Я, Господь, делаю все это.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.יוצר אור ובורא חשך עשה שלום ובורא רע אני יהוה עשה כל אלה׃
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.مصور النور وخالق الظلمة صانع السلام وخالق الشر. انا الرب صانع كل هذه.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.我 造 光 、 又 造 暗 . 我 施 平 安 、 又 降 災 禍 . 造 作 這 一 切 的 是 我 耶 和 華
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.我 造光 、 又 造 暗 . 我 施 平安 、 又 降 災禍 . 造作 這 一切 的 是 我 耶和華
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.A že muži Izraelští obrátili se, i zděšeni jsou muži Beniamin, nebo viděli, že zahynutí jim nastává.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Bấy giờ, dân Y-sơ-ra-ên trở lại, còn nhưng người Bên-gia-min lấy làm kinh hãi, vì thấy tai họa đã hãm áp mình.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Da nu Israels menn vendte sig om, blev Benjamins menn forferdet, for de så at ulykken var like inn på dem.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.이스라엘 사람은 돌이키는지라 베냐민 사람이 화가 자기에게 미친 것을 보고 심히 놀라
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.När då Israels män åter vände om, blevo Benjamins män förskräckta, ty nu sågo de att olyckan var dem nära.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Vtedy sa obrátili mužovia Izraelovi, a mužovia Benjaminovi sa predesili, lebo videli, že prišlo na nich zlé.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Και οτε επεστρεψαν οι ανδρες Ισραηλ, ετρομαξαν οι ανδρες Βενιαμιν διοτι ειδον οτι το κακον εφθασεν επ' αυτους.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Израильтяне воротились, а Вениамин оробел, ибо увидел, что постигла его беда.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.Тогава се повърнаха Израилевите мъже; и Вениаминовите мъже се смутиха, защото видяха, че бедата ги постигна.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.ואיש ישראל הפך ויבהל איש בנימן כי ראה כי נגעה עליו הרעה׃
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.ورجع رجال اسرائيل وهرب رجال بنيامين برعدة لانهم رأوا ان الشر قد مسّهم.
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.以 色 列 人 又 轉 身 回 來 . 便 雅 憫 人 就 甚 驚 惶 、 因 為 看 見 災 禍 臨 到 自 己 了
İsraillilerin döndüğünü gören Benyaminoğulları paniğe kapıldı. Çünkü başlarına gelecek felaketi sezmişlerdi.以色列人 又 轉身 回來 . 便 雅憫人 就 甚 驚惶 、 因為 看 見災禍臨 到 自己 了
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.A szerencsétlen megvetni való, gondolja, a ki boldog; ez vár azokra, a kiknek lábok roskadoz.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Au malheur le mépris! c`est la devise des heureux; A celui dont le pied chancelle est réservé le mépris.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Dispreţ în nenorocire! -iată zicerea celor fericiţi: dă brînci cui alunecă cu piciorul!
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.I Ulykke falder de fromme, den sorgløse spotter Faren, hans Fod står fast, mens Fristen varer.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ja, med förakt ses olyckan av den som står säker; förakt väntar dem vilkas fötter vackla.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Kamu menghina orang celaka, sedang hidupmu aman; orang yang hampir jatuh kamu beri pukulan
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.평안한 자의 마음은 재앙을 멸시하나 재앙이 실족하는 자를 기다리는구나
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Lòng người nào ở an nhiên khinh bỉ sự tai họa. Tai họa thường sẵn giáng trên kẻ nào trợt chơn vấp ngã.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Lòng người nào ở an_nhiên khinh_bỉ sự tai_họa . Tai_họa thường sẵn giáng trên kẻ nào trợt chơn vấp_ngã .
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Nesreči gre po mnenju lahkoživca preziranje; pripravljeno je tistim, ki jim omahuje noga.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Opovrhnutou fakľou, podľa mienky toho, kto žije bezpečne, je ten, kto stojí blízko tých, ktorých noha klesá.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.«Per la sventura, disprezzo», pensa la gente prosperosa, «spinte, a colui che ha il piede tremante»
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Pochodně zavržená jest (podlé smýšlení člověka pokoje užívajícího) ten, kterýž jest blízký pádu.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ten, co jest upadku bliski, jest pochodnią wzgardzoną człowiekowi, według myśli pokoju zażywającemu.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Turvassa olevan mielestä sopii onnettomuudelle ylenkatse; se on valmiina niille, joiden jalka horjuu.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ulykken fortjener bare forakt efter de trygges mening; forakt venter dem hvis fot vakler.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.und ist ein verachtet Lichtlein vor den Gedanken der Stolzen, steht aber, daß sie sich daran ärgern.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Zij die in welvaart leven, maken degenen belachelijk die maar net het hoofd boven water kunnen houden.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Ο κινδυνευων να ολισθηση με τους ποδας ειναι εις τον στοχασμον του ευτυχουντος ως λυχνος καταπεφρονημενος.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Так презрен по мыслям сидящего в покое факел, приготовленный для спотыкающихся ногами.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.Тоя, чиито нозе са близо до подхлъзване, Е като презрян светилник в мисълта на благополучния.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.לפיד בוז לעשתות שאנן נכון למועדי רגל׃
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.للمبتلي هوان في افكار المطمئن مهيّا لمن زلت قدمه.
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.安 逸 的 人 心 裡 藐 視 災 禍 . 這 災 禍 常 常 等 待 滑 腳 的 人
Kaygısızlar felaketi küçümser, Ayağı kayanı umursamaz.安逸 的 人心裡藐視災禍.這災禍 常常 等待 滑腳 的 人
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Bizonyára közös érdekünk, hogy a legjobbat hozzuk ki ebből.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Ciertamente hay un tema común sobre la necesidad de tomar momento con esto.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Có 1 chủ đề chung về nhu cầu tạo ra bước ngoặt từ đây.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Er is zeker een gemeenschappelijk thema om van de nood een deugd te maken.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Esiste certamente un tema comune sul bisogno di sfruttare la situazione.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Este cu siguranţă o temă comună să profităm de acest moment.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Hier gibt es sicherlich einen gemeinsamen Tenor, aus all diesen Geschehnissen den einen Moment zu machen.