Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.A zvedia, že ja som Hospodin a že som nehovoril nadarmo, že im učiním toto zlé.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.A zvědí, že já jsem Hospodin, a že jsem ne nadarmo mluvil, že na ně uvedu zlé toto.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.E saberão que eu sou o Senhor; não disse debalde que lhes faria este mal.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.És megismerik, hogy én vagyok az Úr: nem hiába mondottam, hogy megcselekszem velök e gonoszt.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.I poznają, żem Ja Pan, a iżem nie darmo mówił, że na nich to złe przywiodę.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.그 때에야 그들이 나를 여호와인줄 알리라 내가 이런 재앙을 그들에게 내리겠다 한 말이 헛되지 아니하니라
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Og de skal kende, at jeg er HERREN; det var ikke tomme Ord, når jeg talede om at gøre den Ulykke på dem.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.og de skal kjenne at jeg er Herren. Det er ikke for ingen ting jeg har talt om å føre denne ulykke over dem.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Sapranno allora che io sono il Signore e che non invano ho minacciato di infliggere loro questi mali
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Şi vor şti că Eu sînt Domnul, şi că nu degeaba i-am ameninţat că le voi trimete toate aceste rele.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Tedaj bodo vedeli, da sem jaz GOSPOD. Nisem zaman govoril, da jim hočem storiti to zlo.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.und sie sollen erfahren, daß ich der HERR sei und nicht umsonst geredet habe, solches Unglück ihnen zu tun.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Και θελουσι γνωρισει οτι εγω ο Κυριος δεν ελαλησα ματαιως, οτι ηθελον καμει εις αυτους τα κακα ταυτα.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.и узнают, что Я Господь; не напрасно говорил Я, что наведу на нихтакое бедствие.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.И ще познаят, че Аз Господ Не съм казал напразно, Че щях да им сторя това зло.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.וידעו כי אני יהוה לא אל חנם דברתי לעשות להם הרעה הזאת׃
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.ويعلمون اني انا الرب. لم اقل باطلا اني افعل بهم هذا الشر
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.他 們 必 知 道 我 是 耶 和 華 . 我 說 要 使 這 災 禍 臨 到 他 們 身 上 、 並 非 空 話
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.他 們必 知道 我 是 耶和華 . 我 說要 使 這災禍臨 到 他 們 身上 、 並非空話
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Bude těžké vyhnout se katastrofám v následujících staletích, a to nemluvím o dalších tisících a miliónech let.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Khó có thể tránh được thảm họa trong vài trăm năm tới, chưa kể tới vài nghìn hoặc vài triệu.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.다음 수백 년간 재앙을 피하는 것은 매우 어려운 일이 되었습니다 다음 수천 년, 수만 년의 일은 제쳐두고서라도 말이죠
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Nehéz lesz elkerülni a katasztrófát az elkövezkezendő néhány száz, még inkább az ezer vagy millió évben.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Será muy difícil evitar el desastre en los próximos 100 años, sin contar los próximos 1.000 o 1.000.000.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Будет очень трудно избежать катастрофы в следующие сто лет, не говоря уже о следующей тысяче или миллионе лет.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.יהיה קשה להימנע מאסון במאה השנים הבאות, שלא לדבר על אלף או מיליון השנים הבאות.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.سيكون من الصعب تفادي أي كارثة في المئة سنة القادمة ولن أقول الأف أو المليون سنة القادمة.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.十分ではないだろう 数千年 数百万年については考えないにしても
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.A jég a kanárimadár a globális szénbányában.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.El hielo es el canario en una mina de carbón global.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.Es bringt die globale Verbrennung fossiler Rohstoffe ans Licht.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.Gheaţa e canarul [avertismentul] în mina de cărbune mondială.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.IJs is de kanarie in de wereldwijde kolenmijn.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.Il ghiaccio è il canarino di questa miniera di carbone globale.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.Je to kanárek ve světovém dolu na uhlí.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.빙하는 '지구'라는 탄광에 있는 카나리아와 같습니다.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.La glace est le canari dans la mine de charbon mondiale.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.Lód to kanarek w kopalni węgla, jaką jest świat.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.Ледът е издайникът в глобалната въглищна мина.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.Лёд — это повод для беспокойства.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.קרח הוא הכנרית במכרה הפחם הגלובלי.
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.الجليد هو طائر الكناري في منجم الفحم العالمي .
Buz, küresel düzeyde bir felaketin habercisi.そこでは気候変動の実際を見て、触れて、聞いて、感じることができます
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Ada banjir parah di Indonesia.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Assistimos a inundações desmedidas na Indonésia.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Au fost inundaţii masive în Indonezia.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Det var kraftiga översvämningar i Indonesien.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Er waren massale overstromingen in Indonesië.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Hubo una inundación masiva en Indonesia.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Il y avait des inondations massives en Indonésie.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.In Indonesien erlebte man massive Überflutungen.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.인도네시아에서는 대홍수가 있었습니다.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Ở đây là một trận lụt lớn ở Indonesia
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Óriási árvizek voltak Indonéziában.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.V Indonésii byly mohutné záplavy.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.V Indonézii boli obrovské záplavy.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.V Indoneziji so bile masovne poplave.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.W Indonezjii miała miejsce ogromna powódź.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.Υπήρξαν μεγάλες πλημμύρες στην Ινδονησία.
Endonezya'da şiddetli sel felaketi meydana gelmişti.В Индонезия имаше огромни наводнения.