Ana içeriğe geç
Sözlük

felçli ile cümle

felçli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O, her iki bacağından felçlidir.She is paralyzed in both legs.
Ben felçli bir adamın kurtçuklar tarafından canlı canlı yenildiğini duydum.I heard that a paralyzed man was eaten alive by maggots.
O felçli.He's paralytic.
Tom felçli.Tom's paralyzed.
Onun belden aşağısı felçlidir.He's paraplegic.
O felçlidir.She's quadriplegic.
Tom elleri ve ayakları felçli biri.Tom is a quadriplegic.
Onun yarası onu felçli bıraktı.His injury left him paralyzed.
Tom şimdi felçli.Tom is now paralyzed.
Ben neredeyse felçliydim.I was nearly paralyzed.
Anne felçli bir yüze sahipti.Mama had a crippled face.
Felçli olmaya alışmaya çalışıyorum.I'm trying to get used to being paralyzed.
Tom kısmen felçli.Tom is partially paralyzed.
Fabius, felçli boynu (Skolyoz?) vardı.Fabius, who had a paralyzed neck.
Şimdi, niye hayalet bir kol felçli olsunki?Now, why would a phantom limb be paralyzed?
Niye felçli bir hayalet kolunuz olur?Now, why do you get a paralyzed phantom limb?
Bedeninin bir yarısı felçliydi, diğer yarısı değil.Half of her body was stricken, the other half not.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.And in that paralysis, of course, our capacity for compassion is also paralyzed.
Dan Ellsey:Merhaba,benim adım Dan Ellsey.34 yaşındayım ve beyin felçliyim.Dan Ellsey: Hello. My name is Dan Ellsey.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduAnd here he is, paralyzed completely, unable to breathe and move, over this time journey.
Umar ömrü boyunca felçli kalacak.Umar was paralyzed for life.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.The next concern was whether I would walk again, because I was paralyzed from the waist down.
Fakat doğumundan 10 gün sonra, felçli olduğunu fark ettik.But at the end, 10 days later after he was born, we discovered that he had a stroke.
Bu arada Ona dört kişinin taşıdığı felçli bir adamı getirdiler.Four people came, carrying a paralytic to him.
İsa onların imanını görünce felçliye, ‹‹Oğlum, günahların bağışlandı›› dedi.Jesus, seeing their faith, said to the paralytic, "Son, your sins are forgiven you."
Köre bir güçlük yoktur, felçliye bir güçlük yoktur, hastaya da bir güçlük yoktur.There is no blame on the blind, nor any blame on the lame, nor any blame on the sick.
Birkaç yıl sonra, bir Alman sinirbilimci Carl Wernicke, felçli bir hastayla görüştü.A few years later, a German neuroscientist, Carl Wernicke, consulted on a stroke patient.
Örneğin, belden aşağısı felçli bir kişi orgazm olmadan da ereksiyon olabilir ve boşalabilir.Indeed, a paraplegic can even have an erection and ejaculate without an orgasm.
Ya belden aşağısı felçli [1] [2] ya da ampute olduğuna inanılıyor.He is believed to have been either a paraplegic[1][2] or an amputee.
Ayrıca kısmen felçliydi, buna rağmen normal zekası ve iyi bir hafızası vardı.He was also partially paralysed, but had normal intelligence and good memory.
John Locke (Terry O'Quinn) ise yine felçlidir.Viene interpretato da Terry O'Quinn.
John Locke (Terry O'Quinn) ise yine felçlidir.Джон Локк (Терри О’Куинн) сидит на своей работе.
Genelde felçli hastalar ziyaret etmektedirler.Заболевают же главным образом приезжие.
Fabius, felçli boynu (Skolyoz?) vardı.Fábio, que tinha um "pescoço paralisado".
John Locke (Terry O'Quinn) ise yine felçlidir.Terry O'Quinn (John Locke - 3ª a 6ª temporada) em Lost.
John Locke (Terry O'Quinn) ise yine felçlidir.Terry O'Quinn (născut Terrance Quinn; n.
Adadan önce 4 yıl tekerlekli sandalyede felçli olarak yaşamıştır.Henry azt állítja, hogy négy hónappal ezelőtt került a szigetre.
John Locke (Terry O'Quinn) ise yine felçlidir.Ben on ampunut John Lockea (Terry O’Quinn), yhtä selviytyjistä.
Fabius, felçli boynu (Skolyoz?) vardı.Bjørkefiken (Ficus benjamina) er en lettstelt stueplante.
Jake Sully rolünde Sam Worthington Yarı-felçli savaş gazisi.Con người Sam Worthington trong vai Corporal Jake Sully.
1990 yılında geçirdiği beyin kanaması sonrasında dört yıl felçli kalmıştır.בשנת 1898 תיימור לקתה במחלה במוח, אשר נמשכה לאורך 4 שנים.
İsteklerinin reddedilmesi üzerine, felçli bir Yahudi yolcuyu (Leon Klinghoffer) öldürerek denize attılar.במהלך החטיפה נורה למוות הנוסע היהודי המרותק לכיסא גלגלים לאון קלינגהופר והושלך אל הים.
John Locke (Terry O'Quinn) ise yine felçlidir.Ipak, John Locke (Terry O'Quinn) se umiješa i ode umjesto nje.
Yavruları felçli arıyla beslenirler.Jaunikliai maitinami atrytu kriliumi.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Bárki, aki le van bénulva, használhatja arra, hogy rajzoljon és kommunikáljon a szemével.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Bất kì ai bị liệt có thể dùng thiết bị này để thực sự vẽ hoặc giao tiếp sử dụng chính đôi mắt của họ.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Chiunque è paralizzato ora ha la possibilità di disegnare e comunicare utilizzando solo i suoi occhi.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Cualquier persona con parálisis hoy tiene acceso a dibujar y comunicarse usando sólo sus ojos.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Enhver der er lammet har nu adgang til faktisk at tegne eller kommunikere ved brug af deres øjne.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Hocikto paralyzovaný teraz môže kresliť alebo komunikovať prostredníctvom svojich očí.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Iedereen die verlamd is, heeft nu de kans om te tekenen of communiceren, enkel met de ogen.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Jeder Gelähmte kann nun tatsächlich allein mit seinen Augen kommunizieren oder zeichnen.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Každý, kdo je ochrnutý, má nyní možnost kreslit či komunikovat pomocí svých očí.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Każdy sparaliżowany ma dostęp by rysować, czy komunikować się za pomocą oczu.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Kdorkoli je paraliziran, lahko zdaj dobesedno riše in se sporazumeva le preko oči.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.마비상태인 그 누구라도 단지 그들의 눈을 이용해서 실제로 그리거나 의사소통할 수 있게 된겁니다.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Orice persoană paralizată poate acum să deseneze sau să comunice doar folosindu-şi ochii.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Qualquer um que esteja paralisado agora tem acesso a realmente desenhar ou comunicar usando apenas os olhos.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Tous ceux qui sont paralysés ont accès au dessin et à la communication en utilisant leurs yeux.
Artık felçli kim ise gerçektende sadece gözlerini kullanaraktan çizme veya iletişim kurmabilme imkanı var.Всеки, който е парализиран вече има достъп действително да рисува или общува само с очите си.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod