Geçen sene dünyada sadece 2000 çocuk felci vakası oldu.في العام الماضي، لم يكن هناك سوى ألفي حالة في العالم.
Geçen sene dünyada sadece 2000 çocuk felci vakası oldu.来年はギニー・ワームの撲滅に 立ち会えるかもしれません-
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.Am fost în India în anul care a trecut, şi cred că am văzut ultimul caz de poliomielită din lume.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.Byłem w Indiach w zeszłym roku i możliwe, że widziałem ostatnie przypadki choroby Heinego-Medina na świecie.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.Estava na Índia, o ano passado, e posso ter visto os últimos casos de poliomielite no mundo.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.Estuve en India el año pasado y puede que haya visto el último caso de polio en el mundo.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.Ik was het afgelopen jaar in India en ik heb misschien ook de laatste gevallen van polio in de wereld gezien.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.Im vergangenen Jahr war ich in Indien und habe dort vielleicht die letzten Fälle von Polio gesehen.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.J'étais en Inde l'an dernier, Et j'ai peut-être vu les derniers cas de polio dans le monde.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.지난 해 인도에 있으면서 저는 소아마비가 이 세상에서 퇴치되는 모습을 지켜봤다고 할 수 있습니다.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.Sono stato in India l'anno scorso, e forse ho visto gli ultimi casi di polio nel mondo.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.Бях в Индия през последната година и може би видях последните случаи на детски паралич в света.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.В прошлом году я был в Индии и, возможно, я видел последние в мире случаи полиомиелита.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.הייתי בהודו השנה, ויתכן שראיתי את המקרים האחרונים של פוליו (שיתוק ילדים) בעולם.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.كنت في الهند في السنة الماضية، وربما شهدت آخر حالات شلل الأطفال في العالم.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.世界最後とも思われるポリオ患者に会いました こうした活動に携わる中で
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.Acest atac nu a fost unul foarte grav dar totuşi unul care i-a afectat capacitatea verbală şi aşa mai departe.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.Ça n'a pas été une congestion ravageante, mais ça a touché son langage et ainsi de suite.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.Es war kein schlimmer Schlaganfall, aber er hat sein Sprechen beeinflusst.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.Het was geen verwoestende beroerte, maar het had wel invloed op zijn spraakvermogen enzovoort.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.심각한 뇌졸증은 아니었지만 언술 등에 영향을 미치긴 했지요.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.Nešlo o ničivou mrtvici, ale postihla jeho řeč a tak podobně.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.No fue una embolia devastadora, pero sí afectó su habla y cosas así.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.Non è stato un colpo devastante, ma ha influenzato il suo modo di parlare e così via.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.To nie był katastrofalny udar, ale wpłynął na jego mowę i tak dalej.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.Tuy không phải cơn đột quỵ chết người, nhưng nó ảnh hưởng tới khả năng nói của ông.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.Δεν επρόκειτο για ένα συντριπτικό εγκεφαλικό επεισόδιο αλλά είχε επηρεάσει την ομιλία του και ούτω καθεξής.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.Не е било унищожителен удар, но беше повлиял на говора му и така нататък.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.זה לא היה שבץ הרסני, אבל זה כן השפיע על הדיבור שלו מאז.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.لم تكن جلطة قاتلة، و لكنها أثرت على طريقته في الكلام و هكذا.
Geçirdiği o kadar yıkıcı bir kriz değildi ama konuşması bu felçten dolayı bozulmuştu.会話の能力などに影響が出ていました そこで私はこれは価値あるインタビューと考え
Geri kazanımları çok büyük ve çocuk felcinin kurutulması büyük bir kazanç.Eliminacja polio jest doskonałym wyborem tak długo jak jakiekolwiek dziecko może zostać dotknięte tym wirusem.
Geri kazanımları çok büyük ve çocuk felcinin kurutulması büyük bir kazanç.Het heeft grote secundaire voordelen en polio uitroeien is een groot winstpunt.
Geri kazanımları çok büyük ve çocuk felcinin kurutulması büyük bir kazanç.이것은 엄청난 파생 효과가 있습니다. 소아마비 퇴치는 엄청난 혜택입니다.
Geri kazanımları çok büyük ve çocuk felcinin kurutulması büyük bir kazanç.les intérêts secondaires sont grands, et l'éradication de la polio est une aubaine.
Geri kazanımları çok büyük ve çocuk felcinin kurutulması büyük bir kazanç.También hay grandes beneficios secundarios; la erradicación de la polio es toda una ganga.
Geri kazanımları çok büyük ve çocuk felcinin kurutulması büyük bir kazanç.ניתן לעשות זאת, יש לכך יתרונות שניוניים, וחיסול פוליו הוא כדאי מאוד.
Geri kazanımları çok büyük ve çocuk felcinin kurutulması büyük bir kazanç.لأن لها فوائد ثانوية رائعة و القضاء على شلل الأطفال يعتبر انجازا جيدا
Geri kazanımları çok büyük ve çocuk felcinin kurutulması büyük bir kazanç.そして、ポリオの根絶はすばらしい投資となります。 このウイルスによって麻痺を起こす
Gözyaşları yüzünden süzülüyordu, felçliydi ve titriyordu.De tranen stroomden langs haar gezicht.
Gözyaşları yüzünden süzülüyordu, felçliydi ve titriyordu.온 얼굴에 눈물을 흘렸습니다. 그분은 마비증세가 있어서 전증이 있었는데
Gözyaşları yüzünden süzülüyordu, felçliydi ve titriyordu. Müthiş bir gülümsemesi vardı.Страдаше от паралитично треперене, но имаше невероятно красива усмивка.
Gözyaşları yüzünden süzülüyordu, felçliydi ve titriyordu.ודמעות זלגו על פניה, היא סבלה משיתוק, היא רעדה,
Gözyaşları yüzünden süzülüyordu, felçliydi ve titriyordu.و كان الدموع تجري على خديها وكان لديها شلل رعاشي، وكانت تهتز
Gözyaşları yüzünden süzülüyordu, felçliydi ve titriyordu.けいれんし 震えながらも 見事な笑顔を浮かべて 言いました
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?Co jest snáze říci šlakem poraženému: Odpouštějí se tobě hříchové, čili říci: Vstaň a vezmi lože své a choď?
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?Čože je ľahšie, povedať porazenému: Odpustené sú ti hriechy, a či povedať: Vstaň a vezmi svoju ložu a choď!?
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?Kaj je laže, reči mrtvoudnemu: Odpuščeni so ti grehi, ali reči: Vstani in vzemi posteljo svojo in hodi?
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?중풍병자에게 네 죄 사함을 받았느니라 하는 말과 일어나 네 상을 가지고 걸어가라 하는 말이 어느 것이 쉽겠느냐
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?Что легче? сказать ли расслабленному: прощаются тебе грехи? или сказать: встань, возьми свою постель и ходи?
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?מה הנקל האמר אל נכה האברים נסלחו לך חטאתיך אם אמור קום שא את משכבך והתהלך׃
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?أيّما ايسر ان يقال للمفلوج مغفورة لك خطاياك. أم ان يقال قم واحمل سريرك وامش.
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?或 對 癱 子 說 、 你 的 罪 赦 了 . 或 說 、 起 來 、 拿 你 的 褥 子 行 走 . 那 一 樣 容 易 呢
‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?或 對癱 子說 、 你 的 罪 赦 了 . 或說 、 起來 、 拿 你 的 褥子 行走 . 那 一 樣 容易 呢
Harika çalışmalar yürütülüyor, örneğin; felçli hastalar şarkı söyleyerek yeniden konuşmayı öğreniyor.Ở đó có những hoạt động tuyệt vời đang được áp dụng Chẳng hạn bệnh nhân đột quỵ được dạy nói lại bằng cách hát
Harika çalışmalar yürütülüyor, örneğin; felçli hastalar şarkı söyleyerek yeniden konuşmayı öğreniyor.Pacjentów po wylewie uczy się ponownie mówić przez śpiew.
Harika çalışmalar yürütülüyor, örneğin; felçli hastalar şarkı söyleyerek yeniden konuşmayı öğreniyor.S-au obținut rezultate extraordinare, de exemplu, pacienți cu AVC au învățat să vorbească din nou prin cântat.
Harika çalışmalar yürütülüyor, örneğin; felçli hastalar şarkı söyleyerek yeniden konuşmayı öğreniyor.נעשית בתחום זה עבודה נהדרת, למשל, מלמדים חולי שבץ לדבר שוב בעזרת שירה.
Hayalet bir kolu vardı, dayanılmaz acıları vardı ve kımıldatamıyordu. Felç olmuş bir hayalet kol.Avea un braţ fantomă sfâşietor de dureros, pe care nu-l putea mişca.
Her yıl 17 milyon insan kallp hastalığından ölüyor. 32 milyon kalp krizi ve kalp felci gerçekleşiyor.17 milionów ludzi umiera każdego roku na choroby serca, występują 32 miliony ataków serca i udarów.