Bildiğiniz üzere korku tarafından felce uğratılmış bir topluma, bir dünyaya sahibiz.А ви знаєте, що наше суспільство, наш світ паралізовані страхом.
Bildiğiniz üzere korku tarafından felce uğratılmış bir topluma, bir dünyaya sahibiz.А ние живеем в общество, в свят, парализиран от страха.
Bildiğiniz üzere korku tarafından felce uğratılmış bir topluma, bir dünyaya sahibiz.И вы знаете, что мы живем в обществе, в мире, парализованном страхом.
Bildiğiniz üzere korku tarafından felce uğratılmış bir topluma, bir dünyaya sahibiz.ואתם יודעים, יש לנו חברה, עולם, שמשותק מפחד.
Bildiğiniz üzere korku tarafından felce uğratılmış bir topluma, bir dünyaya sahibiz.وكما تعلمون لدينا عالم .. ومجتمع مقيد ومشلول بسبب الخوف
Bildiğiniz üzere korku tarafından felce uğratılmış bir topluma, bir dünyaya sahibiz.恐怖によって麻痺した社会、世界の中で暮らしています。 その中で、もちろん、
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.많은 사람에게 붙었던 더러운 귀신들이 크게 소리를 지르며 나가고 또 많은 중풍병자와 앉은뱅이가 나으니
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.vì có những tà ma kẻ lớn tiếng lên mà ra khỏi nhiều kẻ bị ám, cùng kẻ bại và què được chữa lành cũng nhiều.
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.vì có những tà_ma kẻ lớn_tiếng lên mà ra khỏi nhiều kẻ bị ám , cùng kẻ bại và què được chữa lành cũng nhiều .
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.тъй щото настана голяма радост в оня град.
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.כי רבים היו אחוזי רוחות הטמאה והרוחות יצאו מהם צעקות בקול גדול ורבים נכי אברים ופסחים וירפאו׃
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.لان كثيرين من الذين بهم ارواح نجسة كانت تخرج صارخة بصوت عظيم. وكثيرون من المفلوجين والعرج شفوا.
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.因 為 有 許 多 人 被 污 鬼 附 著 、 那 些 鬼 大 聲 呼 叫 、 從 他 們 身 上 出 來 . 還 有 許 多 癱 瘓 的 、 瘸 腿 的 、 都 得 了 醫 治
Birçoklarının içinden kötü ruhlar yüksek sesle haykırarak çıktı; birçok felçli ve kötürüm iyileştirildi.因為 有 許多 人 被 污鬼 附著 、 那些 鬼大 聲 呼叫 、 從 他 們 身上 出來.還有許多癱瘓 的 、 瘸腿 的 、 都 得 了 醫治
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutan5년 전쯤, 소말리아에서의 우리 활동을 지켜보던 기자가 있습니다 소말리아는 소아백신이 두 번 퇴치된 지역인데요 첫번째 퇴치한 이후
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutanEen verslaggever volgde ongeveer vijf jaar geleden ons programma in Somalië - waar polio werd uitgeroeid.
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutanUn reportero vio nuestro programa en Somalia hace cinco años...
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutanאפילו באזורים המושפעים מעימות. כתב אחד אשר צפה בתכנית שלנו בסומליה לפני כחמש שנים --
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutanأحد الصحفيين ، و الذي كان يتابع برنامجنا في الصومال ، منذ 5 سنوات ، مكان حيث تم التخلص من شلل الأطفال ،
Bir gazeteci çocuk felcini sadece bir kere değil tekrar enfekte oldukları için iki kere kökünü kurutanある記者が、我々のソマリアでの事業を取材していました。 その地では、ポリオの根絶が一度ならず二度も 行われました。感染が再び起こったためです。
Birisi piyango. Yaklaşık 314 milyon dolar. Ve diğeri ise belden aşağısının felç olma durumu.Да спечелите от лотарията 314 мил. долара или да се парализирате?
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.A következő kérdés az volt, hogy tudok-e majd újra járni, mert deréktól lefelé lebénultam.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.A próxima preocupação era se voltaria a andar, porque estava paralisada da cintura para baixo.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Další starost byla, jestli budu znovu chodit, protože jsem byla ochrnutá od pasu dolů.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Den bekymring var om jeg kom til at gå igen, fordi jeg var lammet fra taljen og ned.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.De volgende zorg was of ik nog zou kunnen lopen, want ik was verlamd vanaf het middel.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Die nächste Sorge war, ob ich wieder laufen könnte, da ich von der Hüfte abwärts gelähmt war.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Điều phân vân tiếp theo là liệu tôi có đi lại được không, bởi vì tôi bị liệt từ hông xuống.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.다음 걱정거리는, 제가 다시 걸을 수 있는가 였어요. 왜냐하면 하반신이 마비되었거든요.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.La siguiente preocupación era si volvería a caminar, porque estaba paralizada de la cintura hacia abajo.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Masalah berikutnya adalah apakah saya akan bisa berjalan lagi karena saya lumpuh dari pinggang ke bawah.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Mojou ďalšou starosťou bolo, či budem môcť znovu chodiť, pretože som bola od pása dole ochrnutá.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Următoarea întrebare era dacă voi mai putea umbla, pentru că eram paralizată de la mijloc în jos.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Το επόμενο ζήτημα ήταν κατά πόσο θα ξαναπερπατούσα, γιατί από τη μέση και κάτω ήμουν παράλυτη.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Потом меня стало беспокоить, буду ли я снова ходить, потому что ниже пояса я была парализована.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Следващият проблем беше дали ще мога да ходя отново, защото бях парализирана от кръста надолу.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.החשש הבא היה אם אוכל לשוב ללכת, מאחר ונותרתי משותקת מהמותניים ומטה.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.كان القلق التالي ما إذا كنت أستطيع المشي مجددا، لأنني كنت مشلولة من منطقة الخصر لأسفل.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.腰から下が麻痺していたのです 医者は両親に言いました 首は安定骨折だが
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Kami tidak mencoba mengendalikan polio.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.우리는 소아마비를 관리하려고 하는 것이 아닙니다
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Nesnažíme se kontrolovat obrnu.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Nie chcemy kontrolować wirusa.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Non stiamo cercando di controllare la poliomielite.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Nous n'essayons pas de contrôler la polio.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Nu încercăm să ținem sub control poliomielita.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.We proberen niet om polio te controleren.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Wir versuchen nicht, Polio zu kontrollieren.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Δεν προσπαθούμε να περιορίσουμε την πολιομυελίτιδα.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Мы не пытаемся контролировать полиомиелит.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.Ние не се опитваме да контролираме детския паралич.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.מנסה לעשות.
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.نحن لا نحاول السيطرة على المرض !
Biz çocuk felcini kontrol etmeye çalışmıyoruz.単に発生地を2-3ヶ国に抑えようとしているのではありません。
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Come questo papà che ci ha scritto, suo figlio ha una paralisi cerebrale e non può usare una tastiera normale.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Como este padre que nos escribió, su hijo tiene parálisis cerebral y no puede usar un teclado normal.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.En pappa skrev till oss om att hans son har en CP-skada och inte kan använda ett vanligt tangentbord.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.예를 들면, 한 아버지가 우리에게 연락을 했는데요, 아들이 뇌성마비 때문에 일반 키보드를 사용할 수가 없데요.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Napisał do nas pewien tata, jego syn cierpi na porażenie mózgowe i nie może używać zwykłej klawiatury.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Például ez az apa írt nekünk, a fiának agyi bénulása van és nem tud normális billentyűket használni.