Ana içeriğe geç
Sözlük

fedakar ile cümle

fedakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve onların fedakarlıklarına değer bir ulus inşa etmek için çabalarımızı iki katına çıkarmalıyız.그리고 우리는 그들의 희생에 견줄만한 나라를 건설하기 위해 두배로 노력해야 합니다.
Ve onların fedakarlıklarına değer bir ulus inşa etmek için çabalarımızı iki katına çıkarmalıyız.Und wir müssen unsere Anstrengungen verdoppeln, um eine Nation würdig ihres Opfers aufzubauen.
Ve onların fedakarlıklarına değer bir ulus inşa etmek için çabalarımızı iki katına çıkarmalıyız.Y debemos redoblar nuestro esfuerzo por construir una nación que le agradezca su sacrificio.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Descobrimos que os chimpanzés são capazes de verdadeira compaixão e altruísmo.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Gli scimpanzé conoscono la vera compassione e l'altruismo.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Havaitsimme, että simpanssit kykenevät aitoon myötätuntoon ja altruismiin.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.침팬치들이 정말 동정과 이타심을 발휘할 수 있다는 것을 알았습니다.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Nous avons découvert que les chimpanzés pouvaient exprimer de la compassion et de l'altruisme.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Og vi ser at chimpanser er i stand til ægte medfølelse og altruisme.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Și am descoperit că cimpanzeii sînt capabili de o adevărată compasiune și altruism.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Vi har sett att schimpanser är kapabla till verkligt medlidande och altruism.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.We hebben ontdekt dat chimpansees in staat zijn tot werkelijke barmhartigheid en altruïsme.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Wir sehen auch, dass Schimpansen zu wahrem Mitleid und Nächstenliebe fähig sind.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Y descubrimos que los chimpancés son capaces de auténtica compasión y altruismo.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Zjistili jsme, že šimpanzi jsou schopni upřímného soucitu a altruismu.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Και ανακαλύπτουμε ότι οι χιμπατζήδες είναι ικανοί για αληθινή συμπόνια και αλτρουϊσμό.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.А ще ми дізналися, що шимпанзе здатні на справжні співчуття та альтруїзм.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.И ние открихме, че шимпанзетата са способни да проявяват истинско състрадание и алтруизъм.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.Мы узнали, что шимпанзе способны на сочувствие и альтруизм.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.אנחנו מוצאים ששימפנזים מסוגלים לרגשות אמיתיים של חמלה ואלטרואיזם.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.وتوصلنا إلى أن حيوانات الشمبانزي قادرة على الرحمة والإيثار الحقيقي.
Ve şempanzelerin gerçek şefkat ve fedakarlığa muktedir olduklarını keşfediyoruz.彼らの豊富な非言語コミュニケーションでは
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.A když máte na stránkách tohle, tak obětujete naději, že budete vydělávat velké peníze.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.A keď sú tam prítomné tieto veci, tak človek obetuje akúkoľvek nádej veľkého zárobku.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.Als dat er is, heb je zo goed als alle hoop op geld verdienen opgeofferd.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.Al tener eso, ya estás sacrificando la esperanza de hacer bastante dinero.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.E quando hai quello, hai praticamente sacrificato ogni speranza di fare tanti soldi.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.És ha ez van, akkor nagyjából feláldoztál minden reményt arra, hogy pénzt hozzon.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.Et quand vous avez ceci, vous avez sacrifié en quelque sorte un quelconque espoir de faire de l'argent.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.그런 글들을 딱 봤을 때, 많은 돈을 벌거라는 희망 같은건 완전히 사라져버리죠.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.Quando tens disso, sacrificaste qualquer esperança de fazer montes de dinheiro. CA:
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.Și în asemenea condiții, practic ai sacrificat orice speranță de a face bani.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.Und wenn man das hat, nimmt man sich die Hoffnung, wirklich viel Geld zu machen.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.Và khi bạn có nó thì bạn đã hy sinh mọi hy vọng kiếm được nhiều tiền.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.W ten sposób zamykasz sobie drogę do zarobienia pieniędzy.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.Και όταν έχεις αυτό, έχεις βασικά θυσιάσει κάθε ελπίδα να βγάλεις πολλά λεφτά.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.И когато имате това, общо взето сте пожертвали всякакви надежди да се направят много пари.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.И когда на сайте такой контент, приходится жертвовать возможностью заработать на нем кучу денег.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.וכשיש לך את זה, בעיקרון הקרבת כל תקווה לעשות מזה הרבה כסף.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.وعندما تحصل ذلك، تكون قد قدمت تضحية كبيرة بكل أمنية في جني الكثير من الأموال.
Ve sen bunu kurduğunda, bu işten para kazanmak ümidi ile çok fazla fedakarlıkta bulunuyorsun.ほど遠い状態にあると言えます CA:君はまだ実家で暮らしているんだよね?
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Gli ho domandato se, considerati i sacrifici che ha dovuto fare, avesse mai avuto rimpianti.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Ich habe ihn gefragt, angesichts der Opfer, die er gebracht hatte, ob er das jemals bereut habe.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Ik vroeg hem, gezien de opofferingen die hij moest doen, of hij ooit spijt had.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Je lui ai demandé si, au vu des sacrifices qu'il avait du faire, il lui était déjà arrivé de regretter.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.저는 아버지가 많은 희생을 감수해야 했던 것을 생각할 때, 혹시 후회는 없는지 물었을 때
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.L-am întrebat dacă, cu toate sacrificiile făcute, a avut vreodată regrete.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Le pregunté si, teniendo en cuenta los sacrificios que había hecho, se arrepentía de algo.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Megkérdeztem tőle, tekintve az áldozatokat, amelyeket hozott, hogy megbánt-e bármit is.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Perguntei-lhe se, em vista dos sacrifícios que teve de fazer, se ele já se chegara a arrepender.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Saya bertanya kepada ayah, apakah dengan pengorbanan yang dibuatnya, ayah pernah menyesal.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Tôi hỏi ông có khi nào nghĩ đến những hi sinh của ông, có khi nào ông tiếc nuối.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Vprašala sem ga, ali zaradi vsega, kar je žrtvoval, kdaj obžaluje svojo odločitev.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Zapytałam go czy, wziąwszy pod uwagę poświęcenia, kiedykolwiek żałował.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Zeptala jsme se ho, zda nyní když vidí, co všechno musel obětovat, jestli toho někdy litoval.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Τον ρώτησα, λαμβάνοντας υπ' όψιν τις θυσίες που έπρεπε να κάνει, αν ποτέ μετάνιωσε.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Попитах го, имайки предвид всички саможертви, които е трябвало да прави, дали съжалява за нещо.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Я запитала, чи враховуючи всі ці жертви, на які він повинен був піти, він шкодував про зроблене.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.Я спросила его, жалел ли он когда-нибудь о всех жертвах и лишениях, которые он понёс.
Yapmak zorunda kaldığı fedakarlıkları göz önünde bulundurarak babama hiç pişman olup olmadığını sordum.שאלתי אותו האם, בהתחשב בקרבנות שהיה עליו להקריב, היו לו חרטות כלשהן.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod