Ana içeriğe geç
Sözlük

fed ile cümle

fed kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Dev bir federal bütçe açığı, yıllardır Amerikan ekonomisinin başına bela oldu.A huge federal budget deficit has been plaguing the American economy for many years.
Lütfen bunu Federal Express'le gönderin.Please send this by Federal Express.
Amerikalılar hem federal vergiler hem de devlet vergileri öderler.Americans pay both federal taxes and state taxes.
Bir bira için hayatımı feda ederim.I'm dying for a beer!
Kendi evlerini almak için birçok fedakarlık yaptılar.They made many sacrifices to get their own house.
FED faiz oranlarını indirdi.The Federal Reserve slashed interest rates.
O, Amerika için çoğumuzun hayal bile edemeyeceği fedakarlıklara katlandı.He has endured sacrifices for America that most of us cannot begin to imagine.
Carlos Queiroz, Portekiz Futbol Federasyonu tarafından kovuldu.Carlos Queiroz was fired by the Portuguese Football Federation.
Federal araştırma bürosu gizlice gangsterin evini dinlemişti.The FBI secretly bugged the mobster's hangout.
Konrad Adenauer Federal Almanya Cumhuriyeti'nin ilk başbakanıdır.Konrad Adenauer was the first chancellor of the Federal Republic of Germany.
Birçok kişiyi kurtarmak için bir kişiyi feda etmek etik olur muydu?Would it be ethical to sacrifice one person to save many?
Federal mahkemelerde yargılandılar.They were tried in federal courts.
Federalist liderler Jefferson'ın politikasını kınadı.Federalist leaders denounced Jefferson's policy.
Virjinya'daki federalistler gururluydular.Federalists in Virginia were proud.
Federal arabulucular uzlaşmaya vardılar.Federal negotiators reached a compromise.
Fedai onun içeri girmesine izin vermedi.The bouncer wouldn't let him in.
O senin için her şeyi feda etti.He sacrificed everything for you.
O, görevini yerine getirmek için sağlığını feda etti.He sacrificed his health to fulfill his duty.
İnanmadığım bir şey için kendimi nasıl feda edebilirim?How can I sacrifice myself for something I don't believe in?
Çok şey feda ederiz.We sacrifice a lot.
Çok şeyi feda ettik.We sacrificed a lot.
Asker arkadaşının hayatını kurtarmak için kendini feda etti.The soldier sacrificed himself to save his friend's life.
Tom bir gece kulübünde bir fedai olarak çalışır.Tom works as a bouncer in a nightclub.
Tom bir fedai olarak çalışır.Tom works as a bouncer.
Federal Almanya Cumhuriyeti 1949 yılında kuruldu.The Federal Republic of Germany was established in 1949.
O, onları kurtarmak için kendi hayatını feda etti.He sacrificed his own life to save them.
Avusturya, Orta Avrupa'da parlamenter bir cumhuriyettir ve dokuz federal eyaletten oluşur.Austria is a parliamentary republic in central Europe and consists of nine federal states.
Almanya federal bir devlettir.Germany is a federal state.
Almanya federal bir cumhuriyettir.Germany is a federal republic.
20 kişi, Federal Polis tarafından gözaltına alındı.20 people were detained by the Federal Police.
Her şeyi feda ettim.I sacrificed everything.
Onlar kendilerini feda etmeyecekler.They won't give themselves up.
Yaşlı insanlar, zorunda kalırlarsa torunları için fedakârlıkta bulunmaya hazırdırlar.The elderly people are ready to sacrifice for their grandchildren, if they have to.
Roger Federer'i severim. Sen hangi tenis oyuncusunu seviyorsun?I like Roger Federer. What tennis player do you like?
Tom boşuna hayatını feda ederdi.Tom would have sacrificed his life in vain.
O, hayatını feda etti.She sacrificed her life.
Federal Araştırma Bürosuna gitmelisin.You should go to the FBI.
Tom sizin için her şeyi feda etmeye hazır.Tom is willing to sacrifice everything for you.
Tom senin için her şeyi feda etmeye hazır.Tom was willing to sacrifice everything for you.
Fedakarlıklar yapmamız gerekiyor.We need to make sacrifices.
Fedora bir Linux dağıtımıdır.Fedora is a Linux distribution.
Walt kendini Thao ve kız kardeşi için feda ediyor.Walt sacrifies himself for Thao and his sister.
Her ikimiz de fedakârlıklar yaptık.We've both made sacrifices.
Fedakârlıklar yapmak zorundayız.We've got to make sacrifices.
Porto Rikolular ABD vatandaşıdırlar ama federal seçimlerde oy kullanamazlar.Puerto Ricans are U.S. citizens but cannot vote in federal elections.
Tom fedakardı.Tom was devoted.
Bir şey feda etmek ister misin?Do you wanna sacrifice something?
Tom'un şirketi, Federal Ticaret Komisyonu tarafından soruşturma altındadır.Tom's company is under investigation by the Federal Trade Commission.
Ben o fedakarlığı yapmaya hazırım.I'm willing to make that sacrifice.
Tom senin için her şeyi feda etti.Tom sacrificed everything for you.
Tom bizim için hayatını feda etti.Tom sacrificed his life for us.
FIFA 209 tane üye federasyondan oluşur.FIFA is composed of 209 member associations.
Biz fedakarlıklar yaptık.We made sacrifices.
Tom erkek kardeşini kurtarmak için hayatını feda etti.Tom sacrificed his life to save his brother.
Bosna-Hersek Federasyonu on tane kantondan oluşur.The Federation Bosnia-Herzegovina consists of ten cantons.
Fedakarlık bazen gereklidir.Sacrifice is sometimes necessary.
Onun fedakarlığı boşuna olmayacak.His sacrifice will not be in vain.
Tom federal bir savcıdır.Tom is a federal prosecutor.
Mary, Tom'u kurtarmak için kendi hayatını feda etti.Mary sacrificed her own life in order to save Tom.
Ben bir sürü fedakârlık yaptım.I've made a lot of sacrifices.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod