fazilet ile cümle
fazilet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fazilet onun kendi mükafatıdır.Virtue is its own reward.
Davûd-i Ta’î ilim ve fazilette yüksek idi.Al-Dhahabi said, “He was from the oceans of knowledge.
Onlar da kendisi gibi ilim ve fazîletin yayılması için çalıştılar.There, he devoted himself to science and art.
Vatanseverlik ve fazilet bu mukaddes rehberin hizmetine yardımcı olmaktır.”Both Serco and the Home Office have a responsibility to put this vulnerable group at ease".
Buralarda Muhammed ve ashâbının fazîletlerine dâir hadisler yer alır.He took refuge with the Dhu Muhammad and Dhu Husayn tribes.
Montesquieu gibi Gibbon da Roma vatandaşlarının faziletini övmüştür.Like Montesquieu, Gibbon paid tribute to the virtue of Roman citizens.
Manevi faziletleri ve iyi ile kötüyü ayırt etme kapasitesini ihtiva eder.It contains the moral virtues and the ability to distinguish between good and evil.
"Fazilet" (virtus), bir adam (vir)ın kendini tanımladığı etkin bir niteliği olarak görülürdü."Virtue" (virtus) was seen as an active quality through which a man (vir) defined himself.
Fazilet Partisi'nden XXI."Partizan pobednik 27.
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Virtue itself turns vice, being misapplied;
Aranızdaki fazileti unutmayın şüphesiz ki Allah, her ne yaparsanız hakkiyle görür.But do not forget to be good to each other, and remember that God sees all that you do.
Onların hepsi sabır fazileti ile bezenmişlerdi.They were men of fortitude,
İmanda, fazilette öncüler ki ne öncüler! Onlar herkesi geçerler.Then the foremost, how pre-excellent,
İsmâil'i, İdris’i, Zülkifl’i de an! Onların hepsi sabır fazileti ile bezenmişlerdi.And remember Ismail, and Idrees, and Zul-Kifl; they were all patiently enduring.
Andolsun ki, biz Davud'a tarafımızdan bir fazilet verdik. "Ey dağlar!And We gave David bounty from Us: 'O you mountains, echo God's praises with him, and you birds!'
Allah'ı namazla anmak, elbette en büyük fazilettir. Allah bütün işlediklerinizi bilir.God's remembrance is greater; and God knows the things you work.
İşte büyük fazilet budur.That! that is a great grace.
Andolsun ki, biz Davud'a tarafımızdan bir fazilet verdik.And indeed We bestowed grace on David from Us (saying): "O you mountains.
Asıl fazilet, haramlardan sakınan insanın gösterdiği fazilettir. Öyleyse evlere kapılardan girin.It is not virtuous that you approach homes from their backs, but virtue is to be pious.
Sevdiğiniz mallarınızdan Allah yolunda harcamadıkça “fazilet” mertebesine ulaşamazsınız.You will not attain virtuous conduct until you give of what you cherish.
Allah'ı namazla anmak, elbette en büyük fazilettir.And the remembrance of God is greater.
Ve her fazilet sahibine layık olduğu ihsanı versin.He giveth His bounty unto every bountiful one.
Evlere arka taraftan girmeniz fazilet değildir.It is not a righteous act to enter houses from the back.
Fazilet onun kendi ödülüdür.Virtue is its own reward.
Annesinin adı Fazilet Aksoy babasının adı Ahmet Aksoy’dur.His mother's name is Fazilet Aksoy, his father's name is Ahmet Aksoy.
Fazilet Partisi, Refah Partisinin siyasi mirasçısı olarak kuruldu.Als Nachfolgerin wurde die Fazilet Partisi gegründet.
Buralarda Muhammed ve ashâbının fazîletlerine dâir hadisler yer alır.Die Moschee, die damit verbundenen Gebäude und die Düne sind heilig.
Müstakbel eşini faziletli kadınlar arasından seçecektir.Sie wird unter den Ortsbewohnern als seine künftige Ehefrau gehandelt.
Zira şeriat, sebeb-i saadet ve adâlet-i mahz ve fazilettir."Zu den Dingen, die da kommen, gehört das Erscheinen des Mahdī, und er wird sehr bald kommen."
Manevi faziletleri ve iyi ile kötüyü ayırt etme kapasitesini ihtiva eder.Il ressent même les émotions et distingue le bien du mal.
Müstakbel eşini faziletli kadınlar arasından seçecektir.Elle peut choisir son mari parmi ses prétendants.
Ahlaklı ve faziletli bir kişiliğe sahiptir.Un accueil moral et physique.
Hakikat ne faziletli davranışın karşılığı ne de bazı metinleri kavramanın bir mükafatıdır.Tampoco se asociaba con el Sheol la recompensa para los justos ni el castigo para los inicuos.
Günahkarlar faziletli insanlardan sayıca çok olacaklar ve onları dinlerinden saptıracaklar.Y muchos falsos profetas se levantarán y engañarán a muchos.
Faziletli bir şehrin reisinde bulunması gereken 12 özellik sayar.Qué maravilloso lugar para ir a vivir a 12 millones de personas.
"Bazıları günahla yükselir ve bazıları faziletle yere düşer."Algunas decisiones te llevaran al cielo y algunas al infierno.
Zira şeriat, sebeb-i saadet ve adâlet-i mahz ve fazilettir.Excepto: majestad y sus compuestos y derivados (majestuosidad, majestuosamente).
Manevi faziletleri ve iyi ile kötüyü ayırt etme kapasitesini ihtiva eder.Contiene le virtù morali e l'abilità di distinguere tra bene e male.
Fazilet ve güzel ahlak sahibi olup, birçok talebe yetiştirmiştir.Двор, во всяком случае, считал благоразумным совершать множество благодеяний.
"Bazıları günahla yükselir ve bazıları faziletle yere düşer."Большинство людей вороваты и они тянутся к злодею» .
Bu faziletlerin tek başına yaşayan bir insanda değil de toplumda oluşabileceğini öne sürdü.«Очевидно, что запрещать будет кто-то, а не общество в целом.
Fadıl; faziletli, erdemli demektir.Мол, все хорошее, это наша заслуга.
Sabah Namazının farzında zammı sureleri uzun okumak daha faziletlidir.Утренние часы для занятий наиболее удобны.
Binalar kompleksi Fatih ilçesindeki Fazilet sokağındadır.Первые дома построены по улице Энтузиастов.
Müstakbel eşini faziletli kadınlar arasından seçecektir.سيختار زوجته المستقبلية من بين النساء الفاضلات.
Bilinen ilk adı Zülfazl'dır ("Çok faziletli").فاسم الله هو الاسم الأول الأصل وغيره من الأسماء الحُسنى تُضاف إليه وتُنسب إليه.
Manevi faziletleri ve iyi ile kötüyü ayırt etme kapasitesini ihtiva eder.أنه يحتوي على الفضائل الأخلاقية والقدرة على التمييز بين الخير والشر.
Buralarda Muhammed ve ashâbının fazîletlerine dâir hadisler yer alır.لجأ إلى قبائل ذو محمد وذو حسين.
Fadıl; faziletli, erdemli demektir.المحمدي، فاضل مصلح.
Bu zikir, zikirlerin en faziletlisi olan “lâ ilâhe illallah, muhammed-ür rasulullah” zikridir.Seus bordões mais famosos são: "Enviado do mal!" .
Bu faziletlerin tek başına yaşayan bir insanda değil de toplumda oluşabileceğini öne sürdü.Ele deixa claro que isso é possível apenas na união e na abordagem dos seres humanos.
Bu kişiler ilim ve faziletlerinden dolayı hoş tutulmuşlardır.Odwdzięczali się za to, iż ich urodzili i wychowali.
İbadetlerin faziletine ve Müslümanların günlük hayatla ilgili hâl ve hareketlerine geniş yer verilir.Poszukujemy w muzyce radości i siły do walki z codziennymi problemami.
"Fazilet" (virtus), bir adam (vir)ın kendini tanımladığı etkin bir niteliği olarak görülürdü.Bezimienny (The Faceless Man), mężczyzna - zwany też Bezgębnym.
Dördüncü Bölüm: Evliliğin fazileti, çocukların terbiyesi ve kadınlara karşı davranış adabı.Det fjärde området är familjeplanering, i syfte att minska antalet barn per kvinna.
Recep Ayı'nın faziletiyle ilgili hadisler çoktur.CUD nedärvs autosomalt recessivt.
Eğer yalnızca et yemekle yüksek makamlara varılabilseydi dünyadaki tüm etçiller fazilet sahibi olurlardı.Якщо за поїданням мʼяса знаходиться духовна чистота, тоді всі поглиначі мʼяса в світі досягли б святості.
Bilinen ilk adı Zülfazl'dır ("Çok faziletli").Також достеменно невідомо походження назви.
Faziletli bir şehrin reisinde bulunması gereken 12 özellik sayar.В ідеалі, для країни повинні використовуватися 12 опитувань.
Fazilet ve güzel ahlak sahibi olup, birçok talebe yetiştirmiştir.Daří se pěkné a hojně a dobře se zpeněží.