Ana içeriğe geç
Sözlük

faz ile cümle

faz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün ihtiyacım, fazladan üç gündür.All I need is three more days.
Hey, ben ondan daha fazlasını isteyemem.Hey, I can't ask for more than that.
Daha fazla ürün satmanız gerekir.You need to sell more product.
Ona çok fazla alışma.Don't get too used to it.
Ben ona çok fazla karşıyım.I'm very much against it.
Onun hakkında çok fazla rahat olma.Don't get too relaxed about it.
Çok fazla beklemiyorum.I don't expect a lot.
Bunların hepsi biraz fazla hızlı oluyor.This is all happening a little too fast.
Senden ondan daha fazlasını istiyorum.I want much more than that from you.
Tom'un söyleyebileceği daha fazla hiçbir şey yok.There's nothing more Tom can say.
Çok fazla uzağa vermek istemiyoruz.We don't want to give too much away.
Tom gereğinden daha fazla para harcamadı.Tom spent no more money than was necessary.
Bu istemek için çok mu fazla?Is that too much to ask for?
Çok fazla TV izlediğini düşünüyorum.I think you've been watching too much TV.
Daha fazla zaman gerekli olacak.More time will be needed.
Daha fazla yiyecek almalıydım.I should've bought more food.
Sanırım daha fazla yiyecek almalıydım.I think I should've bought more food.
Sanırım daha fazla yiyecek alsak iyi olur.I think we'd better buy more food.
Sanırım çok fazla abur cubur yiyorsun.I think you've been eating too much junk food.
Kaç yıl önce olduğunu bilmiyorum fakat kesinlikle üçten daha fazla.I don't know how many years ago it was, but it was certainly more than three.
Sanırım yanımda daha fazla para getirmeliydim.I think I should've brought more money with me.
Tom fazla mesai yapıyor.Tom has been working overtime.
Daha fazla bir şey yapılamadı.Nothing more could be done.
Lütfen daha fazla bir şey söyleme.Please don't say anything more.
Daha fazla yemeliydim.I should've eaten more.
Söylemem gerekenden daha fazlasını zaten söyledim.I've already said more than I should've.
Daha fazla yaşamak zorunda olduğumu sanmıyorum.I don't think I have much longer to live.
Fazla ömrüm kaldığını sanmıyorum.I don't think I have much longer to live.
Lütfen kendinizi fazla zorlamamaya dikkat edin.Please be careful not to overexert yourself.
Tom asla çalışarak fazla zaman harcıyor gibi görünmüyor.Tom never seems to spend much time studying.
Sanırım çok fazla içiyorsun.I think you've been drinking too much.
Çok fazla içmediğini umuyorum.I hope you don't drink too much.
Tom ile çok fazla takıldığını düşünüyorum.I think you've been hanging out with Tom too much.
Çok fazla yapmamak için dikkatli olmalısın.You should be careful not to do too much.
Çok fazla yapmamalısın.You shouldn't do too much.
Çok fazla yardım etmemek için dikkatli olmalısın.You should be careful not to help too much.
O çok fazlaydı.It was too much.
Bu çok fazlaydı.It was too much.
Sadece seni çok fazla sıkmadığımı umuyorum.I just hope I didn't bore you too much.
Çok fazla söylememek için dikkatli olmalısın.You should be careful not to say too much.
Çok fazla söylememek için her zaman dikkatliydim.I've always been careful to not say too much.
Çok fazla söylemek istemedim.I hadn't intended to say so much.
Tom fazla yemedi.Tom didn't eat much.
O biraz fazla.That's a bit much.
Tom çok fazla göremedi.Tom couldn't see very much.
Sanırım işte çok fazla zaman harcıyorsun.I think you've been spending too much time at work.
Tom anahtarlarını aramak için üç saatten fazla harcadı ama onları hâlâ bulamadı.Tom spent over three hours looking for his keys, but still couldn't find them.
Tom daha fazla söyleyebilirdi ama Mary onun sözünü kesti.Tom might've said more, but Mary interrupted him.
Tom'u çok fazla gördüğünü düşünüyorum.I think you've been seeing too much of Tom.
Sanırım Tom'la çok fazla zaman geçiriyorsun.I think you've been spending too much time with Tom.
Tom'a daha fazla dikkat etmeliydim.I should've paid more attention to Tom.
Tom benim kazandığımdan üç kat daha fazla para kazanıyor.Tom makes three times more money than I do.
Yapmak istediğim çok daha fazla şey var.There's so much more I want to do.
Tom'un daha fazla yardıma ihtiyacı var.Tom needs more help.
Çekmecede bundan daha fazlası var.There are more of those in the drawer.
Çok fazla korku filmlerini izlediğini düşünüyorum.I think you've been watching too many horror movies.
Doktor bana daha fazla sebze yemem gerektiğini söyledi.The doctor told me that I needed to eat more vegetables.
Sanırım çok fazla çizgi roman okuyorsun.I think you've been reading too many comic books.
Üç saatten daha fazla beklemek zorunda kaldık.We had to wait for more than three hours.
Tom oldukça sık sekiz saatten daha fazla uyur.Tom quite often sleeps more than eight hours.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
faz ile cümle - Sayfa 49 - faz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App