Ben fazla içmem.I don't drink much.
Doksanlı yılları hatırlamak için fazla gençsin.You're too young to remember the nineties.
Konser için fazladan birkaç biletim var.I have some extra tickets for the concert.
Benim için daha fazla önerin var mı?Do you have any more advice for me?
Benden daha fazla yardım almayacaksın.You're not going to get any more help from me.
Onu senin sevdiğinden daha fazla sevmiyorum.I didn't like that any more than you did.
Tom hakkında daha fazla öğrenebilip öğrenemeyeceğine bak.See if you can find out more about Tom.
Sanırım Tom hakkında daha fazla şey bulmamızın zamanı geldi de geçiyor.I think it's time we found out more about Tom.
Eğer Tom da gelirse çok daha fazla eğleniriz.We'll have a lot more fun if Tom comes, too.
Çok fazla arkadaşın yok, değil mi?You don't have very many friends, do you?
Daha fazla ıspanak yemelisin. Senin için yararlı.You should eat more spinach. It's good for you.
Pastayı pişirmek yumurta kızartmaktan çok daha fazla zaman alır.Baking a cake takes more time than frying an egg.
Benden daha fazla uyuyabildiğini umuyorum.I hope you were able to get more sleep than I did.
Umarım testte benim aldığımdan daha fazla puan aldın.I hope you got a higher score on the test than I did.
Umarım partiyi benim sevdiğimden daha fazla sevdin.I hope you enjoyed the party more than I did.
Umarım benim yakaladığımdan daha fazla balık yakaladın.I hope you caught more fish than I did.
Konuklar ve fazla ev işi nedeniyle, çok hareketli bir hafta geçirdim.What with the visitors and all the extra housework, I've had a very busy week.
Erkek kardeşimi benden fazla mı seviyorsun?Do you love my brother more than me?
Bu çok daha fazla önemli.That's much more important.
Bu umduğumdan daha fazla.That's more than I expected.
Tom, benim hakkımda başka birinden daha fazla biliyor.Tom knows more about me than anyone else.
O, hatırlamak için çok fazla.That's a lot to remember.
O hesaba katmak için çok fazla.That's a lot to consider.
Daha fazla mermi yok.There are no more bullets.
Silahımda daha fazla mermi yok.There are no more bullets in my gun.
Yarım saatten daha fazla bir süredir onları görmedik.We haven't seen them for more than half an hour.
Mary'nin hepimizin hayal edebileceğinden çok daha fazla parası vardır.Mary has more money than any of us can imagine.
Belki sen bile bunun hakkında benden daha fazla biliyorsun.Perhaps you even know more about this than I do.
Bizim fazla paramız yok.We don't have much money.
Seni çok fazla seviyorum.I love you too much.
Çok fazla içmemeye dikkat et.Be careful not to drink too much.
Sanırım Tom daha fazla yemeli.I think Tom should eat more.
Tom, bence daha fazla yemelisin.Tom, I think you should eat more.
Daha fazla bilgi için lütfen web sitemizi ziyaret edin.For more information, please visit our website.
TV izleyerek çok fazla zaman harcamanı sevmiyorum.I don't like you spending so much time watching TV.
Hayatım boyunca hiç daha fazla korkmadım.I've never been more scared in all my life.
Sana daha fazla soruna neden olmak istemiyorum.I don't want to cause you any more trouble.
Daha fazla zamana ihtiyacın varsa senin için beklemeye hazırım.I'm willing to wait for you if you need more time.
Üzgünüm ama daha fazla zamanım yok.I'm sorry, but I have no more time.
Tom daha fazla yemeliydi.Tom should've eaten more.
Daha fazla duymak istemiyorum.I don't want to hear any more.
Tom çok fazla gürültü yapmamak için dikkatliydi.Tom was careful not to make too much noise.
Tom benim için senin yaptığından çok daha fazlasını yaptı.Tom has done a lot more for me than you have.
O doğru şeyi yapmak için çok fazla çalışıyorum.I'm trying very hard to do that right thing.
Tom çocuklarıyla geçirmek için daha fazla zamanının olmasını istedi.Tom wished he had more time to spend with his children.
Keşke gerçekten yapmak istediğim işleri yapmak için daha fazla zamanım olsa.I wish I had more time to do things that I really wanted to do.
Senin bildiğinden daha fazlasını biliyorum.I know more than you do.
Tom'un yaptığını senin sevdiğinden daha fazla sevmiyorum.I don't like what Tom did any more than you do.
Tom'u senin sevdiğinden daha fazla sevmiyorum.I don't like Tom any more than you do.
Tom'un çok fazla yardıma ihtiyacı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom needs very much help.
Tom bu yıl muhtemelen benden daha fazla para kazanacak.Tom will probably be making more money than me this year.
Burada daha fazla kalmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should stay here much longer.
Bunu daha fazla tartışmanın bir faydası olduğunu sanmıyorum.I don't think there's any point in discussing this any further.
Üç yıldan daha fazla bir süredir hasta olmadım.I haven't been sick in over three years.
Tom otuz yıldan fazla bizim için çalışıyor.Tom has been working here for over thirty years.
İstediğin şeyin otuz dolardan daha fazlasına mal olmayacağından oldukça emin değilim.I'm pretty sure that what you want won't cost more than thirty dollars.
Tom üç saatten daha fazla beni bekletti.Tom kept me waiting for more than three hours.
Üç saatten daha fazla beklemek zorunda olacağını sanmıyorum.I don't think you'll have to wait for more than three hours.
Üzgünüm size daha fazla yardımcı olamam.I'm sorry I can't be of more help to you.
Mümkün olduğu kadar fazla soru çöz.Do as many questions as possible.