Ana içeriğe geç
Sözlük

faz ile cümle

faz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Her zaman daha fazlasını alabilirim.I can always get more.
Asteroid binden fazla insanı yaraladı ve birçok pencereyi kırdı.The asteroid injured over a thousand people and broke many windows.
Daha fazla dayanamam.I can't hold out much longer.
Ben bunu daha fazla dinleyemem.I can't listen to any more of this.
Öğretmenim sunumumu hazırlayışımla daha fazla zaman geçirmemi söyledi.My teacher told me that I should have spent more time preparing my presentation.
Sana başka birinden daha fazla değer veriyorum.I care about you more than anyone else.
Ben daha fazla çelişemezdim.I couldn't disagree more.
Gürültüye daha fazla dayanamadım.I couldn't stand the noise anymore.
Hükümetin harcamaları biraz fazladır.The government's expenditures are a bit excessive.
Kesinlikle biraz daha fazla paraya ihtiyacım var.I definitely need some more money.
Çok fazla içmedim.I didn't drink too much.
Çok fazla içki içmedim.I didn't drink too much.
Geçen gece fazla uyuyamadım.I didn't get much sleep last night.
Geçen gece fazla uyumadım.I didn't get much sleep last night.
Çok fazla çalışma.Don't work so much.
Çok fazla zamanım yok.I don't have a whole lot of time.
Senin bildiğinden daha fazla bilmiyorum.I don't know any more than you do.
Bundan daha fazlasını bilmiyorum.I don't know much more than that.
Çok fazla TV izleme.Don't watch too much TV.
Daha fazla bekleyebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can wait any longer.
Daha fazla bekleyebileceğimizi sanmıyorum.I don't think we can wait any longer.
Fazla zamanımız olduğunu sanmıyorum.I don't think we have much time.
Fazla seçeneğin olduğunu sanmıyorum.I don't think you have much choice.
Çok fazla seçeneğin olduğunu sanmıyorum.I don't think you've got much choice.
Daha fazla yiyecek istemiyorum.I don't want any more food.
Tom'la daha fazla sorun istemiyorum.I don't want any more trouble with Tom.
Almanlar, Bulge Savaşı sırasında 100.000'den fazla kayıp verdi.The Germans suffered more than 100 000 casualties during the Battle of the Bulge.
Daha fazla para kazanmak için bir yol buldum.I figured out a way to make more money.
Sana fazladan bir saat verdim ve sen hala işi bitirmedin.I gave you an extra hour and you still didn't finish the job.
İçmek için çok fazla şeyim vardı.I had too much to drink.
Bu kalıntılar hakkında daha fazla bilmek istiyorsan, bir arkeoloğa sormalısın.If you want to know more about these ruins, you should ask an archaeologist.
O, Tom'la daha fazla zaman harcamak istemiyordu.She didn't want to spend any more time with Tom.
Boston'u o kadar fazla beğenmiyorum.I don't like Boston that much.
Şimdi biraz daha fazla vaktim var.I have a little more time now.
Benim fazladan bir biletim var.I have an extra ticket.
Çok fazla kahve içiyorum.I've been drinking too much coffee.
Bir yıldan fazladır buradayım.I've been here over a year.
Burada fazla kaldım.I've been here too long.
Bu yerde fazla kaldım.I've been in this place too long.
Tom'la çok fazla zaman geçiriyorum.I've been spending too much time with Tom.
Tom hakkında çok fazla düşünüyorum.I've been thinking a lot about Tom.
Bana daha fazla dikkat etmem gerektiği söylendi.I've been told that I should pay more attention.
Çok fazla çalışıyorum.I've been working too much.
Tom'dan çok daha fazla deneyimim var.I've got a lot more experience than Tom.
Yapacak çok fazla işim var.I've got a million things to do.
Tom'dan daha fazla deneyime sahibim.I've got more experience than Tom.
İhtiyacım olandan daha fazla yerim var.I've got more room than I need.
Çok daha fazlasına sahibim.I've got plenty more.
Fazla ilerleme kat edemedim.I haven't made much progress.
Çok fazla özledim.I've missed so much.
Seni çok fazla özledim.I've missed you so much.
İhtiyacım olandan daha fazla elbiselerim var.I have more clothes than I need.
İhtiyacım olandan daha fazla param var.I have more money than I need.
Yaşamak için yeterinden fazlasına sahibim.I have more than enough to live on.
Şimdiye kadar olacağını hayal ettiğimden daha fazlasına sahibim.I have more than I dreamed I ever would.
Bir kız arkadaştan daha fazlasına sahibim.I have more than one girlfriend.
İyi olduğum birden fazla şeye sahibim.I have more than one thing I'm good at.
Bende bundan daha fazlası var.I have more than that.
Sanırım karşılamamı fazla uzattım.I think I've overstayed my welcome.
Bir haftadan fazla bir süredir Tom'u görmedim.I haven't seen Tom in days.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod