Biraz duralım ve bu gibi birşeyin ekonomik faydalarını düşünelim.Ας σταματήσουμε και ας σκεφτούμε τα οικονομικά οφέλη από κάτι τέτοιο.
Biraz duralım ve bu gibi birşeyin ekonomik faydalarını düşünelim.Давайте просто задумаемся над возможной экономической прибылью от этого.
Biraz duralım ve bu gibi birşeyin ekonomik faydalarını düşünelim.Нека просто спрем и да помислим за икономическите ползи от нещо подобно.
Biraz duralım ve bu gibi birşeyin ekonomik faydalarını düşünelim.Подумаймо на хвилю про економічну вигоду від цього.
Biraz duralım ve bu gibi birşeyin ekonomik faydalarını düşünelim.בואו רק נעצור ונחשוב על היתרונות הכלכליים של משהו כזה.
Biraz duralım ve bu gibi birşeyin ekonomik faydalarını düşünelim.دعونا نتوقف ونفكر بهذا .. وبالمردود الاقتصادي عن أمر كهذا ..
Biraz duralım ve bu gibi birşeyin ekonomik faydalarını düşünelim.少し考えてみましょう お菓子やソ−ダの糖類を
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Először is a Marshall Terv jó hatása túl van értékelve.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Erstens, weil die Erfolge des Marshall-Plans übertrieben wurden.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.In primo luogo perché i benefici del piano Marshall sono stati sovrastimati.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Jednak protože přínosy Marshallova plánu byly nadhodnoceny.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.첫째, 마샬 플랜에서 얻을 수 있는 이익이 과장되어 있기 때문입니다.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Po pierwsze, korzyści Planu Marshalla były przecenione.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Porque han exagerado los beneficios del Plan Marshall.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Primeiro, porque os benefícios do Plano Marshall foram exagerados.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Satu, karena keuntungan Marshall Plan telah dibesar-besarkan.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Ten eerste, omdat de voordelen ervan zijn overdreven.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Thứ nhất, bởi vì những lợi ích từ kế hoạch Marshall đã bị phóng đại.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Un, parce que les bénéfices du plan Marshall ont été surestimés.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Unu, pentru ca beneficiile planului Marshall au fost supraestimate.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Πρώτον, επειδή έχουν υπερεκτιμηθεί τα οφέλη από το σχέδιο Μάρσαλ.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Во-первых, потому что польза от Плана Маршала была преувеличена.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.Първо, защото ползите от Плана Маршал са преувеличени.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.הסיבה הראשונה, היא בגלל שהיתרונות של תוכנית מרשל היו מוגזמים.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.واحد، ﻷن فوائد خطة مارشال مبالغ فيه.
Bir, çünkü Mashall Planının faydaları abartılı olarak ifade edilmiştir.特にフランスとドイツが補助金を多く受けていましたが、
Bunun bu kadar faydaları var: bu bilgi iletişimindeki verim çok yararlı;이제, 여기에는 다음과 같은 장점이 있습니다. 네트워크는 정보를 소통하는 효율에 있어서 매우 이롭습니다.
Bunun bu kadar faydaları var: bu bilgi iletişimindeki verim çok yararlı;Nó có 3 lợi ích:
Bunun bu kadar faydaları var: bu bilgi iletişimindeki verim çok yararlı;עכשיו, לרשת יש את כל היתרונות: היא בעלת יתרונות במונחים של יעילות בתיקשור מידע:
Bunun bu kadar faydaları var: bu bilgi iletişimindeki verim çok yararlı;و الآن، هذا الأمر لديه كل هذه الفوائد أنه مفيد من حيث الكفاءة في نقل المعلومات
Bunun bu kadar faydaları var: bu bilgi iletişimindeki verim çok yararlı;情報交換の効率面に貢献して 多数の人と連絡をとることができます
Bunun faydalarını anlamak çocuk ölümlerini önlemenin faydalarını anlamaktan çok daha zor.Причината за това не е толкова ясна в сравнение с детската смъртност.
Bunun faydalarını anlamak çocuk ölümlerini önlemenin faydalarını anlamaktan çok daha zor.もちろん、乳幼児死亡率の低下は
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Dessa positiva sidoeffekter kallas ibland ”sekundära fördelar” till klimatpolitiken.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Diese Nebeneffekte werden als die „positiven Begleiterscheinungen“ der Klimapolitik bezeichnet.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Disse positive bivirkninger kaldes for "sidegevinsterne" ved klimaændringspolitikken.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Dit zijn positieve neveneffecten van het klimaatveranderingsbeleid.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.El ahorro para los servicios sanitarios europeos puede representar hasta seis veces esta cifra.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Ezeket a pozitív mellékhatásokat az éghajlatváltozási politikában „járulékos előnyöknek” nevezik.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Il risparmio per i servizi sanitari europei potrebbe essere pari a sei volte questa cifra.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Les économies pour les services de santé européens pourraient représenter six fois ce montant.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Näihin myönteisiin sivuvaikutuksiin viitataan ilmastonmuutospolitiikan ”oheishyötyinä”.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Os efeitos secundários positivos são referidos como "co-adjuvantes" da política das alterações climáticas.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Těmto pozitivním vedlejším účinkům se říká společné výhody politiky zabývající se změnou klimatu.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Te pozytywne efekty określa się mianem „powiązanych zysków” polityki w zakresie zmian klimatu.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Ti pozitivni stranski učinki se imenujejo „skupne koristi″ politike o podnebnih spremembah.
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.V januári 2008 Európska komisia navrhla balík opatrení v oblasti klímy a energetiky na:
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Καθορίζει «ανώτατα όρια» ή όρια για τέσσερις ρύπους: το
Bu olumlu yan etkilere iklim değişikliği politikasının ‘ortak faydaları’ denilmektedir.Тези положителни странични ефекти са известни като „съпътстващи до 2020 г.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.A un certo livello, i benefici di questi programmi di cooperazione transfrontaliera appaiono ovvi.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Dès lors, les avantages des programmes de coopération transfrontalière semblent simples, du moins à ce niveau.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Fördelarna med dessa program för gränsöverskridande samarbete tycks därför på ett plan uppenbara.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Na jednej úrovni sa preto výhody týchto cezhraničných programov spolupráce zdajú evidentné.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Na jedné úrovni se tedy výhody z programů přeshraniční spolupráce jeví velmi zřetelně.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.På den ene side synes fordelene ved disse grænseoverskridende programmer derfor åbenbar.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Por esa causa, son evidentes los beneficios de esos programas de cooperación transfronteriza.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Por isso mesmo, torna-se mais fácil a percepção das vantagens desses programas de cooperação transfronteiriça.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Prin urmare, la un nivel, beneficiile acestor programe de cooperare transfrontalieră par evidente.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Rajatylittävien yhteistyöohjelmien paikalliset hyödyt ovat siten ilmeiset.
Dolayısıyla, belirli bir düzeyde, bu sınır ötesi işbirliği programlarının faydaları açıktır.Tot op zekere hoogte lijken de voordelen van deze grensoverschrijdende samenwerking dus duidelijk.