fayda ile cümle

fayda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birinden fayda görmeyen hastaya diğeri verilir.This is used to treat a tongue-tied patient.
Fakat bu ışınlar faydadan çok zarar veriyorlardı.However, lack of radar prevented them from being very effective.
Bunlar büyük deniz savaşlarında faydalıydılar fakat küçük körfezlerde faydalı olamıyorlardı.They therefore could not be used in rough seas, and they were less effective against large warships.
İletişim için de faydalıdır.It is also communicating.
Windows Server 2003'te yapılan IPsec özellikler ve geliştirmeler faydaları.Benefits from IPsec features and improvements made in Windows Server 2003.
Drenaj temizleyiciler borulardaki saç ve yağları çözmek için bu methodtan faydalanırlar.Drain cleaners take advantage of this method to dissolve hair and fat in pipes.
Sütyenleri model model incelemekte fayda vardır.This is useful in model checking.
O yüzden sıcak çatışmalara en azından belli bir mesafeden fazla yaklaşmamakta fayda var.Therefore, it is unsafe to strike a lighter close to thermite.
Etinden ve sütünden faydalanılır.They are used for their milk and their meat.
Ve tüm bu faydalar ek bir ücret ödemeden gelir.However, all these advantages do come with a price.
Bunun faydasını uzun vadede görürsünüz.It can be seen on Beside You In Time.
Streptokok farenjiti olan bir kişide Antibiyotikler faydalı olabilir.An agent active against Streptococcus pneumoniae may have to be added.
Nanoteknoloji araştırmalarına eğilimler, virüslerden çok yönlü faydalanılmasına kapı aralamaktadır.Current trends in nanotechnology promise to make much more versatile use of viruses.
Şimdi buna göre okumakta fayda var.So it is definitely worth reading.
Helyumun düşük çözünürlüğü ayrıca, vurgun olarak bilinen durumda ek faydalar sağlamaktadır.If the woman is underage, then consent must be given from the guardian of her property.
Ulus, ayrıca ekonomik ölçeklerden de faydalandı.The nation also benefited from economies of scale.
Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler.It turned out that they were not suitable for melting down.
Ancak ikinci namluya power tapa bir fişek koymak faydalıdır.One die per power set by default.
Dereden sulama amaçlı faydalanılmaktadır.This is used for provenance.
Özellikle FIFA 10'un grafikleri günümüzün aşmış teknolojilerinden faydalanmaktadır."The allure of the 105-minute Tulu film is mainly due to its impressive technical accomplishments.
Son zamanlarda ise PCR tekniğinden faydalanılmaktadır.Rather, it is solely dependent on PCR.
Washington Enstitüsü’nün değerli çalışmalarından çok faydalandım."陈冲导演新作《英格力士》杀青 巨资还原时代风貌".
Gelgit enerjisinin %8–25'i faydalı hale dönüştürülebilir.To conclude, the establishment of an energy management system allows an energy saving of 8 to 15%.
Çiçekler, kuşlardan faydalanmak için onlara yakınsayarak evrilmiştir.Its wings are barred and it preys on birds.
Ayrıca kaplıcadan faydalanılan pansiyonlar bulunmaktadır.In addition, there is a cottage that can also be rented.
Örneğin bir kişi yalan söylerse en fazla faydayı elde edeceği bir durumda olsun.However, if one individual decides to cheat, they will obtain a greater individual advantage.
Yazar rivayetleri değerlendi­rirken çoğunlukla önceki alimlerin görüş­lerinden faydalanmıştır.Protestant writers at the time, and since, have often taken a highly negative view of Mary's reign.
Öncelikle, savaş öncesi tecrübelerinden faydalandı.He'd learned well from the first experience.
Ekinezyanın (kirpi otu)faydası hakkındaki kanıtlar tutarsızlık göstermektedir.Understanding the properties of fuzzy measures is useful in application.
Bu durum genel olarak daha pahalı ve kısıtlanmış faydalar sunar.This makes them expensive and limits their usefulness somewhat.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.Antiemetic medications may be helpful for treating vomiting in children.
Ormanın bu yöndeki hizmetleri, maddi faydaları ile ölçülemeyecek kadar fazladır.These section of the country rely heavily on the forest resources for their livelihood.
Çeşitli yörelerden birçok insan bu sudan faydalanmak için gelmektedir.Many people from different districts also come here to catch trains.
Ayrıca kauçuktan su geçirmezlik apresinde de faydalanılır.It can also drink from dew on the tip of leaves.
Pazarın genişlemesi sonucu ortaya çıkan ölçek ekonomilerinden faydalanma imkânı doğar.This is because shipping can take advantage of economies of scale.
Ancak bu aşıdan toplumun sadece çok küçük bir kısmı faydalanabilmektedir.For some communities this is one of the few income-generating opportunities.
Böyle bir dönemleştirme onlara göre hem olanaksız hem de faydasızdır.To do so would be both pointless and impossible.
Tasarıma özel faydaların halen ölçülmektedir.There were other benefits to this set design.
Dördüncü sezonda, Willow'un üzgünlüğünden faydalanmak ister ve hemen yanında belirir.In Season 11, he tries to be better to Ricky's family, and stay sober.
Penisilinin ilk olarak uygulanacağı şahıslara penisilin deri testi yapmakta fayda vardır.The technique is particularly useful when initial testing for enzyme activity is required.
Ayrıca tüm GSM operatörlerinden kolaylıkla faydalanılmaktadır.It also makes Hecke operators easier to work with.
Umarım bu örnekler faydalı olmuştur.So it's negative 4. I hope that helps.
Evet, ama bir denemekte fayda var.No, but we have to give it a shot.
Umarım bu videoyu faydalı buldunuz.Hopefully, you found this example useful.
2,5 milyar insanın sağlık hizmetlerinden faydalanma imkanı yok.2,5 billion people have no access to sanitation.
Bu tür işlemleri daha önce görmediyseniz şimdi öğrenmenizde fayda var. .And I think it's a good tool to have in your toolkit in case you've never seen it before.
Umarım bu dersi faydalı bulmuşsunuzdur.Anyway, hopefully, you found that useful.
Çünkü eşcinselliğin sana faydası yok. Bilmiyorum.- (Finebros) Why does it matter so much to other people who you love and who you marry?
Ve biz Güneş'in atmosferindeki altın bileşimini ölçmek için bu zayıf çizgiden faydalanıyoruz.And we use this weak feature to measure the composition of gold in the atmosphere of the Sun.
İsterseniz bunun nasıl faydalı bir şekilde çalıştığına dair birkaç örnek vereyim.Let me give you a couple of examples of how this works in a positive way.
Teknolojiyi direkt faydalar için kullanabiliriz.We can use technology for direct benefits.
"Ne faydası oldu?""How did that help you?"
Ve sanırım bu ekonominin nasıl büyüdüğünü anlamak açısından son derece faydalı.And I think it'll be profoundly useful in understanding how it is that economies grow.
Velocity-Ti performans kolyelerini takmanın faydasını görür.Veloci-Ti performance pendants.
- Bir çemberimiz var, diyelim. Bu çemberde faydalı çalışmalar yapabiliriz. -Let's say that I have a line that bisects - that bisects this chord from - from the center.
Okulda öğrendiklerim de oldukça faydalı oldu.And what I learned in school though was really beneficial.
Erkekler de eşitliğin faydasını göremiyor.Men don't have the benefits of equality either.
Umarım, bu soruyu faydalı bulmuşsunuzdur. -4.5 to the 1/3 power.
Sanırım siz de bu modeli faydalı bulacaksınız.I think this will prove to be useful for you.
İnanılmaz bir şekilde faydalı bir bitki, protein olarak da, tıbbi olarak da.Fantastically useful plant, both for protein and for medicine.

İlgili Sayfalar