fayda ile cümle
fayda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yaptığımın faydalı olduğunu düşünüyor musun?Do you think what I did was helpful?
Umarım bu tavsiye faydalıdır.I hope this advice is helpful.
Artık bunu inkar etmenin bir faydası yok.There's no point in denying it anymore.
Onu yapmaya çalışmanın faydasız olduğunu biliyorum.I know it's useless to try to do that.
Yetenek, sıkı çalışma olmadan faydasızdır.Talent is useless without hard work.
Sanırım Fransızca öğrenmek faydalı olurdu.I think learning French would be useful.
Sen öldüğünde para faydasızdır.Money is useless when you're dead.
Dünyadaki tüm paralar, sen öldüğünde faydasızdır.All the money in the world is useless when you're dead.
Ben bunun faydasız olduğunu biliyorum.I know it's useless.
Bir bilgisayar çok faydalıdır.Computers are very useful.
Onu yapmanın bir faydası yok.It's no use doing that.
Umarım bu dersi faydalı bulmuşsundur.I hope you found this lesson useful.
Ölüm kapınızı çaldığında dünyadaki tüm servet faydasızdır.All the wealth in the world is useless when death comes knocking on your door.
Yaptıklarımızdan kim faydalandı?Who benefited from what we did?
Bu nesneler çok faydalıdır.These objects are very useful.
Tom oldukça faydalı, üstelik hoşgörülü.Tom is quite helpful, indulgent even.
Tom bunu yapmanın faydalı olduğunu düşünüyor.Tom thinks doing that would be worthwhile.
Bunu yarın yapmanın bir faydası yok.It's no use doing that tomorrow.
Tom sonunda faydalı bir şey yaptı.Tom has finally done something useful.
Tom bunun yapılmasının faydalı olacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought that doing that would be worthwhile.
Sami annesinden faydalanıyordu.Sami was taking advantage of his mother.
Şimdi bunun sana ne faydası var?What good is that to you now?
Fayda görmüyorum.I see no benefit.
Kaçmak utanç verici, ama faydalı.Running away is shameful, but it's useful.
Tom insanlardan faydalanmayı iyi beceren biri.Tom is a very manipulative person.
Tedavinin faydası olmadı.Therapy didn't help.
Bunun hiç faydası yok.This isn't useful at all.
Bazıları yolsuzluğu kendileri faydalanamadığı için sevmez.Some people hate graft because they didn't get their share.
Tavsyesi çok faydalı oldu.Her advice was very helpful.
Tavsiyesinin hiç faydası olmadı.Her advice didn't help at all.
Akıllı bir adam hatalarından faydalanmalıdır.A wise man should profit from his mistakes.
Bilgisayarı yeniden başlat, bazen faydası oluyor.Reboot the computer — it sometimes helps.
Yanni ucuz iş gücünden faydalanarak Fas'ta bir iş yeri açtı.Yanni set up a workshop with cheap labor in Morocco.
Antrenmanı sana fayda sağlayacak şekilde ölçülü yap, işin suyunu çıkarıp kendini yıpratma.You should train to stimulate, not annihilate.
Tom'u daha fazla beklemenin bir faydası yok.There's no use waiting for Tom any longer.
Lukas çığlık attı ve bunun bir faydası olmadığını anlayana kadar ağladı.Lukas screamed and cried until he realized it was no use.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.He shall receive the blessing from the LORD, and righteousness from the God of his salvation.
Diğer hekimlerle hataları tartışmak faydalıdır.Discussing mistakes with other physicians is beneficial.
Uykunu hafızanın saklanmasına faydalı olduğu teorisi yeni bir fikir değil.The theory that sleep benefits memory retention is not a new idea.
Bunlardan sonra gelen müfessirler, bunlardan faydalanmışlardır.Then who so is ungrateful after that, they will be the rebellious.
ARCnet'in Ethernet üzerindeki bir başka faydası da kablo mesafesiydi.Another significant advantage ARCNET had over Ethernet was cable distance.
Bunun faydaları Sosyal Güvenlik'e ek gelir demektir.The benefits of this will go to Social Security.
ICF'yi kullanmanın hem sağlık profesyonelleri hem de hastalar için faydaları var.There are benefits of using the ICF for both the patient and the health professional.
Şimdi buna takıldık, benim bildiğim GPL 3'e geçmenin belirgin bir faydası yok.For the time being we stick to that, moving to GPL 3 has no evident benefits I know of.
Her durumda Filistin'deki Yahudi yerleşimi demiryolundan faydalandı.Jewish settlement in Palestine benefited the railroad in any case.
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.Social distinctions can be founded only on the common good.
Birçok önemli keşifler paleosismoloji tekniklerinden faydalanılarak yapılmıştır.Many notable discoveries have been made using the techniques of paleoseismology.
Dragoon planının sunmuş olduğu faydalardan biri, Marsilya Limanı'nın ele geçmesiydi.A planned benefit of Dragoon was the usefulness of the port of Marseille.
Ancak sonradan pek çok hayvanın da işlerini görecek aletlerden faydalanabildiği gözlenmiştir.Many animals are aware of fire and adapt their behavior to it.
Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığı belirli haklar, görevler ve faydalar içeren bir statüdür.Citizenship of the United States is a status that entails specific rights, duties and benefits.
Calvin'in amacı sıradan vatandaşların haklarını ve faydalarını korumaktı.Calvin aimed to protect the rights and the well-being of ordinary people.
Ekonomik: Faydalı olan şeyler ile ilgilenenler.The Economic, who is interested in what is useful.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.Hyperbaric oxygenation may be useful in addition to traditional treatments.
Portekiz ekonomisi, Müslüman devletlerle olan komşuluk durumundan oldukça faydalanmıştı.The Portuguese economy had benefited from its connections with neighbouring Muslim states.
Bu tip şişeler faydacı ve ticari sektörlerde bir amaca hizmet ediyor.These types of bottles are utilitarian and serve a purpose in commercial industries.
Faydalı olabilecek bir dizi tedavi mevcuttur.There are a number of treatments that may be useful.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Shall we behead him or no?”
Bu bir anlamda, fayda teorisinin 18.-19. yüzyılda gelişeceğinin bir habercisi idi.In some sense, this foreshadowed the development of utility theory in the 18th–19th century.
Bu hiyerarşiye bir galvanik serisi denir ve korozyonu öngörmede ve anlamada faydalıdır.This hierarchy is called a galvanic series and is useful in predicting and understanding corrosion.
Yapısal olarak aralarında aşağı düşmüş bir blok olan iki normal faydan oluşmuşlardır.Structurally, they are composed of two normal faults, with a down-dropped block between them.