Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıPewnie każdy by skorzystał na posiadaniu tej jednej zapamiętanej sekundy dziennie.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıSaya rasa semua orang akan mendapat keuntungan dari mengingat 1 detik ini.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıSzerintem mindenkinek a javára válna, ha lenne egy másodperce minden nap emlékezni.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıΝομίζω πως για τον καθένα θα ήταν χρήσιμο να θυμάται ένα δευτερόλεπτο κάθε μέρας.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıДумаю, всім буде корисно кожен день знімати саме ту, значущу, секунду життя.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıМисля, че всеки ще спечели, ако трябва да запомни само една секунда от всеки ден.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıСчитаю, что каждый извлёк бы пользу из одной секунды, чтобы запомнить каждый день.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıלדעתי, לכל אחד תהיה פרשנות שונה לגבי זה. לדעתי, כל אחד ייהנה מכך שתהיה לו שניה אחת שתזכיר לו כל יום.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıأعتقد أن الجميع سيستفيد من مجرد وجود هذا الثانية الواحدة لتذكر كل يوم.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdı私は 忘れてしまうことに うんざりしていますが
Bende bu kötü şans varken denemenin faydası yok. Bu aşikâr.Няма смисъл да се опитвам с моя кофти късмет.
Bende bu kötü şans varken denemenin faydası yok.Het heeft geen zin om te proberen, met mijn tegenslag altijd.
Bende bu kötü şans varken denemenin faydası yok.Minek próbálkozzak?
Bende bu kötü şans varken denemenin faydası yok.N-are rost să încerc, n-am noroc. Iată dovada !
Bende bu kötü şans varken denemenin faydası yok.Nein. Ich habe kein Glück, sieht man doch.
Bende bu kötü şans varken denemenin faydası yok.Nunca... - Tengo suerte, ésta es la prueba.
Bende bu kötü şans varken denemenin faydası yok.Zkouším to zbytečně s mojí smůlou.
Bende bu kötü şans varken denemenin faydası yok.Δεν αξίζει να προσπαθώ με την κακοτυχία μου.
Bende bu kötü şans varken denemenin faydası yok.Вряд ли! Мне никогда ни в чем не везло, доказательство этому...
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Ajattelin, että yritetäänpä rakentaa jotain molemmin puolin hyödyllistä.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Alors je me suis dit, il faut fabriquer quelque chose de mutuellement bénéfique.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Also habe ich mir gedacht: 'Bauen wir etwas, von dem beide Seiten profitieren.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Deci, m-am gandit, hai sa construim ceva care e reciproc benefic.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Dus dacht ik, laten we iets te bouwen waar we wederzijds voordeel van hebben.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Ezért arra gondoltam, építsünk valamit, ami kölcsönösen előnyös.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Jadi saya berpikir, mari membuat sesuatu yang saling menguntungkan.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.그래서 상호 이득이 되는 관계를 구축하고 싶었습니다.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Pomyślałem więc, że zbuduję coś co jest dobre dla obu stron.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Pomyslel jsem si, postavme něco, co je oboustranně přínosné.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Så, jag tänkte, låt oss bygga något som är ömsesidigt fördelaktigt.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Så, jeg tænkte, lad os bygge noget der er gavnligt for begge parter.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Tak som si pomyslel, poďme postaviť niečo, čo je vzájomne prospešné.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Thế nên, tôi nghĩ là, hãy xây dựng cái gì đó mà có lợi cho cả đôi bên.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Έτσι σκέφτηκα, ας κατασκευάσουμε κάτι που είναι αμοιβαία επωφελές.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Вот я и подумал сделать что-нибудь взаимовыгодное.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.И си помислих, хайде да построим нещо, което е взаимно изгодно.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.Отож, я вирішив: чому б не збудувати щось взаємовигідне?
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.אז חשבתי, למה שלא נבנה משהו שיביא תועלת הדדית.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.لذا فقد فكرت، لنبني شئ يكون متبادل المنفعة.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.お互いに利益を得られるものを考えてみようと
Ben haklıyım. Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.- A felszíni robbantás nem járna sikerrel.
Ben haklıyım. Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.Bombardearlo desde fuera no funcionará.
Ben haklıyım. Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz. Elinizde bir maytap olduğunu ve patladığını düşünün.!סלקי את הקליינטים מכאן, מהר
Ben haklıyım. Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.- Une frappe en surface sera inefficace.
Ben haklıyım. Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.Van buitenaf begin je niets.
Ben haklıyım. Göktaşını dışarıdan vurmanın faydası olmaz.- Обстрел отвън не помага.
Ben, Harry Stamper. Eğer Bear'ı görürseniz, onu aradığımı söyleyin. Yokluğumdan faydalanıp dağılmışlar..הוא גיאולוג .הוא בעל חווה מחוץ לאל-פאסו
Ben ki 20 senedir yapay zekâ üzerine uğraşmaktayım ve pek de faydasını gördüm.Tôi đã làm việc với trí tuệ nhân tạo tầm 20 năm, và nó thực sự đáng học.
Ben ki 20 senedir yapay zekâ üzerine uğraşmaktayım ve pek de faydasını gördüm.心からやりがいを感じています AIのすばらしさと面白さを共に分かち合いましょう
Ben, onun tıbba nasıl bir faydası olduğunu öğrenmek istiyorum.Искам да знам какво е направил за напредъка на медицината.
Ben ve bazı meslektaşlarım bundan nasıl faydalanabileceğimiz... ...konusunda düşündüğümüz bir sürü biçimi var.Ada sejumlah versi lain mengenai hal itu yang sedang saya telusuri bersama beberapa rekan saya.
Ben ve bazı meslektaşlarım bundan nasıl faydalanabileceğimiz... ...konusunda düşündüğümüz bir sürü biçimi var.Có một loạt các phiên bản khác của nó mà tôi và một số cộng tác viên đã nghĩ tới làm sao để khai thác.
Ben ve bazı meslektaşlarım bundan nasıl faydalanabileceğimiz... ...konusunda düşündüğümüz bir sürü biçimi var.Ennek van más verziója is, amiről pár kollégával kigondoltuk, hogy hogyan lehet kihasználni.
Ben ve bazı meslektaşlarım bundan nasıl faydalanabileceğimiz... ...konusunda düşündüğümüz bir sürü biçimi var.Hay otras versiones que yo y otros colaboradores hemos pensado en explotar.
Ben ve bazı meslektaşlarım bundan nasıl faydalanabileceğimiz... ...konusunda düşündüğümüz bir sürü biçimi var.Il en existe un tas d'autres versions, par moi et d'autres, sur comment l'exploiter.
Ben ve bazı meslektaşlarım bundan nasıl faydalanabileceğimiz... ...konusunda düşündüğümüz bir sürü biçimi var.Io ed alcuni collaboratori, in molte versioni di questo modello, abbiamo riflettuto su come sfruttarla.
Ben ve bazı meslektaşlarım bundan nasıl faydalanabileceğimiz... ...konusunda düşündüğümüz bir sürü biçimi var.Jest pełno innych jej wersji nad którymi ja i niektórzy współpracownicy myśleliśmy by jakoś je wykorzystać.
Ben ve bazı meslektaşlarım bundan nasıl faydalanabileceğimiz... ...konusunda düşündüğümüz bir sürü biçimi var.Je tady mnoho dalších verzí, které jsme já a někteří spolupracovníci našli k tomu, jak to využít.
Ben ve bazı meslektaşlarım bundan nasıl faydalanabileceğimiz... ...konusunda düşündüğümüz bir sürü biçimi var.Je tu mnoho ďalších verzií, o ktorých sme spolu so spolupracovníkmi premýšľali, ako ich využiť.
Ben ve bazı meslektaşlarım bundan nasıl faydalanabileceğimiz... ...konusunda düşündüğümüz bir sürü biçimi var.나와 내가 함께 일하는 사람들은 이것 말고도 개발할 수 있는 여러가지 다른 방법들 또한 있다.