Ana içeriğe geç
Sözlük

fayda ile cümle

fayda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü hatırlatmak mü'minlere fayda verir" (51:55)Fa'inna Adh-Dhikrá Tanfa'u Al-Mu'uminina"(51:55)
Her yerdeler, ve bunlardan nasıl faydalanacağımızı bilmemiz gerek.Well, let's go hand by hand and browse through just a few examples.
Ve tabii bahsettiğim gibi bu maliyete değecek faydalar var.And, of course, as I mentioned, this cost has corresponding benefits.
Şimdi fedakarlıkta bulunursunuz ki ileride faydasını göresiniz.You sacrifice now for a return later.
Faydası oldu mu, bilmiyorum. -I don't know if that helps.
Umarım, bunu faydalı bulmuşsunuzdur.Anyway, hope you found that vaguely useful.
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.I even wait until midnight to give them the full advantage the dark.
Oysa bilgisinden faydalandığım insanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu.The majority of the people from whom I learned didn't know English.
Ama en sağda da başkaları var. Bunlar da propoganda'dan faydalanmış kimseler.But then also many people on the far right who seem to benefit from propaganda.
Jeremy Bentham, büyük faydacı (utilitaryan) filozof bir defasında bir tartışma başlatmıştı.Jeremy Bentham, the great utilitarian philosopher, once spiked this argument.
Ne mutlu ki, bu araçtan faydalanamayan bir kesim insan var.And, very happily, there's one class of people who really can't make use of this tool.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.And that is the kind of discipline that it takes to make really mature use of this media.
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik.Another benefit of Wi-Fi, we learned yesterday about the benefits of Wi-Fi.
Şekerlemenin faydaları uykuda kaldığınız sürenin uzunluğuyla bağlantılıdır.The benefits of napping are tied to the length of time in which you are asleep.
Andre, Gerçeği bilmek için. Sizin hayatta olduğunuzu, insanlara anlatmaya değmez, faydasızdır.André, it's not worth telling people you're alive, it's no use.
Bu panonun faydalı olduğu bir durum. . .So this is one where the clipboard is definitely going to come in useful.
Ama yine de biraz daha disiplinli olması faydasına olurdu.But I think it could still benefit from more discipline.
Hangi bedelleri ödeyeceğiz? Ve bunların sağlayacağı faydalar neler olacak?What will be the cost and what will be the benefit of that?
Ama deniliyor ki, bu konuda yapabileceğimiz büyük harcamalar sonucu çok küçük faydalar göreceğiz.But it's saying that what we can do about it is very little, at a very high cost.
Buna karşın sağladığı fayda da çok küçük.Yet it would do very little good.
Ki bu küçük bir fayda, ama yeterli bir fayda değil.Which is a little good, but not very much good.
Yani buradaki fikirle, büyük paralar karşılığında çok küçük faydalar elde edebildiğimiz.So the idea here really is to say, well, we've spent a lot of money doing a little good.
Yoksa yarısı ile inanılmaz faydalar sağlayabileceğimiz başka işlere mi yatırım yapmalıyız?Or half the amount on doing an amazing amount of good?
Çok ciddi faydalar sağlanabilirdi, ama bu da çok ama çok büyük maliyetli bir iş.It would do a lot of good, but it's also very, very costly.
Ona saçmaladığını, onları faydalı işlerde kullanmak için eğitmemiz gerektiğini söyledim.I said that was stupid, you know, maybe we should just train them to do something useful.
Ben de her iki tarafa da faydası olacak bir şey yapsam diye düşündüm.So, I thought, let's build something that's mutually beneficial.
Bunun şimdilik bize faydası yok.That's not going to help us.
Peki size bu 10 saniye içinde bu faydalı işi yaptırabilir miyiz?So can we get you to do useful work for those 10 seconds?
Sonuçta umarım bu sizin için faydalı olur.Anyway, hopefully you found that helpful.
O zaman bu neden faydalı ki?So why is this even useful?
"Sana sunulmuş nimetlerden faydalanırsan..." dedim ve salgıyı sıyırdım aldım.I thought, "If you take what you're given in this world ..." So I scraped it off.
Ortak fayda fikri mülkiyet tarafından ezilmiş bir mimdir.The common good is a meme that was overwhelmed by intellectual property.
İlerideki sunumlarda, terstürevin faydalarını da anlatacağım. -And in future presentations I'll give you more of an intuition of why the antiderivative is useful.
Aslında bu çizim, yapmak istediğim daha önemli düzeltme için faydalı olacak.And let me draw the sodium potassium pump right here.
Tekrar söylemekte fayda var; bu da optik bir oyun değildir.This is what you would see.
Bunlar çok faydasız.These are useless.
Yalnızca kendilerine fayda sağlayacak işleri istemiyoruz.We don't want the deeds just for their own sake.
Aynı kabileden olduklarında, ortaklıklarının faydalarını da içeride tuttular.Once they were all in the same tribe, they could keep the benefits of cooperation locked inside.
Aktifleriniz, size gelecekte fayda sağlayacak olan şeylerdir. .An asset is something that's going to give you some future economic benefit.
Yani demiri füzyonlamak çekirdeğe faydalı olmaz.So to fuse iron won't help support the core.
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzWe're also trying to collect our information and become more technologically literate.
Ekonomik sistemden, faydalananlarla tartýţamazsýnýz.- We've got a couple of myths on the left that I would REALLY encourage us to get over.
Şimdi, bunun diğer bir faydası daha pratik.Now, the other use of this is practical.
Çok faydalı. İkinci ekosistem hizmeti.Very useful second ecosystem service.
Diyorlar ki: "Bu işten bize bir fayda olsaydı, burada öldürülmezdik."They say: "If we had a say in the affair we would not have been killed in this place."
Allah buyurdu: "Bu, sadıklara, doğruluklarının fayda sağlayacağı gündür.God will say: 'This is the day when the truthful shall profit by their truthfulness.
O gün Rahman'ın izin verip sözünden hoşlandığı kimseden başkasının şefa'ati fayda vermez.On that day no intercession will matter other than his whom Ar-Rahman grants permission and accepts.
Kim tevbe eder ve faydalı iş yaparsa o, makbul bir kimse olarak Allah'a döner.Whosoever repents and does the right, will have turned back to God by way of repentance;
Yahut size fayda veya zarar verebiliyorlar mı?Or do they benefit you, or do you harm?"
Fakat hışmımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine bir fayda sağlamadı.But then their affirming served them nothing after they had seen Our torment.
Bunlar üstün hikmettir! Ama uyarılar fayda vermiyor.Containing consummate wisdom; yet warnings were of no avail.
Ki ne serindir, ne faydalı.Neither cool nor agreeable.
Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.We have made it as a reminder and convenience for the needy.
Artık onlara şefa'atçilerin şefa'ati fayda vermez.So, the intercession of intercessors will not avail them.
Çukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.And his riches will not avail him when he falls headlong (into the Abyss).
Günahları faydasından daha büyüktür".And they ask you what they should give.
İnkar eden kimselerin malları ve çocukları, Allah'tan yana, onlara bir fayda vermeyecektir.As for those who disbelieve, neither wealth nor children will avail them in the least against God.
"Size zarar da fayda da veremeyecek, Allah'tan başka birine mi kulluk ediyorsunuz?" de.Tell them: "Leaving God aside, will you worship something that has no power over your loss or gain?"
De ki: "Allah'ın dilemesi dışında ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim.Tell them: "I am not master of my own gain or loss but as God may please.
İnanmayacak bir millete ayetler ve uyarmalar fayda vermez.But signs or warnings will be of no avail to those who do not believe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod