Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,De valóban ne hagyjuk figyelmen kívül, hogy a vallások valamiféle törésvonalat képviselnek,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,그러니 실수하지 마세요, 종교는 단지 핑계일 뿐이죠.
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Maar vergis je niet, religie is een soort breuklijn
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Mais ne vous y trompez pas, la religion est une sorte de faille,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Ma non bisogna sbagliarsi, la religione è una specie di confine,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Pero no nos equivoquemos: la religión es una discrepancia
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Μην απατάστε όμως, η θρησκεία είναι ένα είδος αδύναμου ενδιάμεσου παράγοντα,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Но не надо обольщаться - религия является своего рода водоразделом.
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Но не се заблуждавайте - религията е нещо като критична зона
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,אך אל תטעו, הדת היא מעין קו שבר,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,ولكن لا نخطئ، الدين هو أحد المفاهيم الكبيرة
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,ある地域内で争いの根が深くなると 宗教は巻き込まれて
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Aber es nützt jetzt", dachte die arme Alice, "so tun, als zwei Menschen sein!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ale to nemá smysl teď," chudí si Alice, "předstírat, že se dva lidé!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ale to nemá zmysel teraz 'si chudobní Alice," predstierať, že sa dvaja ľudia!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ale to nie ma sensu teraz," myśli biednych Alice "udawać dwóch osób!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Ampak to nima smisla sedaj," mislil slabo Alice, "da se pretvarjamo, da se dve osebi!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Dar e nici un folos acum," gândire slabă Alice, "să pretindă să fie două persoane!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"De ez nem használ most" gondolta szegény Alice, "a magát a két ember!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!'하지만 지금은 소용 없다'가난한 앨리스, '이명 척 생각!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!'Maar het is nu geen zin,' dacht arme Alice, 'te doen alsof twee mensen!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!'Ma è inutile ora,' pensava la povera Alice, 'far finta di essere due persone!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Mais il ne sert à rien maintenant", pensa la pauvre Alice, "pour faire semblant d'être deux personnes!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Mas não adianta agora", pensou a pobre Alice, "fingir ser duas pessoas!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Men det är ingen idé nu, tänkte stackars Alice," att låtsas vara två personer!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Men det nytter ikke nu," tænkte stakkels Alice, "for at foregive at være to personer!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Mutta se ei ole nyt käytössä," ajatteli huono Alice, "teeskennellä olevansa kaksi ihmistä!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Nhưng nó không sử dụng, nghĩ rằng người nghèo Alice, để giả vờ là hai người!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Pero no sirve de nada ahora", pensó la pobre Alicia, "fingir ser dos personas!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Tapi ada gunanya sekarang," pikir miskin Alice, 'berpura-pura menjadi dua orang!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Αλλά δεν είναι καμία χρήση τώρα", σκέφτηκε κακή Alice, να προσποιούνται ότι είναι δύο άτομα!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Але це марно тепер, думав бідна Аліса," прикинутися двох людей!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Но това не се използват сега," - помисли бедните Алис, да се преструвам, за да бъдат двама души!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"Но это бесполезно теперь, думал бедная Алиса," притвориться двух человек!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"אבל אין טעם עכשיו," חשבה אליס המסכנה, "להעמיד פנים שני אנשים!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!"ولكن لا فائدة الآن ،' الفكر أليس الفقراء ، 'لندعي أن شخصين!
'Ama şimdi hiçbir faydası,' kötü Alice, 'iki kişi gibi davranırlar!なぜ、ONE立派な人を作るために残ってくれたのを意識した方があるよ!"
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?Ale pak jsem si pomyslel, existuje způsob jak z tohoto úsilí získat něco dobrého pro lidstvo?
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?"Existirá alguma forma de utilizar este esforço "para qualquer coisa boa para a humanidade?"
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?Hotel sem najti način, kako bi ta trud uporabnikov spremenili v nekaj dobrega za človeštvo.
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?저는 그래서 캡차를 입력하는 시간을 인류를 위해 좋은 일을 하는데 쓸수 있을까 생각했죠.
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?Maar ik vroeg me af er geen manier was om deze inspanning te gebruiken voor iets dat goed is voor de mensheid.
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?Ma poi ho cominciato a pensare, c'è un modo di usare questo sforzo per qualcosa che sia buono per l'umanità?
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?Uvažoval som, či je spôsob, ako ich využiť na niečo osožné pre ľudstvo.
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?Y me pregunté si habría alguna forma de usar este esfuerzo en algo de utilidad para la humanidad.
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?Zacząłem myśleć, czy można wysiłek wkładany w ich pisanie wykorzystać tak, by przyniósł ludzkości pożytek?
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?Але потім я почав розмірковувати, чи існує шлях, коли ми зможемо використати це для чогось корисного людям?
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?Я начал думать, можно ли использовать эти усилия с пользой для человечества?
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?ואז חשבתי, כמובן אי אפשר פשוט להיפטר מהקאפצ'ות האלה, כי בטיחות הרשת דיי תלויה בהם
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?لكنني بدأت أفكر، هل ثمة طريقة يمكننا بها تطويع هذا الجهد في أمر يفيد البشرية ؟
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?但是否有乜辦法可以將佢利用起來 為人類做嘀好事?
Ama sonra bu uğraşıyı insanlığa faydalı olacak bir şekilde kullanabilir miyiz diye düşünmeye başladım?利用できないかと考えました どういうことかと言うと
Ama yerel, sürdürülebilir antiangigenik tahıllardan yapılmış sağlıklı bir beslemeden herkes faydalanabilir.Diät, basierend auf lokalen, nachhaltigen Getreidearten profitieren.
Ama yerel, sürdürülebilir antiangigenik tahıllardan yapılmış sağlıklı bir beslemeden herkes faydalanabilir.그러나 모든사람들은 지역의 지속가능한 항혈관신생 농작물들로부터 기초한 건강한 식사로 이익을 볼 수 있습니다.
Ama yerel, sürdürülebilir antiangigenik tahıllardan yapılmış sağlıklı bir beslemeden herkes faydalanabilir.אבל כל אחד יכול ליהנות מדיאטה בריאה המתבססת על יבול מקומי ובר קיימא, שהוא אנטי-אנגיוגנטי.
Ama yerel, sürdürülebilir antiangigenik tahıllardan yapılmış sağlıklı bir beslemeden herkes faydalanabilir.و لكن يمكن للجميع أن ينتفع من غذاء صحي مبني على محاصيل محلية ثابتة ,مضادة لتولد الأوعية.
Ama yerel, sürdürülebilir antiangigenik tahıllardan yapılmış sağlıklı bir beslemeden herkes faydalanabilir.血管新生を抑制する農作物でつくる健康的な食事は 誰もが恩恵を受けられます 最後になりますが
Ama yine de biraz daha disiplinli olması faydasına olurdu.Aber ich denke, er könnte immer noch mehr Disziplin gebrauchen.
Ama yine de biraz daha disiplinli olması faydasına olurdu.Ale sądzę, że przydałoby się trochę dyscypliny.
Ama yine de biraz daha disiplinli olması faydasına olurdu.Apesar disso, acho que podia beneficiar de mais disciplina.