Ana içeriğe geç
Sözlük

fay ile cümle

fay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Ilustre Hermandad y Cofradía del Sagrado Descendimiento de Nuestro Señor (Descendimiento).
Bu durumda onları faydalandırın."¡Hazte cargo de todo esto!”.
Yüksek sorumluluğun faydaları açıktır.Los beneficios de una alta responsabilidad son obvios.
Bunların da sağlığa faydalı olabilecekleri yönünde gittikçe daha kesin işaretler vardır.Hacían objetos que eran útiles más que los usaban para decoración.
Demir yolunun onarılması ve yeniden açılması girişimleri yapıldı ancak faydalı olmadı.Se hicieron intentos para reparar y volver a abrir la vía férrea, pero fue en vano.
Camera lucida ile çalışırken siyah kâğıt kullanmak ve beyaz kalem ile çizmek faydalıdır.Al trabajar con una cámara lúcida es recomendable utilizar papel negro y dibujar con un lápiz blanco.
Ekonomik: Faydalı olan şeyler ile ilgilenenler.La económica, que está interesada en lo que es útil.
TFT teknolojisinin en faydalı yönü, ekrandaki her piksel için ayrı bir transistör kullanılmasıdır.El aspecto más beneficioso de la tecnología TFT es un transistor para cada píxel en la pantalla.
Ehemmiyetlerine binaen umumî hükümleri ihtiva eden bu maddelerin aynen derci faydalı görülmüştür.La propiedad de los bienes es una fuente de infinitas pasiones de las que vosotros estáis limpios.
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.Las distinciones sociales sólo pueden fundarse en la utilidad común.
Çeşitli yörelerden birçok insan bu sudan faydalanmak için gelmektedir.Mucha gente viene de los pueblos de alrededor para llevarse esta agua.
Bunlardan ilki, liberal ve faydacı Herzl ve Nordau ekolüdür.Una es la escuela liberal o utilitaria de Herzl y Nordau.
Çiçekler, kuşlardan faydalanmak için onlara yakınsayarak evrilmiştir.Sus hojas y frutos son consumidos por las aves.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Sin perjudicar sus orígenes algo se les desprende o resulta indiferente.
İnşallah takımıma faydalı olurum.Creo en mi equipo.
Ayrıca kaplıcadan faydalanılan pansiyonlar bulunmaktadır.Naturalmente, también tienen gastos de mantenimiento.
Dualshock 3 kullanan oyuncular ise titreşim özelliğinden faydalanabilmektedir.Para jugar, DualShock 3 está soportado de forma nativa.
Değerli, faydalı ya da güzel şeyler vardı.Lo bueno, lo útil y lo bello.
1961) 1997 - Dodi Al Fayed, Mısır kökenli İngiliz vatandaşı iş adamı (d.1997: Dodi Al-Fayed, empresario egipcio (n.
Bu gözlemler ve diğerleri süreklilikle ilgili araştırmaların önünün açılmasında büyük faydası dokunmuştur.Todos estos aspectos y otros muchos siguen abiertos a la discusión histórica.
Bu reaksiyon faydalı veya zararlı olabilir.Esto puede ser beneficioso o perjudicial.
Bu durumdan monarşi yanlıları faydalanacak ve iktidarı ele geçireceklerdi.Más adelante, los mercenarios tomarían buena nota de su poder.
Böylece tüketici sadece bir mal alarak faydasını maksimize etmez.La orquesta no sólo sirve para cubrir algo extra.
Loerzer'in Hermann Göring'le uzun arkadaşlığının faydası olmuştu ve 1938'de tümgeneralliğe getirildi.Loerzer se benefició de su amistad con Göring el mayor general en 1938.
Gene de daha ayrıntılı çalışmalara başlangıç olarak faydalı sayılırlar.Por lo menos, parece justificable dedicarle algún estudio.
İletişim için de faydalıdır.Ayuda a mejorar la comunicación.
Kral Faysal'ın, 25 Mart 1975'te yeğeni tarafından öldürülmesinin ardından tahta geçti.El rey Faisal fue asesinado por su sobrino el 25 de marzo de 1975 y le sucedió Jalid.
Erişim tarihi: 18 Şubat 2016. ^ Fay-Wei Li, Kathleen M. Pryer, Michael D. Windham (2012).Consultado el 29 de enero de 2013. Fay-Wei Li, Kathleen M. Pryer, Michael D. Windham (2012).
Maddenin katı ve sıvı formda diğer haller arasındaki faydalı mezofazlar.Mesofases útiles entre sólido y líquido forman otros estados de la materia.
Şimdi buna göre okumakta fayda var.Sólo por esto ya merece la pena leerla.
Çocukların Zihinsel gelişimine çok faydalıdır.Claves para el bienestar emocional de los hijos.
Çok geniş bir kullanma sahası vardır. pek çok ürün için faydalıdır.Es una costumbre de buena vecindad y de otra manera habría que tirar mucho producto.
Bununla birlikte, idrardaki glukoz ölçümleri çok daha az faydalıdır.Sin embargo, el uso de lápices de color de menor calidad tiene sus ventajas.
Kadıköy beldesine taşımalı eğitimden faydalanmakta yani Kadıköy de eğitimlerine devam etmektedirler.Para adivinar la inteligencia en un varón, la hembra también requiera inteligencia.
Sonrasında Fayetteville, Kuzey Karolina’ya yerleştiler.Actualmente reside en Fayetteville, Carolina del Norte.
Hatta bazı durumlarda daha uzun süreli faydaları da olmuştur.Lo ayudaron económicamente en más de una oportunidad.
Ağrılı bölgeye masaj yapılması da faydalıdır.La hernia provoca dolor en la zona lumbar.
Klinik belirtiler çıktıktan sonra aşıdan fayda beklenemez.El seguimiento es innecesario si los síntomas desaparecen.
Sistemlerden yararlanma ve verimlilik gelişmeleri çoğunlukla %10-20’lik bir fayda artışı sağlar.En ingeniería a veces es admisible prever un incremento 10-20% del rendimiento mediante mejoras en el diseño.
Zararı yok etmek, fayda sağlamaktan iyidir.Porque es más fácil destruir que edificar.
Gelgit enerjisinin %8–25'i faydalı hale dönüştürülebilir.Actualmente del 8-10% de la energía es renovable.
Her iki senede periyodik olarak göz kontrollerinden geçmelerinde fayda vardır.Sólo necesitan pasar la inspección de vehículos cada dos años.
Michonne, durumdan faydalanarak oradan uzaklaşır ve bağlı olduğu ellerini çözmeyi başarır.Michonne, aprovechando la situación, rueda y se desata.
Ancak tüm dezavantajlı gruplar da temastan aynı düzeyde 'fayda sağlamamaktadır'.La mayoría de las personas que cometen esta falacia no dudan de la "razón misma".
Bilginin faydası ve bilgisizliğin zararı hakkında olan konuyu işlemiştir.La mayoría de su investigación trata de razonamiento sobre conocimiento e incertidumbre.
İnsana fayda sağlamak.Valorización del ser humano.
Çar Petro bu durumdan çok iyi faydalandı.Creo que Pedro lo tomó bastante bien.
Değer= Faydalar – Maliyetler.De los beneficios (De Beneficiis).
Bu göçün faydalı yönleri de yok değildi.No solo esta planta tuvo problemas.
Buna rağmen bu kaynaklarda da faydalı bilgiler bulmak mümkündür.Aun así, se puede tomar una imagen útil de los mismos.
Hemen Dodi Al Fayed'le görüşmeye başladı.Sin embargo, en algunas se veía relajada y tomada de la mano con Al Fayed.
2003) 1935 - II. Faysal, Irak Kralı (ö.1935: Faysal II, último rey iraquí (f.
Fakat diğer Harezmşahlar bu keşmekeşten faydalanmayı fırsat bildiler.Fue una oportunidad para que otros desarrolladores descubrieran la nueva aplicación.
WiMAX ve Flarions FLASH-OFDM tekniklerinden faydalanılarak geliştirilmiştir.El Qualcomm Flarion Technologies móvil Flash-OFDM.
Polatlı'nın neredeyse bütün imkanlarından faydalanılmaktadır.De esta manera se estarían utilizando casi completamente las capacidades de las capas.
Toplamda ise, üniversite öğrencileri kentteki 8 ayrı spor merkezinden faydalanabilmektedir.Es así como todos estos centros se agruparon dando lugar a 8 instituciones educativas en el municipio.
Sacrobosco, kendi kitabını yazarken bu eserden faydalanmıştır.Gómez continuó, ya que está en dicho libro.
12 Kasım 1999 Düzce Depremi, Düzce fayının hareketi sonucu oluşmuştur.Humor involuntario Programa especial del 10 de mayo de 1999, el cual era de errores.
Maddenin eylemsizlik özelliğinden faydalandığını belirtti.Dijo que se sentía ningún beneficio del tratamiento.
Faylanmaya bağlı gerilim ve sıkışma neticesinde Ege kıyılarında horst-graben sistemi oluşmuştur.Al este penetra en la depresión Calatayud-Daroca-Teruel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod