Faulkner der ki, "Geçmiş ölmüş değildir, hatta geçmiş bile değildir."Ο Φόκνερ είπε κάποτε: "Το παρελθόν δεν έχει πεθάνει, δεν είναι καν παρελθόν".
Faulkner der ki, "Geçmiş ölmüş değildir, hatta geçmiş bile değildir."Фокнър казва: "Миналото не умира, то дори не е минало."
Faulkner der ki, "Geçmiş ölmüş değildir, hatta geçmiş bile değildir."Фолкнер писав: "Минуле ніколи не вмирає, воно навіть не є минулим."
Faulkner der ki, "Geçmiş ölmüş değildir, hatta geçmiş bile değildir."פוקנר אמר פעם: "העבר לא מת, הוא אפילו איננו העבר."
Faulkner der ki, "Geçmiş ölmüş değildir, hatta geçmiş bile değildir."فوكنر قال ذات مرة : "إن الماضي لم يمت، انه حتى لم يمضي ".
Faulkner der ki, "Geçmiş ölmüş değildir, hatta geçmiş bile değildir."過去ですらない" 事実 人間は脳内に長年の
Faulkner’ın As I Lay Dying adlı eserini itiraf edebileceğimden çok kez tekrar tekrar okudum.GV: Hoe zie jij de Caraïbische literatuur verder evolueren en waar situeer je jezelf?
Faulkner’ın As I Lay Dying adlı eserini itiraf edebileceğimden çok kez tekrar tekrar okudum.Releo Mientras agonizo de Faulkner con más frecuencia de la que admito.
Faulkner’ın As I Lay Dying adlı eserini itiraf edebileceğimden çok kez tekrar tekrar okudum.Со временем, когда я напишу больше работ, мой голос мог бы найти в ней место.
He's tight lipped, man. What's my fault?. הוא חזק-שפתיים, בנאדם מה אשמתי?
Kazandıracak 3'lüğü atacakken biri faul yapıyor.O tiro de 3 pontos da vitória, alguém me empurra.
Kazandıracak 3'lüğü atacakken biri faul yapıyor.Zwycięski rzut za 3 punkty, ktoś mnie zfaulował.
Kazandıracak 3'lüğü atacakken biri faul yapıyor.Печелившият 3-точков удар, някой ме обърка.
Kazandıracak 3'lüğü atacakken biri faul yapıyor.それで、3回のフリースローを得たとします。
None of what happened was my fault.Nada de lo que pasó fue culpa mía.
None of what happened was my fault.Nici unul dintre ceea ce sa întâmplat a fost vina mea.
None of what happened was my fault.Κανείς δεν υπέφερε περισσότερο από ό, τι έκανα.
None of what happened was my fault.דבר ממה שקרה היה באשמתי
Oh, I am sorry, ladies. But it's his fault.Έλα ρε συ, μην είσαι κόπανος τώρα.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Dali ele é o Deus da brisa justos ou não é invocado pela primeira vez para favorável ventos.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Därifrån är det Gud vindar mässa eller foul är först åberopas för en gynnsam vindar.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Dari situ sungai itu adalah Allah yang adil atau busuk angin pertama dipanggil untuk menguntungkan angin.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.De acolo este Dumnezeul briza echitabil sau fault este invocat pentru prima favorabil vânturi.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.De allí que es el Dios de las brisas fair o foul se invocó por primera vez de favorable vientos.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.De là, il est le Dieu de la brise de gré ou de force est d'abord invoqué pour favorables vents.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Derfra er det Gud briser fair eller foul er først påberåbes for gunstig vind.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Di là è il Dio delle brezze lecito o illecito viene prima invocato per favore venti.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.그런 고로에서 그것이 공정이나 더러운 바람의 하나님이다 먼저 유리한 불려입니다 바람.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Od tam je Bog breezes sejma ali napaka je prvič sklicevala na ugodne vetrovi.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Odtiaľ je to boh vetra trh alebo faul je prvý použil pre priaznivé vetry.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Odtud je to bůh větru trh nebo faul je první použil pro příznivé větry.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Onnan, hogy az Isten igazságos szellő vagy trágár először hivatkoznak kedvező szél.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Sieltä se on Jumala tuulet oikeudenmukainen tai rumaa ensin vedota suotuisa tuulet.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Stamtąd jest Bóg wiatr targach lub faul jest odwołała się do korzystnego wiatry.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Từ từ đó nó là Thiên Chúa của gió công bằng hoặc hôi là lần đầu tiên gọi cho thuận lợi gió.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Van daar is de God van de wind goed of fout is in de eerste ingeroepen voor een gunstige winden.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Von dort ist es der Gott der Winde fair oder foul ist zunächst für günstige aufgerufen Winden.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Από εκεί είναι ο Θεός του αύρα δίκαιη ή φάουλ είναι η πρώτη φορά επικαλέστηκε για ευνοϊκή ανέμους.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Звідти він бог бриз справедливої і неправдами Перші викликають на сприятливу вітрів.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.От там той е Бог на бриз, справедливо или фал е ползвана за благоприятна ветрове.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Оттуда он бог бриз справедливой и неправдами первым вызывается на благоприятную ветров.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.משם הוא האלוהים של משבי הוגן או עבירה מופעלת הראשונה חיובית הרוחות.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.يتم استدعاء من هناك أولا من هو إله النسائم عادلة أو مخالفة للموات الرياح.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.風。 はい、その通路からではなく、完全な航海world'saの船、そして説教壇
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.1ここで 時計は、修道士であり、そしてロミオの男slaughter'd
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.Cari PRINCE, mencari, dan tahu bagaimana pembunuhan ini busuk datang.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.왕자 검색, 탐색,이 더러운 살인 사건이 오는 방법을 알고.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.PRINCE Buscar, buscar y conocer cómo este vil asesinato viene.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.PRINCE Cautati, căuta, şi să ştie cum vine aceasta crima fault.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.PRINCE Cerca, cerca, e sa come questo omicidio fallo viene.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.PRINCE Hľadať, hľadať, a viete, ako to faul je vražda.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.PRINCE Hledat, hledat, a víte, jak to faul je vražda.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.PRINCE keresés, keresnek, és tudják, hogy ez a rossz gyilkosság jut.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.PRINCE Pesquisar, procurar, e saber como este assassinato sujo vem.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.PRINCE recherche, chercher, et savoir comment cette faute vient assassiner.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.Prince Search, etsiä, ja tietää, miten tämä virhe murha tulee.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.PRINCE Search, iščejo, in vem, kako to napaka umor prihaja.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.PRINCE Search, szukać i wiem jak to morderstwo jest faul.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.PRINCE Søg, søge, og vide, hvordan denne fejl mord kommer.
PRENS Arama, aramak ve bu faul cinayeti nasıl geliyor biliyor.Prince Sök, sök, och vet hur det foul mord kommer.