Tüm faturalar bilgisayarlar tarafından düzenlenir.The bills are all done by computers.
Doktor faturaları birikimlerimizi gerçekten azaltıyor.Doctors' bills really cut into our savings.
Azınlık partisi, faturaların geçişini engellemek için son çabayı sarfetti.The minority party made a last-ditch effort to block passage of the bills.
Kredi firmaları kendi müşterilerine aylık faturalar gönderir.Credit companies send their customers monthly bills.
Ödenmeyen faturalar nedeniyle benim telefon hizmetim kesildi.My telephone service was cut off because of unpaid bills.
Ayın sonunda faturalarımızı ödemeliyiz.We pay our bills at the end of the month.
Bütün Amerikan faturaları renk olarak benzerdir.All American bills are similar in color.
Bir sürü insan faturalarını ödeme konusunda endişeleniyor.Many people worry about paying their bills.
Tom geçen ay onun faturalarını ödemek için zar zor yeterli paraya sahipti.Tom had barely enough money to pay his bills last month.
Büyük faturaları mı yoksa küçük faturaları mı istiyorsun?Would you like big bills or small bills?
Tom Mary'nin faturalarını zamanında ödeyeceğini varsaydı.Tom assumed that Mary would pay her bills on time.
Tüm telefon faturalarımı bu kutuda saklıyorum.I keep all my telephone receipts in this box.
Neden faturaları ödemek her zaman benim sorumluluğum?Why is it always my responsibility to pay the bills?
Tom'un faturalarını ödemediğini nasıl öğrendin?How did you find out that Tom hadn't paid his bills?
Neden faturalarını zamanında ödeyemediklerini söylediler mi?Did they say why they couldn't pay their bill on time?
Geçen ay faturalarımı ödemeyi neredeyse unutuyordum.I almost forgot to pay my bills last month.
Bizim için tüm faturalarımızı kimin ödediğini bulamadık.We haven't been able to find out who paid all our bills for us.
Faturalarını zamanında ödemeliydin.You should've paid your bills on time.
Faturalarımızı zamanında ödemeyi unutan tek iki kişi biz olamayız.We can't be the only two people who forgot to pay our bills on time.
Faturalarımı ödediği için Tom'a teşekkür etmek istiyorum.I want to thank Tom for paying my bills.
Yapmak istediğimiz son şey faturalarımızı ödemeyi unutmaktır.The last thing we want to do is to forget to pay our bills.
Bütün faturaları ödedin mi?Have you paid all the bills?
Faturaları ödemeyi unutmaya devam ediyorsun.You keep forgetting to pay the bills.
Ben sana senin bütün faturalarını ödemen için yeterli parayı her ay veririm.I give you enough money every month to pay all your bills.
Ödeyecek faturalarım var.I have bills to pay.
Her ayın birinde faturalarımın çoğunu öderim.I pay most of my bills on the first of each month.
Bütün faturaları ödeyen kişi benim.I'm the one that pays all the bills.
Sorun, bu ay tüm faturalarımızı ödeyecek yeterli paramızın olmamasıdır.The problem is we don't have enough money to pay all of our bills this month.
Benim sorunum diğer insanların benim faturalarımı ödeyen kişinin sen olduğunu bilmesidir.My problem is other people know you're the one who's paying my bills.
Sorun bizim faturalardan bazılarının henüz ödenmemiş olmasıdır.The problem is that some of our bills haven't yet been paid.
Onlar faturaları ödemeyi unutmaya devam ediyorlar.They keep forgetting to pay the bills.
Bütün faturaları ödeyebilmek için eşyalarımdan çoğunu satmak zorundayım.I have to sell a lot of my things so I can pay all my bills.
Tom bütün faturalarını ödemek için yeterli paraya sahip değil.Tom doesn't have enough money to pay all his bills.
Tom bana faturalarımı ödememi hatırlattı.Tom reminded me to pay my bills.
Bildiğin gibi, işimi kaybettim, bu yüzden bütün faturalarımı ödemekte sorun yaşıyorum.As you know, I've lost my job, so I'm having trouble paying all my bills.
Tom onun faturalarını ödeyemedi.Tom couldn't pay his bills.
Tom cüzdanından bazı faturalar çıkardı.Tom pulled some bills from his wallet.
Tom cüzdanından bazı faturaları çıkardı.Tom pulled some bills out of his billfold.
Tom'un faturalarını ödemesine yardım ettim.I wanted to help Tom pay his bills.
Tom faturaları ödemeyi reddediyor.Tom is refusing to pay his bills.
Tüm faturaları ödemek zorunda olan kişi benim.I'm the one who has to pay all the bills.
Faturalarını ödemek zorunda olmayı sevmiyorum.I don't like having to pay your bills.
Tom faturalarını ödemezdi.Tom wouldn't pay his bills.
Tom bütün faturalarını ödedi.Tom paid all his bills.
Bütün faturaları ödeyen benim.I'm the one who pays all the bills.
Neden sadece devam etmiyorsun ve tüm faturalarını ödemiyorsun?Why don't you just go ahead and pay all your bills?
Sorun Tom'un faturalarını zamanında ödememesi.The problem is that Tom doesn't pay his bills on time.
Bu ay Tom'un tüm faturalarını ödemek için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money to pay all his bills this month.
Tom Mary'nin bu ay tüm faturalarını ödeyemeyeceğini söylüyor.Tom thinks that Mary won't be able to pay all her bills this month.
Dan faturalarını ödemek için mücadele etti.Dan struggled to pay his bills.
Tom faturalarını ödemeyi reddetti.Tom refused to pay his bills.
Bizim enerji faturaları son derece yüksek.Our energy bills are extremely high.
Ben faturalarımı ödedim.I paid my bills.
Bu faturaları daha önce ödemiş olduğumu düşündüm.I thought I had already paid these bills.
Bazı faturaları ödemem gerek.I need to pay some bills.
Bizim ödenmesi gereken faturalarımız var.We have bills that need to be paid.
Tom faturalarını ödeyebilmek için gitarını rehin bırakmak zorunda kaldı.Tom had to pawn his guitar in order to pay his bills.
Tom faturalarını ödeyebilmek için gitarını rehin vermek zorundaydı.Tom had to pawn his guitar so he could pay his bills.
Bu ay tüm faturalarımı ödeyemem.I can't pay all my bills this month.
Keşke faturalarımı zamanında ödeseydim.I wish I had paid my bills on time.