Laser Bean: Fasulyedir.通称:ビースト化。
İçerisinde buğday, nohut, beyaz ( kuru ) fasulye vardır.生地を揚げて膨らませたプーリー、バトゥーラー(発酵させた生地を使う)がある。
Özellikle kuru fasulye yemeği yapımında tercih edilmektedir.特に豆ご飯で作ったカレーライスを好む。
Islatılmış, yumuşamış nohut, fasulye ilave edilir.可食用,煮湯或油炸皆宜。
Bölgede fasulye yetiştiriciliği yaygındır ve "İspir Fasulyesi" yurt genelinde meşhurdur.苹果、桃的产量在全国排名高位,素有“苹果之乡”。
Taze fasulye gibi pişirilir.顏色鮮豔的豆干。
Özellikle kuru fasulye yemeği yapımında tercih edilmektedir.主要想正宗就用猪肉吧。
Sun Bean: Fasulyedir.洪聖爺灣:一個小型泳灘。
Köyde yemekler kuru fasulye ile Kastamonu meşhuru olan soğan çok sevilmektedir.온두라스 사람들은 콩으로 만든 수프를 아주 즐긴다.
Islatılmış, yumuşamış nohut, fasulye ilave edilir.강산에) 두꺼비집 (One More Drink, Feat.
Fasulye kakao kütlesine (kakao ezmesi) öğütülür.조림 - 돼지 고기 조림이나 참치 조림 등.
Tütün ve fasulye yetiştirilmektedir.담배 플랜테이션과 땅콩 제배 인구도 많이 있다.
Fransız ev tarzı yemek pişirme ve cassoulet, fasulye gibi yavaş pişirilmiş yiyecekler tipiktir.Френски домашно приготвени ястия, както и бавно приготвени храни като касуле или боб са типични.
Başta beyaz fasulye ve zeytinyağı ile yapılır ve neredeyse her zaman soğan ve domates salçası kullanılır.Той пръв започва да прави крем бешамел с краве масло и да използва почти навсякъде краве масло.
Bölgede fasulye yetiştiriciliği yaygındır.Много разпространено е пчеларството.
Tohumlar fasulye gibi sert bir kabuğa sahiptir.Bobice na grozdu velike su kao zrno graška.
Yapılışı Fasulyeler yıkanıp ayıklanır.Oprašivanje vrše pčele.
İspir fasulyesi yetiştiriciliği öne çıkmaktadır.Prvoradý význam majú porasty agáta bieleho pre včelárstvo.
Soya fasulyesi protein bakımından zengindir.Njeni plodovi so bogati z beljakovinami.
Kuru fasulyesi ile ünlüdür.Ugodno za čebelarstvo.
Tütün ve fasulye yetiştirilmektedir.Auginamas tabakas, grybai, obuoliai.
Son yıllarda kuru fasulye yetiştiriciliği de önem kazanmıştır.Maisto pusgaminių kokybė per paskutinius 30 metų irgi pakito į gerąją pusę.
Fasulyenin bugün dünyanın pek çok yerinde yaygın olarak tarımı yapılmaktadır.Tänapäeval on pitsa populaarne toit mitmel pool maailmas.
Yapılışı Fasulyeler yıkanıp ayıklanır.Pärast pesemist tuleb õunad purustada.
Acılı, pastırmalı kuru fasulyenizi başlık fotoğrafı yapabilirsiniz.A teraz, na dodatek do już gorącej miski chili con carne...
Acılı, pastırmalı kuru fasulyenizi başlık fotoğrafı yapabilirsiniz. Başlık fotoğrafı!Fotos de cabeçalho!
Acılı, pastırmalı kuru fasulyenizi başlık fotoğrafı yapabilirsiniz.Ja nyt todella kuumaan kulholliseen chili con carnea
Acılı, pastırmalı kuru fasulyenizi başlık fotoğrafı yapabilirsiniz.그리고 이제 매우 뜨거운 칠리 콘 카르네가 담긴 접시를 위해
Acılı, pastırmalı kuru fasulyenizi başlık fotoğrafı yapabilirsiniz.Και τώρα, ετοιμαστείτε για την καυτή σπεσιαλιτέ μας
Acılı, pastırmalı kuru fasulyenizi başlık fotoğrafı yapabilirsiniz.А теперь — наше коронное блюдо!
Acılı, pastırmalı kuru fasulyenizi başlık fotoğrafı yapabilirsiniz.וכעת, לנושא החם באמת
Acılı, pastırmalı kuru fasulyenizi başlık fotoğrafı yapabilirsiniz.次は、ヘッダー画像です!
Ama o fasulye tohumu kız ve Scar kullanabiliyordu.Ale ta smarkula i Scar mogli się posługiwać alchemią.
Ama o fasulye tohumu kız ve Scar kullanabiliyordu.Ma quella ragazzina e Scar potevano usare la loro.
Ama o fasulye tohumu kız ve Scar kullanabiliyordu.Mas a miúda rebento de soja e o Scar usaram a deles.
Ama o fasulye tohumu kız ve Scar kullanabiliyordu.Men den lilla tjejen och Scar kunde använda sin.
Ama o fasulye tohumu kız ve Scar kullanabiliyordu.Men den lille pige og Scar kunne bruge deres.
Ama o fasulye tohumu kız ve Scar kullanabiliyordu.Pavunitutyttö ja Scar pystyivät silti käyttämään omaansa.
Ama o fasulye tohumu kız ve Scar kullanabiliyordu.Pero esa renacuaja y Scar pudieron usar la suya.
Ama o fasulye tohumu kız ve Scar kullanabiliyordu.Αλλά η κοντορεβυθούλα και ο Σκαρ μπορούσαν.
Ama o fasulye tohumu kız ve Scar kullanabiliyordu.А эта девчонка и Шрам смогли применить свою.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.A pak, že církev je chudá.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Makanya si uskup tidak memiliki s biji pun kacang.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Potemtakem ta škof ni bil revež.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Wiadomo dlaczego nie miał nic dla owieczek.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Μετά ο επίσκοπος δεν έχει ούτε ένα φασόλι
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Значи тогава онзи епископ не е порасъл само с боб.
Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Dat betekent niet dat ze geen vlees eten, maar wel veel bonen en noten.
Bana hemen cep telefonumu verirseniz... ...belki fasulyeli pilav yiyebilirsiniz.Ha nem adja ide a mobilomat, akkor a királyi család nevében nagy bajba fogom sodorni.
Bana hemen cep telefonumu verirseniz... ...belki fasulyeli pilav yiyebilirsiniz.Si vous ne me rendez pas mon portable, au nom de la Famille Impériale, vous risquez de gros problèmes.
Bana hemen cep telefonumu verirseniz... ...belki fasulyeli pilav yiyebilirsiniz.اذا لم تعطني الهاتف في الحال فستأكل الارز بالفاصوليا
Barbunya Fasulyesi Gökadasıobject name (optional)Babszem- galaxisobject name (optional)
Barbunya Fasulyesi Gökadasıobject name (optional)Galaksija Fižolčekobject name (optional)
Barbunya Fasulyesi Gökadasıobject name (optional)Galassia fagiolo biancoobject name (optional)
Barbunya Fasulyesi Gökadasıobject name (optional)Galaxia de la Judíaobject name (optional)
Barbunya Fasulyesi Gökadasıobject name (optional)Galáxia Kidney Beanobject name (optional)
Barbunya Fasulyesi Gökadasıobject name (optional)Galaxie du haricot en reinobject name (optional)
Barbunya Fasulyesi Gökadasıobject name (optional)Kidney Bean Galaxyobject name (optional)
Barbunya Fasulyesi Gökadasıobject name (optional)Kidney Beanin galaksiobject name (optional)
Barbunya Fasulyesi Gökadasıobject name (optional)Kidney Bean melkwegstelselobject name (optional)