fasulye ile cümle

fasulye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
En ufak bonsailere verilen isim mame (fasulye) dir.Der Name Mamûret'ül-Azîz verkürzte sich zu Elâzîz.
Meyveleri sarımtırak, esmer renkli ve fasulyeye benzer.Ferner werden die Früchte von Pflanzen wie Wüstendatteln und cram-cram geerntet.
Vejetaryen tariflerinde ise et yerine fasulye kullanılır.An Stelle der Schälerbsen werden auch Bohnen verwendet.
Fasulyeleriyle ünlüdür.Célèbre jadis pour ses haricots.
Yuvalak, Yoğurtlu (sarımsaklı)hamur, kuru fasulye, nohut, bamya, et yemekleri vardır.Ils obtiennent ainsi des céréales, du seigle, de l'orge, de l'avoine et un peu de froment.
Yapılışı Fasulyeler yıkanıp ayıklanır.Il faut qu’on évacue les haricots.
Sun Bean: Fasulyedir.Crazy Sun: Petite plage.
Kuru fasulye pirinç veya bulgurla birlikte servis edilir.Le plat est servi avec des pommes de terre bouillies ou du riz.
Fakat Mua Fasulyesi oldukça ilçede ve ilde meşhurdur .Esta playa es bastante concurrida y muy famosa.
Fasulyeleriyle ünlüdür.Es famosa por sus naranjas.
Bu dönemden sonra fasulye ve patates üretimi yerel pazar içinde tüketilmiştir.De esta forma se puede mantener la venta de manzanas y peras hasta la cosecha del año siguiente.
Yuvalak, Yoğurtlu (sarımsaklı)hamur, kuru fasulye, nohut, bamya, et yemekleri vardır.Consta de árboles frutales (perales y almendros), arbustos, lilas, rosales y hortensias trepadoras.
Soya fasulyesi protein bakımından zengindir.La hierba es rica en proteínas.
Abura-age (Japonca: 油揚げ), soya fasulyesinden yapılan bir Japon gıda ürünüdür.El aburaage (油揚げ, ''aburaage''?) es un producto alimenticio japonés hecho de soja.
FASULYE KAVURMASI: Yeşil fasulye güzelce temizlenir.Chè lam: hecho de arroz glutinoso.
Tarımda ise soya fasulyesi ile yağ bitkilerinin ekiminde yoğunlaşılmaktadır.La agricultura de la zona se centra en las plantaciones de soja y las oleaginosas.
Kore’de ana ürünler pirinç, arpa ve fasulye dir, fakat pek çok tamamlayıcı ürünler kullanılır.Le principali colture in Corea sono riso, orzo e fagioli, ma se ne usano molte altre.
Bu tür Bombay fasulyesi, Bomba fasulyesi gibi adlarda da bilinmektedir.Questo tipo di lava è conosciuto come bomba a crosta di pane.
Sonbaharda ise fasulye benzeri tohumlar bırakır.In autunno mangia anche funghi.
Çorba (tavuklu şehriye çorbası) Kuru Fasulye (etli) Pilav (üzerinde etle servis edilir.)Polenta con sugo di pomodoro (in cui è stata cotta la carne).
Fasulyenin bugün dünyanın pek çok yerinde yaygın olarak tarımı yapılmaktadır.Oggi i ratti da compagnia sono diffusi in gran parte del mondo.
Kore’de ana ürünler pirinç, arpa ve fasulye dir, fakat pek çok tamamlayıcı ürünler kullanılır.Основными культурами в Корее являются рис, ячмень и бобы, хотя используется и множество других.
Meyveleri sarımtırak, esmer renkli ve fasulyeye benzer.Плоды финиковой пальмы — финики — распространены как фрукты и сухофрукты.
Soya fasulyesi protein bakımından zengindir.Блюдо очень богато белком.
Sonbaharda ise fasulye benzeri tohumlar bırakır.Осенью питается ягодами бузины.
Jonathan bir fasulye ağacına takılıydı.Антонин состоял в переписке с Плинием Младшим.
Meksika mutfağının en yaygın temel yiyecekleri mısır ve fasulyedir.Одними из основных продуктов азиатской кухни являются рис и лапша.
Köy fasulyesiyleve maden suyuyla ünlüdür.Местные жители очень гордятся чистотой водоема.
Ölü fasulyeler, pilav ve JamBoolya yemeyi seviyor.Очень любит кусать людей и пожирать фриков.
Çevrede fasulye ile ün yapmıştır.Под его именем выпускаются соусы для барбекю.
Sonbaharda ise fasulye benzeri tohumlar bırakır.في حزيران تبقى الذرة مثل الخيزران.
Bahçemde fasulye ekiyorum.أنا أزرع الفاصولياء في حديقتي
Fasulye, kelem (beyaz lahana) turşuları vardır.Assim temos cervejas Claras, vermelhas (semi escuras) e escuras.
Tohumlar fasulye gibi sert bir kabuğa sahiptir.O fruto é uma vagem com sementes semelhantes ao feijão.
Yuba (Japonca: ゆば) veya tofu derisi, soya fasulyesinden yapılan bir gıda ürünüdür.Yuba ou casca de tofu é um produto alimentício feito de soja.
Çevrede fasulye ile ün yapmıştır.Fez figuração nos Morangos com Açúcar.
Bazı dükkanlar dondurma ve şekerli kırmızı fasulye ezmesi veya tapyoka incilerle servis yapıyor.Algumas lojas o servem com sorvete e doce de feijão azuki ou pérolas de tapioca.
Başlıca tarım ürünleri fasulye, incir, üzüm ve diğer meyvelerdi.Cultivos adicionais incluíam feijão, figos, uvas e outras frutas.
Her zaman izci fasulyeler ile kavgaya hazırdır.Sempre bate de frente com Bia.
Soya fasulyesi protein bakımından zengindir.A beterraba é rica em açúcares.
Japonya büyük miktarlarda buğday ve soya fasulyesi ithal etmektedir.O Japão importa grande quantidades de trigo e soja, principalmente dos Estados Unidos.
Tekrar bir sıra fasulye konulur.É recheado de pasta de feijão.
Kuru fasulye pirinç veya bulgurla birlikte servis edilir.Serve-se o prato acompanhado de farinha ou de arroz.
En ufak bonsailere verilen isim mame (fasulye) dir.Wij kennen de populairste kindernamen.
Fasulyeye benzer bir bitkidir.De vermaning oogt als een schuur.
Tütün ve fasulye yetiştirilmektedir.Voor spek en bonen meedoen.
Muromaçi döneminde ise budist rahipler soya fasulyesinin öğütülüp hamur kıvamına getirilebildiğini fark etti.In de Muromachiperiode ontdekten boeddhistische monniken dat sojabonen vermalen konden worden tot pasta.
Yeşil fasulyeyi çiğ yemek mümkündür.Het is mogelijk groene bonen rauw te eten.
Fasulyeye benzer bir bitkidir.Gatunek uprawiany jest jako roślina ozdobna.
Oyun boyunca ilk oyundaki gibi fasulye ve kart toplanabilir.Tak jak przedtem, można zbierać karty.
Barbunya, fasulyenin (Phaseolus vulgaris) bir varyetesidir.Dawniej zaliczany był do rodzaju fasola (Phaseolus).
Barbunya, fasulyenin (Phaseolus vulgaris) bir varyetesidir.Krypbönan är en variant av den vanliga bönan (Phaseolus vulgaris).
Tohumlar fasulye gibi sert bir kabuğa sahiptir.Гірчична олія як біопаливо подібна до ріпакової.
İçerisinde buğday, nohut, beyaz ( kuru ) fasulye vardır.Грудна клітка обмежена ребрами, грудиною, грудними хребцями.
Tom fasulye sever.Тому подобаються боби.
Tom fasulye sever.Тому подобається квасоля.
İçerisinde buğday, nohut, beyaz ( kuru ) fasulye vardır.Těstoviny (baasto) Rooti iyo xalwo, plátky chleba podávané s želatinovou cukrovinkou (chalvou).
En ufak bonsailere verilen isim mame (fasulye) dir.A fost denumită Mama Mici (Mama copacilor).
Muromaçi dönemine kadar miso, soya fasulyesi öğütülmeden natto gibi yapılıyordu.A Muromacsi-korig a szójabab megőrlése nélkül, a nattóhoz hasonlóan készítették.
Fasulyeleriyle ünlüdür.Tölgyeseiről híres.

İlgili Sayfalar