faslı ile cümle
faslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.35
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Genç Faslı da antrenörünün kendisine duyduğu güveni boşa çıkarmadı.Również sam zawodnik przyznał, że trener obdarzył go dużym zaufaniem.
(Sembolizm içerirler) Şeytandan olan rüya: Bu rüyaların aslı faslı yoktur.Niech szatan nie sprawi abyście odrzucili tę prawdę; on jest waszym otwartym nieprzyjacielem.
Genç Faslı da antrenörünün kendisine duyduğu güveni boşa çıkarmadı.У «Юве» з часом він також втратив довіру тренера.
Dua faslı bittikten sonra herkese süt ikram edilerek, "Nevrûziyeler" okunurdu.На увесь день йому давали пляшку молока і «маторжаників».
14.yüzyılda Faslı seyahatçi, Ibn Battuta, Mogadişu ziyaretinde bundan bahsetmiştir.Cestovatel Ibn Battúta, který ostrov navštívil ve 14. století jej nazval Kalanpu.
1948) Faslı diplomat ve siyasetçi.1968), diplomat și politician moldovean.
1985), Faslı oyuncu.1985-től ismét veszprémi színész.
31 Mart 1987, Naarden, Hollanda), Faslı futbolcudur.31. maaliskuuta 1987 Naarden, Alankomaat) on marokkolainen jalkapalloilija.
1936'da Faslı düzenli birlikler ile birlikte Afrika Ordusu (Ejército Español de África)'nu oluşturdu.Vuoteen 1956 saakka se oli osa Espanjan Afrikan armeijaa yhdessä Regulares-joukkojen kanssa.
5 Eylül 1972, Kazablanka), Faslı eski futbolcudur.5. syyskuuta 1972 Casablanca, Marokko) on marokkolainen entinen jalkapalloilija.
15 Ağustos 1988, Beni-Boughafar), Faslı futbolcudur.15. elokuuta 1988 Beni-Boughafar, Marokko) on marokkolainen jalkapalloilija.
Ertesi yıl üsteğmen rütbesiyle, seçkin Faslı askerlerden oluşan bir süvari alayına katıldı.Efter gennembruddet støtte Heins tropper på en skvadron fra Skånska kavalleriregementet.
Ancak eski Karagümrük, bu romanın cumba faslıyla çok uyum halinde değildi.Sử cũ chép không nhiều về hình thức sở hữu này.
Kız evinde gelin son kez oynar ve bir hüzünlü vedalaşma faslı başlar.本人の最終回では自ら出演しお別れの挨拶をした。
Daha önce Eski Şehirde Faslıların bulunduğu başka bir çeyrek vardı.旧五日市町区域には楽々園遊園地が以前は存在していた。
(Sembolizm içerirler) Şeytandan olan rüya: Bu rüyaların aslı faslı yoktur.下級惡魔(下級悪魔,かきゅうあくま) 不屬於魔界又沒有實體的惡魔,俗稱惡靈。
1985), Faslı oyuncu.1985年:張睿家,台灣男演員。
Konuşmalar sonunda yardım faslı açıldı.לקראת סופו נוצרו לראשונה מדבריות.
Callahan çok sayıda hakemli dergi makalesi yayınladı ve bir dizi kitap faslına katkıda bulundu.מוריס כתב מספר ספרים והפיק מספר סדרות טלוויזיה.
Genç Faslı da antrenörünün kendisine duyduğu güveni boşa çıkarmadı.Gardevoir ima nenadmašiv osjećaj brige prema svome treneru.
Serge Haroche, kökeni Faslı yahudi bir aileden gelmektedir.Hedy Lamarr potječe iz bečke židovske obitelji.
Babası Faslı ve annesi Norveç kökenlidir.Jeho otec bol Dán a matka Nórka.
14.yüzyılda Faslı seyahatçi, Ibn Battuta, Mogadişu ziyaretinde bundan bahsetmiştir.Popotnik Ibn Batuta, ki je obiskal otok v 14. stoletju, ga je omenil kot Kalanpu.
Almanya'da çok Faslı var mıdır?Vokietijoje yra daug marokiečių?
Bir tweet serisinde Faslı-ABD'li yazar Laila Lalami birçok kişinin tepkisini sentezledi:В серии твитов, мароккано-американская писательница Лайла Лалами объединила отклики многих, сказав:
Bir tweet serisinde Faslı-ABD'li yazar Laila Lalami birçok kişinin tepkisini sentezledi:في سلسلة من التغريدات، جمعتها الكاتبة المغربية-الأمريكية ليلى لالامي حول ردود فعل الكثيرين عندما قالت:
"Grupta Rus, Polonyalı, Alman, Faslı, Lübnanlı dahi var.""Es gibt Russinnen, Polinnen, Deutsche, Marokkanerinnen und Libanesinnen."
"Grupta Rus, Polonyalı, Alman, Faslı, Lübnanlı dahi var.""Hay rusas, polacas, alemanas, marroquíes, libanesas".
"Grupta Rus, Polonyalı, Alman, Faslı, Lübnanlı dahi var.""Il y a des Russes, des Polonais, des Allemands, des Marocains, des Libanais."
"Grupta Rus, Polonyalı, Alman, Faslı, Lübnanlı dahi var.""Προέρχονται από τη Ρωσία, την Πολωνία, τη Γερμανία, το Μαρόκο, το Λίβανο".
"Grupta Rus, Polonyalı, Alman, Faslı, Lübnanlı dahi var."Тут есть русские, поляки, немцы, марокканцы, ливанцы.
Tanışma faslı geldiğinde, Gözlerimi alamıyorum kızın güzelliğinden.Καθώς γίνονται οι συστάσεις η ομορφιά της με θαμπώνει
Tanışma faslı geldiğinde,Mientrás nos presentamos
Tanışma faslı geldiğinde,Während wir uns vorstellen
Tanışma faslı geldiğinde,בזמן שמציגים אותנו
İlgili Sayfalar