farz ile cümle

farz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Soldan sağa aramamızı genişlettiğimizi farzedin.Angenommen, wir expandieren von links nach rechts.
Soldan sağa aramamızı genişlettiğimizi farzedin.Antag at vi udvider fra venstre til højre.
Soldan sağa aramamızı genişlettiğimizi farzedin.Assumons que nous développons de la gauche vers la droite.
Soldan sağa aramamızı genişlettiğimizi farzedin.Predpokladajme, že prehľadávame zľava doprava.
Soldan sağa aramamızı genişlettiğimizi farzedin.Předpokládejme, že expandujeme zleva doprava.
Soldan sağa aramamızı genişlettiğimizi farzedin.Załóżmy, że rozwijamy je od lewej do prawej.
Soldan sağa aramamızı genişlettiğimizi farzedin.Допустим мы осуществляем расширение слева направо.
Soldan sağa aramamızı genişlettiğimizi farzedin.افترض اننا قمنا بالبحث من اليسار لليمين..
Soldan sağa aramamızı genişlettiğimizi farzedin.左から右へ展開する場合
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.En supposant que les femmes interrogées disent la vérité.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.응답하 여성들이 진실을 말했다고 가정하면 말입니다.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.Partindo do princípio de que as mulheres inquiridas disseram a verdade. (Risos)
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.Presupunând că femeile întrebate au spus adevărul.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.Suponiendo que las mujeres encuestadas dijeron la verdad.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.Veronderstel dat de vrouwen die de vraag kregen, de waarheid vertelden.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.Vorausgesetzt, dass die Frauen, die befragt wurden, ehrlich waren.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.Zakładając, że ankietowane kobiety mówiły prawdę.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.Za predpokladu, že ženy neklamali.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.Ако приемем че жените които са попитани са казали истината.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.Если предположить, что опрошенные женщины сказали правду.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.בהנחה שהנשים שנשאלו ספרו את האמת.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.إن افترضنا أن النساء اللواتي سئلن قلن الحقيقة.
Sordukları kadınların doğru söylediğini farz ediyoruz.私たちは自分に有利になるよう
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik.CROISÉE DES CHEMINS
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik.csupán észleled, hogy mi ez az emberi dráma körülötted
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik.Kuvittelemme, että kysymys on poliittinen.
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik.Ne imaginăm că problema este una politica
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik.Noi immaginiamo che la questione sia politica.
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik. Sonrasında ise dedik ki:Φανταζόμαστε ότι αυτό είναι ένα πολιτικό θέμα.
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik. Sonrasında ise dedik ki:נדמה לנו שהעניין הוא עניין פוליטי.
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik.Vi föreställer oss att det är en politisk fråga.
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik.Wir halten es für eine politische Angelegenheit.
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik.Мы думаем, что это вопрос политический.
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik.Смятаме, че проблемът е политически.
Sorunun politik bir sorun olduğunu farz ettik.نحن نتصور بان المشكلة سياسية
Şöyle farz edelim, sadece kolay olsun diye, yani bunların hepsi rastgele sonuçta. -Así que déjame asumir, sólo por simplicidad, quiero decir que todas estas son arbitrarias.
Şöyle farz edelim, sadece kolay olsun diye, yani bunların hepsi rastgele sonuçta. -Przyjmijmy, dla uproszczenia zapisu, to wszystko jest dowolne.
Söylemedim farzet.Oublie ce que je t'ai dit.
Tanımadığın bir numara seni ararsa, muhabir olduğunu farz et ve açma.Ha a szám ismeretlen, akkor feltételezhetően egy újságíró az. Ne vegye fel.
Tanımadığın bir numara seni ararsa, muhabir olduğunu farz et ve açma.Αν λάβεις τηλεφώνημα από κάποιον αριθμό που δεν ξέρεις, να υποθέσεις ότι είναι δημοσιογράφος. Μην απαντήσεις.
Tanımadığın bir numara seni ararsa, muhabir olduğunu farz et ve açma.اذا تلقيتي مكالمة من رقم لا تعرفينه, فاعتبريه صحفيا ولا تردي
Temel programa devam ettiğimi ama o ay hiçbir derse girmediğimi farzedelimAk mám jednoduchý plán ale v danom mesiaci navštívim žiadne sedenie
Temel programa devam ettiğimi ama o ay hiçbir derse girmediğimi farzedelim기초 플랜이고, 한달 안에 수업을 하나도 듣지 않으면
Temel programa devam ettiğimi ama o ay hiçbir derse girmediğimi farzedelimMånedsprisen for 0 timer.
Temel programa devam ettiğimi ama o ay hiçbir derse girmediğimi farzedelimSi tengo el plan básico, pero en un mes dado No voy a ninguna sesión
Toplam 100 gram farz edelim.Então se você tem 100 gramas, de que você tem 9 gramas de magnésio.
Toplam 100 gram farz edelim.Předpokládáme, že máme 100 gramů.
Toplam 100 gram farz edelim.Vorausgesetzt, dass Sie 100 Gramm.
Toplam 100 gram farz edelim.Zakładamy, że mamy 100 gramów mieszanki.
Ve aralarındaki açıyı da bilmediğinizi farz edin.A co když není zadaný úhel mezi nimi?
Ve aralarındaki açıyı da bilmediğinizi farz edin.Y ¿qué pasa si no está dado el ángulo entre ellos?
Ve aralarındaki açıyı da bilmediğinizi farz edin.Или ако нямаме ъгъла между тях?
Ve aralarındaki açıyı da bilmediğinizi farz edin.מה קורה אם לא נתונה הזווית שביניהם?
Ve bir gün uyandım ve dedim ki "farzet ki ya bu doğru değilse?""Dacă trebuie să-l explici, nu funcționează."
Ve bir gün uyandım ve dedim ki "farzet ki ya bu doğru değilse?"Et un jour je me suis réveillé et j'ai dit,"Bon, supposons que ce ne soit aps vrai?"
Ve bir gün uyandım ve dedim ki "farzet ki ya bu doğru değilse?"E un giorno mi sono svegliato e ho detto: "Beh, e se non fosse vero?"
Ve bir gün uyandım ve dedim ki "farzet ki ya bu doğru değilse?" (Gülüşmeler)Και μία μέρα ξύπνησα και είπα, " Λοιπόν, εάν υποθέσουμε ότι αυτό δεν είναι αλήθεια; " (Γέλια)
Ve bir gün uyandım ve dedim ki "farzet ki ya bu doğru değilse?"어느 날 저는 일어나서 말했습니다, "글쎄, 과연 맞는 말일까?"
Ve bir gün uyandım ve dedim ki "farzet ki ya bu doğru değilse?"Obudziłem się kiedyś i pomyślałem: "A co jeśli to nieprawda?"
Ve bir gün uyandım ve dedim ki "farzet ki ya bu doğru değilse?"Op een dag bedacht ik: "Stel dat dat niet waar is."

İlgili Sayfalar