Ana içeriğe geç
Sözlük

farsça ile cümle

farsça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Zenne farsça kadın demektir.Jedenfalls ist das Nichttreten weiblich.
Duazdeh Farsça olup oniki (12) anlamına gelmektedir.Die Art ist eingeschlechtig zweihäusig (diözisch).
Muhtemelen Farsça'dan gelmedir.Stammte vermutlich aus Horschitz.
Halkı Farsça'nın bir lehçesi olan Dilicani dilini konuşur.Es ist umstritten, zu welcher Sprachfamilie das Paez gehört.
Farsça kısmından 3- EY DOST!Teil 3: Malerei – Kleinkunst.
İhya’u Ulûmi’d Dîn kitabının kısa bir Farsçaya çevrisi niteliğini taşır.Yusuf stellt Becher zur Rede wegen dessen gestohlenen Notizbuchs, Becher beruhigt ihn.
Okulu bitirdiğinde Farsça okuyor ve konuşabiliyordu.Nach Abschluss des Studiums jobte und schrieb er.
Mektupların dördü Arapça diğerleri ise Farsça olarak yazılmıştır.Vier der 13 Titel wurden in englischer Sprache eingespielt, die anderen auf Französisch.
Kısa sürede İbranice dışında Sanskritçe, Arapça ve Farsça öğrenir.In kürzester Zeit erlernte er außer Hebräisch auch Sanskrit, Arabisch und Persisch.
(Farsça trc.(Schatten-Marsch.
Hüsrev ü Şirin daha önce Farsca edebiyatında da şiir olarak işlenmiştir.Der Vöslauer Schaumwein fand sogar Eingang in die Literatur.
Ayrıca "Aşiyan" Farsça bir kelime olup "ev, yuva" anlamına gelmektedir.Zum einen bedeutet er so viel wie 'Heim', 'daheim'.
İmam Hasan Mescidi (Farsça: مسجد امام حسن); Eskiden Meşhed şehrinin köylerinden biriydi.C’era una volta la città dei matti… (dt. „Es war einmal eine Stadt der Narren …“).
Farsça Vikipedi Vahdetiye maddesi.Fachinformation Livocab Kombi.
Arapça, Farsça gibi dillerden de öbür Türk halklarında olduğu gibi faydalanılmıştır.Teilweise hat schon das Arabische sie aus anderen Sprachen wie dem Griechischen entlehnt.
"Maran:" Farsça bir sözcüktür.Einstein antwortet: „Das Welträtsel ist ein Wort“.
Farsça شلوار şalvar biçiminde söylenmekte olup 'pantolon' anlamına gelmektedir.Vom Ziegenbock ist die Bezeichnung „Böckse“ für die Hose abgeleitet.
Tirit kelimesi Farsça bir kelimedir.Eine Folgerung ist der Satz von Ceva.
Farsça çok yaşa!Longue vie au persan !
Bir kısmı Farsça bir kısmı ise Arapça yazılmıştır.Puis `Ana (ou Anat) chez les écrivains arabes.
Gülistan (Farsça: گلستانِ), gül bahçesi, çiçek bahçeleri.Florence (Toscane) : Giardino delle Rose.
Şahar (şahar ya da şehir; Farsça: شهر ) Erivan'ın en büyük ve en eski mahallesidir.Le plus ancien d'entre eux est le ryv (ou to).
Farsça kökenli olup, İngilizce'ye 1250'de kaydedilmiştir.Groise apparait en français en 1250. .
Farsçada Büyük İran; Iranzamin (ایرانزمین) yani "İran ülkesi" anlamına gelmektedir.En Persan, Le monde iranien est appelé Iranzamin (ایران‌زمین), ce qui signifie "La terre d'Iran".
Orta Farsça genellikle Pehlevi Alfabesiyle yazılırdı.Le moyen-perse était habituellement écrit en utilisant l'écriture pehlevi.
Edviye, Advieh veya Adwiya (Farsça: ادویه) Mezopotamya ve İran mutfağında kullanılan bir baharat karışımıdır.L'advieh ou adwiya (en farsi : ادویه) est un mélange d'épices utilisé dans la cuisine d'Iran et d'Irak.
Tahran Borsası (Farsça: بورس اوراق بهادار تهران) kısaca TSE, İran'daki en büyük borsadır.La Bourse de Téhéran (en persan : بورس اوراق بهادار تهران) est la plus importante bourse de valeurs d'Iran.
Şemiranat, Farsça 'soğuk yamaç' anlamına gelir.Boffres signifie approximativement "Escarpement rocheux froid".
İran’ın millî destanı sayılan bu eser özgün bir Farsça ile yazılmıştır.En Iran, c'est un condiment qui est mangé avec tous les plats.
Şirin Ebâdî (Farsça: شیرین عبادی‎) (d.Al-dunyâ (arabe : دُنْيا , littéralement : la vie - d'ici-bas - .
“Bayaz” Farsça bir kelimedir ve “beyaz, akça” anlamına gelir.Parler de « blancheur », c'est toujours affirmer que la neige ou autre chose « est » blanc.
Pencikent, Farsça 5 kasaba anlamına gelmektedir.Le powiat de Skarżysko-Kamienna comprend 5 communes.
Feridun, (Farsça: فریدون, Avesta: Θraētaona) İran'ın efsanevi kahramanı.Esfandiyār (persan : اسفندیار) est un héros légendaire iranien.
Kiosk veya Kiyusk (Farsça: کیوسك) İranlı yeraltı rock müzik grubu.Kiosk (en persan : کيوسک, kiosque) est un groupe de musique rock iranien.
Sözcük modern Farsçada kanîza şeklini almıştır.Elle a cependant donné beaucoup de vocabulaire au persan moderne.
Orta Farsça veya Pehlevi Dili, Sasaniler zamanında konuşulan İran dilidir.Le pehlevi, pèhlevî, pahlavi ou moyen-perse est une langue iranienne qui était parlée à l'époque sassanide.
Terken Hatun veya Türkan Hatun, (Farsça: ترکان خاتون; ö.Kanon Kanon (花音, Kan'on?, lit.
Halkı Farsça'nın yerel bir lehçesi olan Surhei dilini konuşur.Vali, la sœur de Lakshmi parle français couramment.
Sistan ismi ise, eski Farsça'da sakastāna isminden gelir ki 'Sakaların ülkesi' anlamına gelir.De même, le nom Sistan vient du vieux persan Sākāstān et signifie terre des Saces.
Putperestlik, Farsça kökenli bir sözcük olan put sözcüğünden türemiştir.Le manuscrit s'interrompt brutalement au milieu d'une phrase.
Babasından Süryanice ve Farsça öğrendi.Il reçut ses leçons de son père et du Poussin.
Çok az bir nüfus ise Farsça konuşmaktadır.Avec moins de pièces, on parle de fascé.
Okulu bitirdiğinde Farsça okuyor ve konuşabiliyordu.Après son abitur, il étudie le droit et écrit.
Farsça شلوار şalvar biçiminde söylenmekte olup 'pantolon' anlamına gelmektedir.Le mot "pantalon" vient donc de Pantaléon.
Yahudilerin çoğu anadil olarak Farsçayı kullanmakta olup çok küçük bir grup Kürtçe konuşmaktadır."Tous parlent le corse, plusieurs sont même des nationalistes convaincus ».
Orta Farsçaya ise Pehlevice denir (MS 224-642) yılları arasında konuşulan bu dil Sasanilerin resmî diliydi.Leur langue est le moyen-persan de l'ère Sassanide (224-650).
Çünkü Farsça yazmak ediplikte üstünlük sayılmıştır.Le problème est que cela fait plus de code à écrire.
İbrahim Sadıki (Farsça: ابراهیم صادقی; d.Los turcos la llamaron Ibrail o Ibraila.
Bir kısmı Farsça bir kısmı ise Arapça yazılmıştır.Hay grafitos en escritura árabe.
Şeş (شش) farsçada altı manası taşır.En nuestro ejemplo, tenemos seis elementos {a} {b} {c} {d} {e} y {f}.
Avesta dilindeki airya, eski Farsça ariya ile etimolojik olarak ilişkilidir.El avéstico airya está etimológicamente relacionado con el persa antiguo ariya.
Farsça bir sözcük olup "şahların en büyüğü" manasına gelmektedir.Motherfucker es una palabra establecida por las masas.
Hasan Ruhani (Farsça: حسن روحانی‎‎; d.Hasan Rohaní​ (en persa, حسن روحانی; trl.
Çok sayıda Farsça beyit bulunmaktadır.Existen numerosos fósiles de garrapatas.
Zındık kelimesi, köken itibariyle Farsçadır ve bu dilden Arapçaya geçmiştir.La cubierta es a una sola agua con inclinación y acabado en teja árabe.
Tahran Borsası (Farsça: بورس اوراق بهادار تهران) kısaca TSE, İran'daki en büyük borsadır.La Bolsa de Teherán (en idioma persa: بورس اوراق بهادار تهران) es la más importante Bolsa de valores de Irán.
(Farsça divan) Mişkâtü’l-Müştak Mir’atü-l Uşşak. ^Ahtle quem → Con nada. n(o)ittla → Encontrarme.
Klasik Müslüman eğitim dilleri olan Arapça ve Farsça yanında diğer lehçe dilleri öğrenmişti.También se habla y se enseña el árabe clásico por musulmanes.
Arapça ve Farsça kelimelerde zaten uzun ünlü olduğu için, kullanılmasına gerek duyulmamıştır.Turg: Serio y con una larga lengua nadie parece motivarlo.
Bundan önce eserler Farsça olarak kaleme alınmıştır.Las acciones han sido condenados en lugares como Cizre.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod