Bu dönemi, organlarda ve bedende yapısal farklılaşma (organogenez) dönemi izler.Tämän jälkeen vesiliuos ja muodostuva orgaaninen faasi erotetaan toisistaan.
Değişim farklılaşmadır.Käsitteistö vaihtelee.
Avrupa'daki görüş, Batı ve Doğu arasında farklılaşmaktadır.Sirpit erosivat toisistaan Itä- ja Länsi-Viron alueiden välillä.
Alman lehçeleri, Standart Almanca'nın farklılaşmasıyla oluşmuştur.Οι Γερμανικές διάλεκτοι διακρίνονται από τις παραλλαγές των τυποποιημένων Γερμανικών.
Anadolu Mecmuası (1924), bu farklılaşmanın en önemli basamağını oluşturmuştur.Το ανάτυπο από εκείνη την επιφυλλίδα (1924) στάθηκε η πρώτη έκδοση του έργου.
Sonsuz teorisi ise geometrik verilerin farklılaşması ile ilgilenmektedir.Η απειροελάχιστη θεωρία ασχολείται με τη διαφοροποίηση των γεωμετρικών στοιχείων.
Avrupa'daki görüş, Batı ve Doğu arasında farklılaşmaktadır.Bebyggelsen er forskjellig på østsiden og vestsiden.
Buna Plazma Farklılaşması denir.Tapi dengan sifat plasma nuftah yang berbeda.
Avrupa'daki görüş, Batı ve Doğu arasında farklılaşmaktadır.Khí hậu có sự khác nhau giữa phía đông và phía tây.
İşlevsel farklılaşma, bize sosyal sistemin bir dünya sistemi olduğunu gösterir.Chủ nghĩa kiến tạo cho là hệ thống quốc tế có cấu trúc xã hội.
Buna Plazma Farklılaşması denir.Một yếu tố hạn chế khác là "Plasm".
Avrupa'daki görüş, Batı ve Doğu arasında farklılaşmaktadır.東西制 番付には、東と西という区別がある。
Buna magmatik farklılaşma denir.明確に区別するにはMagnetic permeabilityと言う。
Oyun ilerledikçe hikâye çok daha karanlıklaşmaya ve farklılaşmaya başlar.随着游戏的进行,故事变得更加黑暗与扭曲。
Buna magmatik farklılaşma denir.这就稱為磁化。
Hızlı bölünme, yüksek farklılaşma özellikleri vardır.異域種化時間長,特有種比率高。
Alman lehçeleri, Standart Almanca'nın farklılaşmasıyla oluşmuştur.ניבים גרמניים נבדלים מסוגים של גרמנית סטנדרטית.
Bu yıllar 1950'li ve 1960'lı yıllarda başlayan sorunların, farklılaşmaların, arayışların sürdüğü dönemlerdi.Различни обяснения се предлагат през 1960-те и 1970-те години, всяко от тях със своите проблеми.
Buna magmatik farklılaşma denir.Tento proces nazývame magmatickou diferenciáciou.
Özgül bir toplumsal sistemi oluşturan şey, onun “başlıca içsel farklılaşma tarzı”dır.Vedú prevažne životný štýl typu "z ruky do úst".
İstanbul'un tarihi semtlerinden batıya ve kuzeye gidildikçe büyük bir farklılaşma görülür.Iz zgodovinskih razlogov pa je razdelitev na severovzhod in severozahod prisotna v številnih statistikah.
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Een tumor die in de hersenen wordt gezet en die we doen differentiëren tot hersencellen?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Einen Tumor in das Gehirn pflanzen und dafür sorgen, dass er sich in Gehirnzellen differenziert?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Ez egy nagyon merész gondolat, de én nagyon hiszek abban, hogy ez lehetséges.
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.이런 때에 암을 사용하는 날도 오지 않을까요? 종양을 뇌에 넣고 뇌 세포로 변이시킬 수 있다면 말이죠.
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Một khối u đặt trong não và khiến chúng biệt hóa thành tế bào não?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.O tumoare -- introdusă în creier şi determinată să se diferenţieze în celule nervoase?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Une tumeur pourrait-elle être implantée dans le cerveau pour regénérer des neurones ?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Un tumore - metterlo nel cervello e spingerlo a differenziare in cellule celebrali?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Wprowadzić ich komórki do mózgu, by zróżnicowały się do komórek mózgowych?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Внедрить в мозг новообразование и заставить его превратиться в клетки мозга?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Един тумор -- сложен в мозъка, накаран да се видоизмени в мозъчни клетки?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.מה אם בעתיד נוכל להשתמש בסרטן? להכניס גידול לתוך המוח ולגרום לו להתמיין לתאי מוח?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.ماذا لو، مستقبلاً، استخدمنا السرطان؟ ورم يوضع في الدماغ ويدفع للتخلق لخلايا دماغيه؟
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.腫瘍を脳に注入してそれを脳細胞に分化させたら? これはとても飛躍したアイデアです でも私は可能性があると信じています
Bu durum da genetik farklılaşmayı sağlayan koşulların oluşmasını sağlamıştır.결과적으로 높은 수준의 유전적 다양성에 대한 발판을 마련하게 되었는데,
Bu durum da genetik farklılaşmayı sağlayan koşulların oluşmasını sağlamıştır.וכך הם גורמים לרב גוניות הגנטית,
Buradakiler ise yüksek rekabete sahipler, ve farklılaşma da yüksek.Dalo by se říci, že například Apple má monopol na prodej počítačů Apple.
Buradakiler ise yüksek rekabete sahipler, ve farklılaşma da yüksek.Et ces choses ici, lorsqu'elles sont tout à fait concurrentiels industries, ils sont très différenciés.
Buradakiler ise yüksek rekabete sahipler, ve farklılaşma da yüksek.Natomiast tutaj mamy... branże bardzo konkurencyjne, ale z dużym zróżnicowaniem produktów.
Buradakiler ise yüksek rekabete sahipler, ve farklılaşma da yüksek.І тут, там, де вони цілком конкурентоспроможні виробництва, вони високо диференційовані.
Darwin'in kanunları değişmez, ama şimdi sahada yeni bir tür oyuncu var ve herşey farklılaşmaya başlıyor.Darwinovy zákony se nemění, ale na hřišti se objevil nový druh hráče a věci začínají vypadat úplně jinak.
Darwin'in kanunları değişmez, ama şimdi sahada yeni bir tür oyuncu var ve herşey farklılaşmaya başlıyor.다윈의 법칙은 변하지 않습니다, 하지만 이 분야에 새로운 이론이 생겼고 상당히 다른 시각을 선사합니다.
Darwin'in kanunları değişmez, ama şimdi sahada yeni bir tür oyuncu var ve herşey farklılaşmaya başlıyor.Prawa Darwina się nie zmieniły, ale na scenę wkroczył nowy aktor i pewne rzeczy wyglądają inaczej.
Darwin'in kanunları değişmez, ama şimdi sahada yeni bir tür oyuncu var ve herşey farklılaşmaya başlıyor.Законите на Дарвин не се променят, но се появява нов играч на терена и нещата изглеждат по-различно.
Darwin'in kanunları değişmez, ama şimdi sahada yeni bir tür oyuncu var ve herşey farklılaşmaya başlıyor.Законы Дарвина не меняются, но сейчас появился новый игрок, и всё стало по-другому.
Darwin'in kanunları değişmez, ama şimdi sahada yeni bir tür oyuncu var ve herşey farklılaşmaya başlıyor.החוקים של דארווין לא משתנים, אבל כעת יש שחקן חדש על המגרש והדברים מתחילים להיראות אחרת.
Darwin'in kanunları değişmez, ama şimdi sahada yeni bir tür oyuncu var ve herşey farklılaşmaya başlıyor.قانون داروين لا يتغيّر ، ولكن الآن هناك متغيّرٌ جديد في هذا المجال وستبدوا الأشياء بشكلٍ مختلف.
Darwin'in kanunları değişmez, ama şimdi sahada yeni bir tür oyuncu var ve herşey farklılaşmaya başlıyor.場に新種のプレーヤーが出現し ものごとが全く変わって見え始めます。 この遷移は、一回かぎりの自然の異常ではなかったのです、
Gene de bunu grafiğe yerleştirmeliyiz, düşük farklılaşma diyelim. .Mais, nous allons juste coller juste au-dessus là, faible différenciation. Ce droit ici peut être une utilité.
Gene de bunu grafiğe yerleştirmeliyiz, düşük farklılaşma diyelim. .Але давайте просто віднесемо це сюди - низька диференціація. Прямо тут буде рентабельно.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Doběla rozžhavená, nediferencovaná, nerozlišená na pořádné stabilní atomy, tím méně pak hvězdy a galaxie.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Indefinido, no diferenciado en átomos estables, mucho menos estrellas y galaxias.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Indiferenciado, ainda não diferenciado nos devidos átomos estáveis, muito menos em estrelas e galáxias.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Niezróżnicowaną na poszczególne atomy, a tym bardziej na gwiazdy czy galaktyki.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.S-ar fi diferențiat deja în atomi și stele.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Undifferenzierbar, noch nicht in stabile Atome zusammengefallen, von Sternen und Galaxien ganz zu schweigen.
İşte o zaman farklılaşma başlıyor.C'est là que la différence apparaît.
İşte o zaman farklılaşma başlıyor.그게 바로 여러분이 다르다는 뜻이에요.
İşte o zaman farklılaşma başlıyor.מתקיים שוני.