farketmek ile cümle
farketmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Başkalarının hatalarını fark etmek kendi hatlarımızı farketmekten daha kolaydır.It's easier to recognize other people's mistakes than our own.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.That's a general rule, and it's critically important to realize that.
İşte bu farketmenin şokunu farketmekten dolayı şok olmaktır.And that's the shock of recognition at the shock of recognition.
Yanıldığınızı farketmek tüm bunları, hatta daha fazlasını hissetiriyor, değil mi?Realizing you're wrong can feel like all of that and a lot of other things, right?
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.We cannot without circumstance descry.
Burada Dayton ve Ohri anlaşmalarının unsurlarını kolayca farketmek mümkün.One can easily discern aspects of the Dayton and Ohrid settlements.
Hem Kosova hem de Sırp medyası, bu maddedinin içerdiği anlamı farketmekte gecikmedi.Media in both Kosovo and Serbia were quick to note the implications.
Artık süt üretemeyeceğimizi farketmek istemiyorlar." dedi.They do not realise that we will not be able to produce milk anymore," Znidaric said.
Irk farketmeksizin herkesi kabul ediyoruz.Nous acceptons tout le monde sans distinction de nationalité.
Eğer sıcak çarpması kişi uyurken olursa semptomları farketmek daha zordur.إذا حدثت ضربة الشمس عندما كان الشخص نائماً، قد يكون من الصعب ملاحظة الأعراض.
Yaş farketmeksizin çocuklar ve hayvanlarda da mastürbasyon görülebilmektedir.然而,在影集後來也變成動物和小孩可以看到艾爾。
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.2時計はここでロミオの男です、私たちは教会の墓地で彼を見つけた。
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Chúng ta có thể không phải không có nhận thấy hoàn cảnh.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Emme voi ilman olosuhde huomata.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Kita tidak bisa tanpa menampak keadaan.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.우리는 상황에 멀리 알아보다없이 수 없습니다.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Não podemos, sem divisar circunstância.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Ne moremo brez Pripomniti okoliščino.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Nemôžeme bez okolnosť descry.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Nem tudunk anélkül körülmény észrevesz.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Nemůžeme bez okolnost descry.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Nie możemy bez wypatrywać okoliczności.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Noi nu poate, fără a distinge circumstanţă.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Non possiamo, senza scorgere circostanza.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.No podemos, sin divisar las circunstancias.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Nous ne pouvons pas, sans apercevoir circonstance.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Vi kan ikke uden omstændighed descry.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Vi kan inte utan omständighet urskilja.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.We kunnen niet zonder omstandigheid ontwaren.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Wir können nicht ohne Umstand erblicken.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Δεν μπορούμε, χωρίς να διακρίνω περίσταση.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Мы не можем без обстоятельство разглядеть.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.Ние не може без да обстоятелство съзирам.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.אנחנו לא יכולים בלי להבחין ב - הנסיבות.
Biz koşul farketmek olmadan olamaz.لا يمكننا دون لمح ظرف من الظروف.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Aceasta este o regulă generală, şi este de o importanţă critică să înţelegi asta.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.C'est une règle générale et c'est d'une importance critique de le comprendre.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Das ist die allgemeine Regel und es ist von entscheidender Bedeutung, dass zu erkennen.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Esa es una regla general, y es de importancia crítica caer en cuenta de ello.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Esta é uma regra geral, e é muito importante termos consciência disso.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Ez egy általános szabály és különösen fontos ezt felismerni.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Het is een algemene regel, en het is bijzonder belangrijk om je dat te realizeren.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Je to univerzální pravidlo a je kriticky důležité si to uvědomit.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Je to všeobecné pravidlo a je nesmierne dôležité si to uvedomiť.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.이것은 일반적인 법칙이고 이것을 깨닿는 것은 굉장히 중요한 일입니다.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Questa è una regola generale, ed è cruciale rendersene conto.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.To ogólna zasada i jest bardzo ważne żeby to sobie uświadomić.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Ось загальне правило, і це конче важливо розуміти.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Това е общо правило и е критично важно да се разбере.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.Это общее правило, и его осознание критически важно.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.זהו עקרון בסיסי, וחשוב מאוד להבין אותו.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.ذلك هو قانون عام، وإدراكه مهم بشدة.
Bu genel bir kuraldır ve bunu farketmek kritik önem taşır.さらに何かを得るために さらに何かが必要なわけではありません
Bunu farketmek 17 Haziran fikrini, kadınların direksiyonu kapıp araba sürmelerini, ateşledi.그 깨달음이 6월 17일, 우리가 여성들에게 운전대를 잡고 운전을 하도록 독려하자는 생각에 불을 붙였습니다.
Bunu farketmek 17 Haziran fikrini, kadınların direksiyonu kapıp araba sürmelerini, ateşledi.Al darme cuenta de eso, se me ocurrió el 17 de junio animar a las mujeres a tomar el volante y conducir.
Bunu farketmek 17 Haziran fikrini, kadınların direksiyonu kapıp araba sürmelerini, ateşledi.Așa s-a aprins ideea zilei de 17 iunie, când noi am îndemnat femeile să se urce la volan și să conducă.
Bunu farketmek 17 Haziran fikrini, kadınların direksiyonu kapıp araba sürmelerini, ateşledi.Den insikten födde idén till 17e juni, där vi uppmuntrade kvinnor att greppa ratten och ta en åktur.
Bunu farketmek 17 Haziran fikrini, kadınların direksiyonu kapıp araba sürmelerini, ateşledi.Quella scoperta accese l'idea del 17 giugno, di incoraggiare donne a mettersi al volante e guidare.
Bunu farketmek 17 Haziran fikrini, kadınların direksiyonu kapıp araba sürmelerini, ateşledi.Świadomość tego zrodziła akcję 17 czerwca, zachęcającą kobiety do siadania za kierownicą.
Bunu farketmek 17 Haziran fikrini, kadınların direksiyonu kapıp araba sürmelerini, ateşledi.Toto uvedomenie podnietilo ideu 17. júna, kedy sme povzbudzovali ženy zobrať si auto a zašoférovať si.