Onlar neden bu kadar farklılar?Why are they so different?
Onları farklı yapan nedir?What makes them different?
Farklılıklarımız oldu.We've had our differences.
O zamanlar zaman farklıydı.Times were different then.
Tom'un farklı bir görüşü var.Tom has a different opinion.
O büyük bir farktı.That was a big difference.
Biraz farklıydı.It was a little different.
Tom kendi sınırlarının farkında.Tom is aware of his own limitations.
Tom bunun farkındaydı.Tom was very aware of that.
Tom büyük bir fark yarattı.Tom made a huge difference.
Seni farklı kılan ne?What makes you different?
Tom farklı bir şeydir.Tom is something different.
Tom daha farklı bakıyor.That's not how Tom sees it.
Bu hafta farklıydı.This week was different.
Biçim farklıdır.The format is different.
Format farklıdır.The format is different.
Tom'u farklı kılan ne?What makes Tom different?
Tom'u farklı yapan nedir?What makes Tom different?
Pazartesi farklı değildi.Monday was no different.
Senin için farklı mı?Is it different for you?
Her dava farklıdır.Every case is different.
Hiç fark yok.There is no difference.
Farkına vardığınız için teşekkür ederim.Thank you for noticing.
Farklı bir dönemdi.It was a different era.
Ben biraz farklıyım.I'm a little different.
Tom fark yarattı.Tom made the difference.
Her yıl farklıdır.Each year is different.
Farkındalık önemlidir.Awareness is important.
Tom'un farklı fikirleri vardı.Tom had different ideas.
Tom bunu farklı gördü.Tom saw it differently.
O fark yaratıyor.It makes a difference.
Tom'un varlığı fark yaratıyor.Tom makes a difference.
Biz neden farklıyız?Why are we different?
Biz sadece farklıyız.We're just different.
Tom farklı değildi.Tom was no different.
Bu çok farklıydı.It was so different.
Başkalarının hatalarını fark etmek kendi hatlarımızı farketmekten daha kolaydır.It's easier to recognize other people's mistakes than our own.
Bu sorunun birçok farklı nedeni var.This problem has many different causes.
Tom farklı değil.Tom is no different.
Ben sadece farklıyım.I'm just different.
Bunun farkındayım.I'm aware of this.
Tom Mary'yi farketti.Tom noticed Mary.
Mary, Tom'un alyansını takmadığını fark etti.Mary noticed that Tom was not wearing his wedding ring.
Tom, Mary'nin alyansını takmadığını fark etti.Tom noticed that Mary wasn't wearing her wedding ring.
Tom, Mary'nin bir alyans takmadığını fark etti.Tom noticed that Mary wasn't wearing a wedding ring.
Tom, Mary'nin bir alyans takıp takmadığını fark etmedi.Tom didn't notice that Mary was wearing a wedding ring.
Tom'un bir alyans takıp takmadığını fark etmedim.I didn't notice whether Tom was wearing a wedding ring or not.
Bu mektubu daha önce almış olsaydım, farklı olarak davranırdım.Had I gotten this letter sooner, I'd have acted differently.
Mary bir şeyin son derece yanlış olduğunu fark etti.Mary sensed that something was terribly wrong.
Şu anda yenilmezsin. Hatta diğerleri de farkediyor.At the moment you are unbeatable. Even the others notice.
Salata esrar içeriyordu ve sonra yeni işini sevdiğini fark etti.The salad contained marijuana and then he realized he loved his new job.
Genelde kayıtsız hissetmiyorum, fakat bugün farklıdır.I don't usually feel indifferent, but today is different.
Tom besin piramidinin aldatmaca olduğunu fark etti.Tom realized the food pyramid was a fraud.
Farkı anlayamadın mı?You couldn't tell the difference?
Sen farklı görünüyorsun.You seem different.
İki kasap arasındaki kalite farkları şaşırtıcıydı.The differences in quality between the two butchers was amazing.
Farkı fark ettim.I noticed the difference.
Bir yılda ne fark eder.What a difference a year makes.
Onu içersen ne olacağının farkında mısın?Do you realize what would happen if you drank that?
Ben diğer adamlardan farklıyım.I'm different from other guys.