Fark inanılmazdı.The difference was unbelievable.
Fark açıktı.The difference was clear.
Şimdi o tamamen farklı.Now it's completely different.
Deneyebileceğimiz bir sürü farklı stratejiler var.There are many different strategies we could try.
Farklar açıkça tartışılır.Differences are discussed frankly.
Tom geriye kalanımızın gördüğünden farklı bir şey gördü.Tom saw something different than the rest of us did.
Herkes farklı bir şey yapmayı planlıyor.Everybody is planning to do something different.
Tom Mary'nin yalan söylediğini fark etmedi.Tom didn't realize that Mary was lying.
Herkes bunu farklı şekilde yapar.Everyone does it differently.
Ben kendimi kesinlikle farklı hissediyorum.I definitely feel different.
Ben zaten farklı hissediyorum.I already feel different.
O sadece farklı hissediyor.It just feels different.
O sadece farklı hissetti.It just felt different.
Tom Mary'nin yorulduğunu fark etti.Tom realized Mary was getting tired.
Ben Tom'un yeni bir çift ayakkabı giydiğini fark ettim.I noticed that Tom was wearing a new pair of shoes.
Tom'un bugün okulda olmadığının farkında değildim.I wasn't aware that Tom wasn't at school today.
Tom'un uyuyor olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom was sleeping.
Bir sorun olduğunu fark ettim.I realize that there's a problem.
Sadece başka bir şey fark ettim.I just noticed something else.
Ben farklı şeyler görüyorum.I see things differently.
Tom farkı bilir.Tom knows the difference.
Tom, Mary'nin çoktan gittiğinin farkında değildi.Tom was unaware that Mary had already left.
Tom Mary'nin yalan söylediğini farketti.Tom realized that Mary was lying.
Onlar bütünüyle farklı görünüyor.They look totally different.
Tom farklı görünüyordu.Tom looked different.
O büyük bir fark yaratıyor.That makes a big difference.
O bir fark yaratır.That makes a difference.
Tom bir fark yarattı.Tom made a difference.
Bu bir fark yarattı.It made a difference.
Bizim farklı ihtiyaçlarımız var.We have different needs.
Birkaç kişi bu sorunu fark etti.Several people have noticed this problem.
Tom posta kutusunun açık olduğunu fark etti.Tom noticed that the mailbox was open.
Tom bir model fark etti.Tom noticed a pattern.
Herkes fark etmedi.Not everyone noticed.
Bundan sonra işler şiddetle farklı olacak.Things will be drastically different from now on.
Burası farklı.This place is different.
Tom'un farklı planları var.Tom has different plans.
Biz onu fark ederiz.We realize that.
Bu şimdi farklı görünüyor.It seems different now.
Her durum farklıdır.Every situation is different.
Grup bu defa farklı görünüyor.The band sounds different this time.
Onlar farklı zamanlardı.Those were different times.
Her sefer farklıydı.Each time was different.
Bu sefer farklı.This time is different.
Biz farklı şeyler denedik.We tried different things.
Herkes farklı bir şey istiyor.Everyone wants something different.
Hepimiz farklı şeyler istiyoruz.We all want different things.
Spor salonunda yeni bir yüz farkettim.I noticed a new face in the gym.
Ben de onu fark ettim.I noticed her, too.
Bu, farklı bir çift ayakkabı.This is an another pair of shoes.
Kocasının başkasında gözü olduğunu fark etti.She noticed her husband's wandering eye.
O, hızla o arabada bir şeyin yanlış olduğunu fark etti.She quickly realized there was something wrong with that car.
O, mutfaktaki yabancı kokuyu farketti.She noticed a strange smell in the kitchen.
Mutfakta garip bir koku fark etti.She noticed a strange smell in the kitchen.
O, hiçbir şey fark etmediğini söyledi.She said that she didn't notice anything.
Dimi ve fitilli kadife arasındaki farkı biliyor musunuz?Do you know the difference between twill and corduroy?
Onu daha önce görmüş olduğunu fark etti.She realized she had seen him before.
Tom kısa sürede Mary'yi kalmaya ikna etmeye çalışmanın faydasız olduğunu fark etti.Tom soon realized it was useless to try to convince Mary to stay.
Tom Mary'yi onu yapmaya ikna etmeye çalışmanın faydasız olduğunu fark etti.Tom realized it was useless to try to convince Mary to do that.
Tom'un görünüşü gözle görülür derecede farklıydı.Tom's appearance is noticeably different.