Ana içeriğe geç
Sözlük

fark ile cümle

fark kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Benim farklı oduğumu biliyorsun.You know I'm different.
Her nedense farklı görünüyorsun.You look different somehow.
Fark etmeyeceğimi düşündün, değil mi?You thought I wouldn't notice, didn't you?
Tehlikenin farkındayım.I'm aware of the danger.
Tom ve Mary ne olduğunu fark etmeden önce onların arkadaşlığı aşka dönüştü.Before Tom and Mary realized what was happening, their friendship had turned into love.
Tom yeni elbisemi fark etmedi bile.Tom didn't even notice my new outfit.
İngilizcede "make" ve "do" arasındaki fark nedir?What is the difference between "make" and "do" in English?
İngilizcede "skill" ve "ability" arasındaki fark nedir?What is the difference between "skill" and "ability" in English?
Sen ve ben o kadar farklı değiliz.You and I are not all that different.
Hiç kimse bana farkı söyleme hakkına sahip değil.No one has the right to tell me different.
Civarda başka kimseyi fark ettin mi?Did you notice anyone else around?
Senden çok farklı mıyım?Am I so different from you?
Sizden çok farklı mıyım?Am I so different from you?
Tom henüz hatasını fark etmedi.Tom hasn't realized his mistake yet.
Sen ve ben farklı dünyalardanız.You and I come from different worlds.
Tom orada olmasaydı, toplantı çok farklı giderdi.The meeting would've gone a lot differently if Tom hadn't been there.
Bunu fark ettin mi?Did you notice that?
Tuhaf bir şey fark etmedim.I didn't notice anything strange.
Tom söylemeye çalıştığı şeyi Meryem'in anlamadığını fark etti.Tom could tell that Mary didn't understand what he was trying to say.
Sen ve ben birbirimizden çok farklıyız.You and I are very different from each other.
Tom ön kapının açık olduğunu fark etmedi.Tom didn't notice that the front door was open.
Tom bile muhtemelen Mary'nin yeni kolyesine fark etmeyecek.Tom probably won't even notice Mary's new necklace.
Tom'un farklı bir Fransızca aksanı var.Tom has a distinct French accent.
Tom diğer insanlardan farklı olduğunu düşünüyor.Tom thinks that he's different from other people.
Sen aptal değilsin. Sen sadece farklısın.You're not stupid. You're just different.
Ben aptal değilim. Yalnızca farklıyım.I'm not stupid. I'm just different.
Tom eskisinden farklı.Tom is different than he used to be.
Tom daha öncekinden farklı.Tom is different from before.
Tom erkek kardeşinden farklı.Tom is different from his brother.
Tom her zaman farklıydı.Tom was always different.
Tom farklı olmak istiyor.Tom wants to be different.
Sen her zaman farklı olmak zorundasın.You always have to be different.
Ben çok farklı mıyım?Am I so different?
Çok farklı mıyım?Am I so different?
Tom işin zor olacağının farkındaydı.Tom was aware that the job would be difficult.
Tom kendi hatalarının farkında.Tom is aware of his own faults.
Tom ne kadar geç olduğunu fark etmedi.Tom didn't realize how late it was getting.
Küçük şehirdekiyle büyük şehirdeki kitapçı arasındaki fark nedir?What is the difference between a bookshop in a small town and in a big city?
Tom'un burada olmadığını ne zaman fark ettin?When did you notice Tom wasn't here?
Tom bile muhtemelen Mary'nin burada olmadığını fark etmeyecek.Tom probably won't even notice that Mary isn't here.
Ben burada olsaydım işlerin farklı gideceğini düşünüyor musun?Do you think things would've gone differently if I'd been here?
Tom Mary'nin kendisini beklediğini fark etti.Tom realized Mary was waiting for him.
Tom arkasında birinin durduğunun farkındaydı.Tom was aware that someone was standing behind him.
Tom onun ne kadar rahatsız edici olduğunun farkında değil.Tom isn't aware of how irritating he is.
Tom'un Mary'yi ne kadar çok özlediğini fark etmedim.I didn't realize how much Tom missed Mary.
Tom Mary'nin gittiğini fark etmedi.Tom didn't realize that Mary had left.
Tom'un Mary'yi gördüğünün farkında mısın?Are you aware that Tom was seeing Mary?
Tom bile Mary'yi hiç fark etmedi.Tom never even noticed Mary.
Tom bile Mary'yi fark edecek gibi görünmüyordu.Tom didn't even seem to notice Mary.
Tom hatanı fark etmek zorunda.Tom is bound to notice your mistake.
Yarın gel, o farklı bir hikaye.Come tomorrow, that's a different story.
Bir İspanyol ekmeği Meksika ekmeğinden farklıdır.A spanish tortilla is different from a Mexican one.
Tom durumun farkındadır.Tom is familiar with the situation.
Teori ve fikir arasında büyük fark vardır.There's a big difference between theory and idea.
Farklı bir iş arıyorum.I am looking for another job.
Mary kendi güzelliğinin farkında değildi.Mary was unaware of her own beauty.
Kimse resmin baş aşağı asılı olduğunu fark etmedi.Nobody noticed that the picture had been hung upside down.
Tom sıfat ve zarf arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between an adjective and an adverb.
Tom Mary'nin üzgün göründüğünü fark etti.Tom noticed that Mary looked upset.
Tom mantıksız olduğunu fark etti.Tom realized he had been unreasonable.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod