farkında ile cümle
farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Dzieci nie mają kontaktu z innymi homoseksualistami, albo nie wiedzą, że go mają.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.I bambini non hanno contatti con altri omosessuali o non lo sanno.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Kinderen hebben geen contact met andere homoseksuelen, of ze weten het niet dat ze het wel hebben.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Kinder haben keinen Kontakt zu anderen Homosexuellen, oder sie wissen nicht, dass sie es haben.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.아이들은 동성애자들과의 접촉이 없거나 동성애자들이 무엇을 하는지 알지 못한다.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Lapset eivät ole tekemisissä muiden homoseksuaalien kanssa, tai he eivät tiedä sitä.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Les enfants ne côtoient pas d'autres homosexuels ou ils ne le savent pas.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Otroci ne poznajo nobenih homoseksualcev, ali pa ne vedo, da jih.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Молоді геї не мають контакту з іншими або вони не знають, що мають його.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.Молодые геи не вступают в контакт с другими или они не знают, что находятся в контакте.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.الأطفال غيرمهتمين بمثلي الجنس أو أنهم لا يعلمون.
Çocuklar diğer eşcinselleri tanımıyorlar, çoğunlukla tanıdıklarının da farkında değiller.これらの理由で、同性愛の青少年の自殺率は、通常の青少年よりずっと高いものとなっています。
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.50마일 이상의 여행이 미국 내 여행의 85%이상을 차지한다는 것을 아는 사람은 거의 없을 것입니다.
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.Málo lidí si uvědomuje, že tyto výlety tvoří 85 procent cest uskutečněných v Americe.
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.Niewielu zdaje sobie sprawę, że podróże mające ponad 80 km stanowią do 85% km przebytych w Ameryce.
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.Nur wenige Menschen erkennen, dass 80km+ Fahrten 85% aller gefahrenen Kilometer in Amerika ausmachen.
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.Pocos se dan cuenta que los viajes de 80 km o más forman el 85% de los viajes en los Estados Unidos.
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.Puțini realizează că drumurile de lungimea asta reprezintă 87% din călătoriile care se fac în America.
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.Rất ít người nhận ra rằng những chuyến đi hơn 50 dặm chiếm 85% số dặm đường đi du lịch ở Mĩ.
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.Solo alcune persone si rendono conto che questi viaggi rappresentano l'85% delle miglie percorse in America.
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.Très peu de gens comprennent que ces voyages représentent 85% des kilomètres parcourus en Amérique.
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.Очень мало людей знают, что эти 80 с лишним километров составляют 85% всех путешествий по Америке.
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.מהוות 85 אחוז מהקילומטרים שנוסעים באמריקה אם נוכל להיפטר מזה
Çok az insan Amerika'da yapılan seyahatlerin... ...%85'inin 50 mil üzeri seyahatlerden oluştuğunun farkında.この50マイル強のドライブであることは殆ど認識されてません。 もしそれをなんとかすることができれば
- Çok sıradışı bir adamsın. Ne kadar sıradışı olduğunun farkında mısın?- Creo que eres extraordinario, ¿sabes que eres extraordinario?
Çünkü bu ülkenin sahipleri gerçeklerin farkında.Deci investesti in publicitate. Astfel toti suntem niste nemernici ai sistemului monetar.
Çünkü bu ülkenin sahipleri gerçeklerin farkında.Karena "pemilik" negri ini mengetahui permainan yang sebenarannya.
Çünkü bu ülkenin sahipleri gerçeklerin farkında.Weil die Besitzer dieses Landes wissen, das der sogenannte
Çünkü bu ülkenin sahipleri gerçeklerin farkında.Защото собствениците на тази страна знаят истината.
Çünkü bu ülkenin sahipleri gerçeklerin farkında.まだそれを信じ続けてるのは、相当寝ぼけてる人だけだ
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Bởi vì có một môn thể thao, một hoạt động tiếp diễn mà chúng ta đều biết đến và cho qua.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Denn es gibt einen Sport, dessen wir uns alle bewusst sind, den wir billigen.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.왜냐하면 지금 모두가 알고 용납하고 있는 스포츠란 행위가 있기 때문입니다.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Mert van egy sport, egy tevékenység, ami történik, és mind tisztába vagyunk vele, és elnézzük.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Parce qu'il y a un sport, une activité en ce moment nous en sommes conscients, et nous fermons les yeux.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Pentru că este un sport, există o activitate de care suntem cu toţii conştienţi, pe care o scuzăm cu toţii.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Perché c'è uno sport, un'attività, di cui tutti siamo al corrente, e che tutti condoniamo.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Ponieważ to jest sport, ta działalność, o której wszyscy wiemy i którą tolerujemy.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Porque há um desporto, há uma atividade em marcha que todos sabemos que existe e que todos desculpamos.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Porque hay un deporte, hay una actividad en curso de la que somos conscientes, a la que toleramos.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Pretože existuje šport, je tu aktivita, ktorú sme všetci prehliadali.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Διότι υπάρχει ένα σπορ, μια δραστηριότητα την οποία γνωρίζουμε όλοι και όλοι εγκρίνουμε.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Защото има спорт, има дейности, с които всички сме наясно, които опрощаваме.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Тому, що продовжується спорт, діяльність, про яку ми всі добре знаємо і дивимось на неї крізь пальці.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.בגלל שצייד הוא ספורט, קיימת פעילות שכולנו מודעים אליה ואנחנו מוחלים עליה.
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.لانه هناك رياضة .. نشاط .. يجري على حسابها نحن جميعاً نعيه - الصيد البري -
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.気づきながらも とがめることはしていません
Çünkü zaten herşey zaten farkındalıkla olur ve farkındalıktan geçer.Eftersom allt annat händer i medvetandet och passerar genom medvetandet.
Çünkü zaten herşey zaten farkındalıkla olur ve farkındalıktan geçer.Így a tudat nem egy tárgy, nem egy dolog, nem lehet tanulmányozni.
Çünkü zaten herşey zaten farkındalıkla olur ve farkındalıktan geçer.Porque todo lo demás acontece en la conciencia y pasa por la conciencia.
Çünkü zaten herşey zaten farkındalıkla olur ve farkındalıktan geçer.Porque tudo mais acontece na consciência e passa pela consciência.
Daha farkında, daha tetikte, daha iyi bir dünyada var olursunuz.Anda berada di tempat yang ada saat ini
Daha farkında, daha tetikte, daha iyi bir dünyada var olursunuz.Desta forma, vives num espaço mais consciente e de forma mais atenta.
Daha farkında, daha tetikte, daha iyi bir dünyada var olursunuz.Je bestaat in een bewustere meer alerte, prettigere ruimte.
Daha farkında, daha tetikte, daha iyi bir dünyada var olursunuz.보다 의식적으로, 기민하게, 현존하는 공간에 존재하게 되는 것이죠.
Daha farkında, daha tetikte, daha iyi bir dünyada var olursunuz.Man existiert in einem aufmerksameren, wachsameren, gegenwärtigeren Raum.
Daha farkında, daha tetikte, daha iyi bir dünyada var olursunuz.Tu vivi in un modo più consapevole, attento, sei più presente nel tuo spazio.
Daha farkında, daha tetikte, daha iyi bir dünyada var olursunuz.Vous existez dans un espace plus conscient, alerte, et plaisant.
Daha farkında, daha tetikte, daha iyi bir dünyada var olursunuz.Žijeme tak v uvedomelejšom, vnímavejšom a prítomnejšom prostredí.
Daha farkında, daha tetikte, daha iyi bir dünyada var olursunuz.Είσαι σε κατάσταση αφύπνισις και συνηδητότητας του παρώντος χρόνου.