farkında ile cümle
farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun başladığı yer basit farkındalıktır.黎D簡單的意識,就是回歸根本的開始。
Bunun biraz kafa karıştırıcı olduğunun farkındayım.Es un poco lioso.
Bunun biraz kafa karıştırıcı olduğunun farkındayım.Tôi biết là khó hiểu
Bunun biraz kafa karıştırıcı olduğunun farkındayım.Wiem, że to odrobinkę mylące.
Bunun biraz kafa karıştırıcı olduğunun farkındayım.אני יודע שזה קצת מתקיל.
Bunun biraz kafa karıştırıcı olduğunun farkındayım.اعلم ان ذلك مربك قليلاً
Bunun biraz karışık olduğunu farkındayım.Ik weet dat dit een beetje rommelig is.
Bunun biraz karışık olduğunu farkındayım.Vím, že je to trochu zmatené.
Bunun biraz karışık olduğunu farkındayım.أعلم أن هذا مضطرب.
Bunun biraz karışık olduğunu farkındayım.しかし、もし市場が、この株式は3ドルだと示し、
Bunun biraz mantığa aykırı geldiğinin farkındayım, ama biraz oturup düşünmenizi istiyorum. -내가 이것이 약간 비직관적이라는 것을 압니다. 그러나 당신이 앉아서 많이 생각해보기를 원합니다.
Bunun biraz mantığa aykırı geldiğinin farkındayım, ama biraz oturup düşünmenizi istiyorum. -Quindi so che è poco intuitivo, ma voglio che ti siedi a pensarci un sacco.
Bunun biraz mantığa aykırı geldiğinin farkındayım, ama biraz oturup düşünmenizi istiyorum. -Wiem, że to troszkę wbrew intuicji więc chcę abyście siedli i chwilę pomyśleli o tym.
Bunun biraz mantığa aykırı geldiğinin farkındayım, ama biraz oturup düşünmenizi istiyorum. -Знам, че това е малко неинтуитивно, но искам да седнете и да помислите доста за това.
Bunun biraz mantığa aykırı geldiğinin farkındayım, ama biraz oturup düşünmenizi istiyorum. -اعلم ان هذا ليس بديهياً، لكنني اريدكم ان تجسلوا وتفكروا قليلاً في هذا
Bunun biraz mantığa aykırı geldiğinin farkındayım, ama biraz oturup düşünmenizi istiyorum. -しっかり考えてください。 つまり、単に記憶すると、それが反対で
Bunun bir süredir farkındayız.Acum, asta s-a observat de ceva vreme.
Bunun bir süredir farkındayız.Ciò è ben noto da tempo.
Bunun bir süredir farkındayız.Det här har man varit medveten om ett tag nu.
Bunun bir süredir farkındayız.Dit is al een tijdje verwezenlijkt.
Bunun bir süredir farkındayız.Erre már rájöttek egy ideje.
Bunun bir süredir farkındayız.Hace un tiempo que nos hemos dado cuenta.
Bunun bir süredir farkındayız.Isto já se percebeu há algum tempo.
Bunun bir süredir farkındayız.이 현상은 꽤 오래전에 알게된 겁니다.
Bunun bir süredir farkındayız.Nieco czasu zajęło uświadomienie sobie tego.
Bunun bir süredir farkındayız.No, a to už si někteří uvědomili.
Bunun bir süredir farkındayız.Nun, dies wurde schon vor längerer Zeit erkannt.
Bunun bir süredir farkındayız.On s'en ait rendu compte il y a quelques temps déjà.
Bunun bir süredir farkındayız.Tega se že nekaj časa zavedamo.
Bunun bir süredir farkındayız.Τώρα αυτά γίνονται εδώ και αρκετό καιρό.
Bunun bir süredir farkındayız.Некоторые уже давно это поняли.
Bunun bir süredir farkındayız.Сега, това е осъзнато от доста време.
Bunun bir süredir farkındayız.וזה ידוע מזה זמן-מה.
Bunun bir süredir farkındayız.حسنأ، عرف ذلك منذ زمن.
Bunun bir süredir farkındayız.サイイド クトゥブは 狂信的なイスラム教の創始者のうちの1人で
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Am fost, de asemenea, conştient de faptul că, murmură
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Bil sem tudi zaveda, da," je zamrmral
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Bol som si tiež vedomý toho," zamumlal
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Byłem również świadomy tego, mruknął
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Byl jsem si rovněž vědom toho," zamumlal
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Én is tisztában, mormogta
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Ero anche consapevole che," mormorò
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Ich war auch bewusst, dass," murmelte
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Ik was ook bewust van dat," fluisterde
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Jag var också medveten om det, mumlade
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"J'ai aussi été conscient de cela, murmura
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Jeg var også klar over, at" mumlede
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"나는 또한 알고 있었어요"murmured
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Olin myös tietoinen siitä," mutisi
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Saya juga menyadari hal itu," gumam
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Tôi cũng nhận thức được rằng," thì thâm
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Ήμουν επίσης επίγνωση του ότι," μουρμούρισε
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Също така бях наясно с това", роптаеха
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Я був також відомо про те, що" пробурмотів
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"Я был также известно о том, что" пробормотал
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandı"גם אני הייתי מודע לזה," מלמל
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandıوقال "كنت على علم أيضا أن" غمغم
"Bunun da farkındayım" diye mırıldandıホームズは、自分自身を落ち着いて、彼の
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?Accortosene, Gesù chiese: «Perché, uomini di poca fede, andate dicendo che non avete il pane
Bunun farkında olan İsa şöyle dedi: ‹‹Ey kıt imanlılar! Ekmeğiniz yok diye niçin tartışıyorsunuz?A keď to poznal Ježiš, povedal im: Čo to rozmýšľate medzi sebou, vy ľudia malej viery, že vraj nemáte chleba?