farkında ile cümle
farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat, saçmanın geriletilebileceğinin farkındadır."Zdrav razum" ovdje može zavarati.
(Farkında Değil misiniz!)(DM) Da li znate?
Aslında ne söylediğinin farkında değildi.A ona, posve sigurno, zna što govori.
Ancak, ışık hızı bu aynı alanların farkında olmamızı engeller.Rýchlosť svetla nám bráni v tom, aby sme zistili a zaznamenali tieto identické oblasti.
İntifada Filistin sorununa uluslararası farkındalık sağladı .Palestínska otázka dala medzinárodnému terorizmu rozhodujúci impulz.
Gandalf bunun farkındadır fakat o zamanlar bu onu sadece eğlendirmiştir.Ten smeruje za Kathryn, prizná prehru, ktorá sa na tom len dobre bavila.
Fakat, saçmanın geriletilebileceğinin farkındadır.Je však zrejmé, že si jeho nezmyselnosť dobre uvedomoval.
Aşkın tarafında yer tutan Murat aslında kendi duygularının farkında değildir, tıpkı Duygu gibi.Prekvapený Simplicius si jeho vplyvom uvedomí, že on vlastne ani nevie čo je to láska.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.Večina okuženih je revna in večina se jih okužbe sploh ne zaveda.
Artık kaybolduklarının farkında olan grup, sadece güneye doğru gitmeye karar verir.Zavejo se, da so se izgubili, zato se odločijo iti na jug.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması.Narava-družba-ekološka zavest.
Farkında olmayan zihinde düşündüğümüz her şey nesnelerin doğası hakkındaki bu yanlış algılamamızı yansıtır.Kdor govori o eksistenci brezpogojnega, je popolnoma napačno razumel smisel tega pojma.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Po ocenah ameriškega Centra za nadziranje in preprečevanje bolezni se 20 % bolnikov ni zavedalo svoje okužbe.
Belirtilen amaç, ürünün çok yönlülüğü konusundaki farkındalığı artırmaktı.Namen intervjujev je bil odkriti razloge za povečano produktivnost med izvajanjem študije.
Farkında olmayan zihinde düşündüğümüz her şey nesnelerin doğası hakkındaki bu yanlış algılamamızı yansıtır.Viskas, ką mes galvojame, atspindi nesupratimą to, kaip viskas yra iš tikrųjų.
Leeuwenhoek'den önce hiç kimse kasların liflerden oluştuğunun farkında değildir.Už ką buvo pakviestas Dragoljubas Velimirovičius nerasta.
Uykudayken ne yaptığını unutan diğer insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller."Teised inimesed küll ei tea, mida nad ärkvel olles teevad, nagu nad ju ka unustavad, mida nad unes ."
Bu farkında olmama durumu genellikle inkar veya herhangi bir biçimde tedaviye direnmeye sebep olur.Selline teadlikkuse puudumine viib tavaliselt eituseni ja vastupanule igasuguse abi või ravi suhtes.
Bu ilkeyle beraber, herhangi farkında olmadığımız zaman diliminde sonsuz tane algı vardır.Nagu öeldud, pole isegi mitte lõpmatu vanus millegi eksisteerimise põhjus.
Belirtilen amaç, ürünün çok yönlülüğü konusundaki farkındalığı artırmaktı.Järgmise uuringu eesmärk oli teada saada, kuivõrd muudab produktiivsust lisatasu.
İnsan türü olarak 10.000 yıldır yaşadığımızın farkındayız.Inimene on kodukitse pidanud umbes 10 000 aastat.
Çünkü bu işe giriştiğimizde nasıl bir şeyin içinde olduğumuzun farkında değildik.Pole teada, millal, kui üldse, nad sellistena ametisse astusid.
Kimse bu adamın ileride neler yapacağını farkında değildi.Keegi ei osanud arvata, mida selline käitumine endaga kaasa toob.
12'yi çok kullandığımın farkındayım.12가 자주 나오는 것 같네요
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Jag vet att 12 har dykt upp ganska många gånger.
12'yi çok kullandığımın farkındayım. Kullanacağım sayıları düşünürken daha yaratıcı olmaya çalışırım.I weet dat we twaalf vaak gebruiken in het vervolg zal ik proberen andere getallen te kiezen
12'yi çok kullandığımın farkındayım. Kullanacağım sayıları düşünürken daha yaratıcı olmaya çalışırım.Je sais que j'utilise beaucoup 12, je vais essayer d'avoir plus d'imagination à l'avenir.
12'yi çok kullandığımın farkındayım. Kullanacağım sayıları düşünürken daha yaratıcı olmaya çalışırım.Vi har brugt 12 en del nu. .
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Lo sé, 12 está apareciendo muchas veces.
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Lo so 12 ci sta un sacco di volte.
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Tudom, hogy mindig a tizenkettőt mondom.
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Viem, že číslo 12 používam veľmi často.
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Víme, že 12 jich má dost.
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Wiem, że 12 ma dużo czynników.
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Ξέρω ότι βάζω συχνά το 12.
12'yi çok kullandığımın farkındayım.Знам, 12 ви идва в повече.
12'yi çok kullandığımın farkındayım.بالنسبة للعدد 12 فلقد قمت بايجاد عوامله مسبقاً
12'yi çok kullandığımın farkındayım.数を考える時にはもう少しクリエイティブに 考えたほうがいいですね.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.그때가 1981년이었습니다. 5월에 하이미 롤도스가 암살되었죠
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.Det här var 1981, och i maj mördades Jamie Roldo. Och Omar var mycket väl medveten om det.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.Det var '81. Og i maj blev Jaime Roldós myrdet. Omar var meget opmærksom på dette.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.Era 1981 şi în luna mai Jaime Roldos a fost asasinat. Omar era foarte conştient de asta.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.Era 1981 y en mayo de ese año Jaime Roldós fue asesinado.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.Es war 1981 und im Mai wurde Jamie Roldos ermordet. Omar war sich dessen sehr bewusst.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.Maja leta 1981 se je zgodil atentat na Jaimeja Roldosa. Omar se je tega zavedal.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.Oli vuosi 1981 ja toukokuu kun Jaime Roldos salamurhattiin. Ja Omar oli hyvin tietoinen tästä.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.On était en 1981, et, en mai, Jaime Roldos ce faisait assassiner. Et Omar était parfaitement au courant de ça.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.Ήταν το 1981 και το Μάιο, ο Γουάμε Ρόλντος δολοφονήθηκε. Και ο Ομάρ το ήξερε.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.Беше 1981, и през май Хайме Ролдос беше убит. И Омар разбираше това много добре.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.Это было в 1981-ом, а в мае Джейми Рольдос был убит. И Омар хорошо это знал.
1981'di, ve, Mayısta, Jaime Roldos suikaste uğradı. ve Omar bunun farkındaydı.,كان ذلك عام 1981 -رئيس الإكوادور-_BAR_Jaime Roldos_BAR_في أيار / مايو تم إغتيال . و كان عمر واعيا بهذا
20. yüzyılda görülecek en büyük ekonomik felakete doğru sürüklendiğimizin farkında değilsiniz.이제 곧 20세기 최악의 경제적 혼란이 닥칠 걸 전혀 모른다고 말이죠.
20. yüzyılda görülecek en büyük ekonomik felakete doğru sürüklendiğimizin farkında değilsiniz.20世紀で間違いなく最大の経済的な惨事を知ること無しにです これを知ること無しに何を予想していたでしょうか?
20. yüzyılda görülecek en büyük ekonomik felakete doğru sürüklendiğimizin farkında değilsiniz.Aniž byste si uvědomoval, že přijde největší ekonomická katastrofa přinejmenším 20. století.
20. yüzyılda görülecek en büyük ekonomik felakete doğru sürüklendiğimizin farkında değilsiniz.Du ved ikke at der venter den største økonomiske katastrofe i det 20. århundrede.
20. yüzyılda görülecek en büyük ekonomik felakete doğru sürüklendiğimizin farkında değilsiniz.Ezt nem tudva azt hogy hamarosan belépünk a huszadik század biztosan legnagyobb gazdasági katasztrófájába.
20. yüzyılda görülecek en büyük ekonomik felakete doğru sürüklendiğimizin farkında değilsiniz.Neştiind că urmează să intrăm sigur în cel mai mare dezastru economic din secolul douăzeci.
20. yüzyılda görülecek en büyük ekonomik felakete doğru sürüklendiğimizin farkında değilsiniz.Niet wetende dat we op het punt stonden de grootste economische ramp van de 20ste eeuw mee te maken.
20. yüzyılda görülecek en büyük ekonomik felakete doğru sürüklendiğimizin farkında değilsiniz.Nie wiedzącymi, że właśnie jesteśmy świadkami... ...największej ekonomicznej katastrofy dwudziestego wieku.
20. yüzyılda görülecek en büyük ekonomik felakete doğru sürüklendiğimizin farkında değilsiniz.Sem saber que estávamos prestes a entrar no maior desastre económico do século XX.