farkına varmak ile cümle
farkına varmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Es ist wie mit optischen Täuschungen: Auch wenn wir sie verstehen, täuschen sie unser Auge immer noch.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Este ca în iluziile optice, înțelegându-le nu înseamnă că ele dispar.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Het is als gezichtsbedrog: dat blijft bestaan, zelfs als je begrijpt hoe het werkt.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Jest jak iluzja optyczna: fakt, że ją dojrzymy, nie sprawi, że zniknie.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Je to ako očný klam, ktorému aj keď porozumiete, zostane nezmenený.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Je to jako vizuální iluze, i když je pochopíme, stále existují.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.이건 마치 편견을 이해한다고해서 사라지지 않는 착시현상 같은 것이죠.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Nó như là một ảo ảnh thị giác, mà hiểu chúng không có nghĩa là có thể làm cho chúng mất đi.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Olyan ez, mint az optikai csalódás, ami attól, hogy megérti az ember, még nem tűnik el.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Είναι σαν τις οπτικές ψευδαισθήσεις, που η κατανόησή τους δεν τις εξαφανίζει.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Това е като визуални илюзии, разбирането на които не ги променя.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Це щось на зразок візуальних ілюзій, де розуміння їх не дає їм піти.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.Это наподобие зрительных иллюзий, осознание которых не прекращает их действие.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.כמו באשליה אופטית, כשאנחנו מבינים אותה, היא לא נעלמת.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.إنه كالأوهام البصرية، حيث أنّ فهمها لا يزيلها.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.それを理解しても 錯覚が消えるわけではないのです これは良いことです なぜなら
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?Ze zullen worden ingezet voor de realisatie van onze ambitie'.
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?Θα χρησιμοποιηθούν για να πραγματοποιήσουμε τη δική μας φιλοδοξία;"
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?С помощью этого мы осуществим наше желание"?
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?Те ще бъдат използвани за осъществяване на стремежа ни"?
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?הם ישומשו לממש את השאיפות שלנו"?
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?ستستخدم لتحقيق طموحنا"؟
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?使われるべきだ」と 私たちの望む医療を実現するために
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?A törekvéseink megvalósítására fogjuk használni"?
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?Chúng sẽ được dùng để thực hiện khát vọng của chúng ta?
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?De vil blive brugt til at realisere vores ambition"?
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?Elles serviront à réaliser notre aspiration ? "
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?우리들의 염원을 이루기 위해 이용되어야합니다.
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?Serán usadas para realizar nuestras aspiraciones"?
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?Sie werden gebraucht, um unsere Hoffnungen zu erfüllen."
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?Verranno utilizzate per realizzare le nostre aspirazioni"?
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?Vor fi folosite pentru a ne îndeplini aspirația.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Ahora, algo crucial a destacar aquí es que esta es una afirmación fáctica.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Ceea ce trebuie neapărat observat este că aceasta e o afirmaţie faptică.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Ezen a ponton fontos megjegyeznünk, hogy ez is egy tényszerű kijelentés:
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Het cruciale punt is dat dit een feitelijke claim is.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Kľúčová vec, ktorá by nemala uniknúť našej poroznosti, je, že toto je konkrétne tvrdenie.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Kluczową rzeczą jest to aby dostrzec tutaj, że jest to rzeczywiste stwierdzenie.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.그 여기에서 주목해야할 것은 이것이 사실적 주장이라는 것입니다.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.La chose fondamentale à retenir ici est qu'il s'agit d'un énoncé de faits.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.O que é fundamental ter em atenção aqui é que isto é uma afirmação factual.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Ora la cosa importante che dovremmo notare qui è che questa è l'affermazione di un fatto.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Tässä on ratkaisevan tärkeää huomata, että kyseessä on tosiasiaväite.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Vấn đề quan trọng phải chú ý ở đây là đây là một lời nhận định thực tế:
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Τώρα, το κρίσιμο στοιχείο που παρατηρούμε εδώ είναι ότι αυτό είναι ένας πραγματολογικός ισχυρισμός:
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Здесь важно заметить, что данное утверждение - это заявка на некие факты.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.Това, което трябва да забележим в случая е, че това е фактическо твърдение.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.הנקודה הקריטית כאן היא שמדובר בטענה עובדתית.
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.والان الشيء المهم التي يجب التنوه له هنا ان ما سبق ليس سوى حقيقة واقعية
Şimdi kritik olan şey bu iddianın gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.これは主張であるということ 正しい主張かもしれませんが
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Dan pengakuan itu akan menaburkan ketakutan -- mengakui betapa seriusnya situasi yang ada.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Die erkenning zal angst zaaien... omdat de ernst van de situatie wordt erkend.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.És ez a felismerés félelmet generál majd -- ami a helyzet komolyságának felismeréséhez vezet.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Et cette reconnaissance va semer la peur - en reconnaissant la gravité de la situation.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Ja tämä tunnustaminen kylvää vihaa -- tämän tilanteen vakavuuden tunnustaminen.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.인식은 두려움을 낳을 것입니다. 상황의 심각성을 인식하게 되면 말이죠.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Ma aprire gli occhi metterà paura a molte persone. Riconoscere la gravità della situazione.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Og den anderkendelse vil så frygt. En anderkendelse af situationens alvor.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Pochopenie vážnosti situácie vyvolá v ľuďoch strach.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.Pochopení závažnosti celé situace vyvolá v lidech strach.