Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Ehkä olet tai et ole huomannut, että otsassani on pieni elektrodi.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Het is je mogelijk opgevallen dat ik een elektrode op mijn voorhoofd draag.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.여러분께서는 제가 이마에 작은 전극을 달고 있다는 것을 눈치 채셨을 지도 모르겠습니다
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Mohli nebo nemuseli jste si všimnout, že nosím malou elektrodu na čele.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Może zauważyliście, że mam małą elektrodę na czole.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Mungkin Anda menyadari, mungkin juga tidak jika saya memakai elektroda kecil di dahi saya.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Poate aţi observat că port un mic electrod pe frunte.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Puede que hayan notado, o no, que tengo un pequeño electrodo en la frente.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Vielleicht haben Sie bemerkt, dass ich an meiner Stirn eine winzige Elektrode trage.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Vous avez peut-être remarqué que je porte une petite électrode sur mon front.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Ίσως έχετε ή όχι παρατηρήσει ότι φοράω ένα πολύ μικρό ηλεκτρόδιο στο μέτωπό μου.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Возможно, вы заметили у меня на лбу небольшой электрод.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.Може да сте забелязали, а може и да не сте, че имам прикрепен на челото си миниатюрен електрод.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.אולי שמתם לב שאני לובשת אלקטרודה קטנה על המצח.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.ربما لاحظت وربما لا أنني اضع قطبا كهربائيا صغيرا على جبيني.
Belki farkına vardınız ya da varmadınız ama anlımda elektrot var.私の額には小さな電極がついています これは私がお話ししている間も
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Có thể chúng ta không nhận ra nó mọi lúc, nhưng chúng ta đều hiểu là nó có xảy ra.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Emme ehkä huomaa sitä joka kerta, mutta ymmärrämme, että niin tapahtuu.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Forse non la riconosciamo ogni volta, ma capiamo che accade.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.항상 알아차리지 못할 수도 있지만, 보통은 알기 마련이죠.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Måske genkender vi det ikke hver gang, men vi er klar over, at det sker.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Men vi kanske inte alltid uppfattar det varje gång, men vi förstår att det händer.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Misschien zien we het niet iedere keer, maar we begrijpen wel het achterliggende proces.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Morda tega ne prepoznamo vedno, razumemo pa, da se dogaja.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Może nie rozpoznajemy tego za każdym razem, ale rozumiemy, że tak się dzieje.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Možná že to nepoznáme pokaždé, ale časem nám dojde, že se to stalo.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Možno to nerozoznávame zakaždým, ale rozumieme, že sa to stáva.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Mungkin kita tidak mengenalinya setiap saat, namun kita mengerti bahwa hal itu terjadi.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Nous ne le reconnaissons peut-être pas à tous les coups, mais nous comprenons que ça arrive.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Poate nu ne dăm seama de fiecare dată, dar înţelegem că se întâmplă.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Talán nem mindig ismerjük fel, de értjük, hogy ez megtörténik.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Tal vez no lo reconocemos todas las veces, pero sabemos que ocurre.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Talvez nós não o reconheçamos de todas as vezes, mas entendemos que acontece.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Vielleicht erkennen wir es nicht jedes Mal, aber wir verstehen, dass es geschieht.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Ίσως δεν το αναγνωρίζουμε κάθε φορά, αλλά καταλαβαίνουμε ότι συμβαίνει.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Може би не го разпознаваме всеки път, но ние разбираме, че това се случва.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Может быть, мы осознаём это не каждый раз, но мы понимаем, что это бывает.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Можливо не щоразу, але все ж ми знаємо, що так буває.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.אולי אנחנו לא מזהים זאת תמיד, אבל אנחנו מבינים שזה קורה.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.ربما لا نتعرف عليه في كل مرة، لكننا نفهم أنه يحصل.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.こういうことが起こることは知っています 最大の難点は
Ben 60'ları düşündüğümde, bugünden tek farkının yılların götürdüğü umutlar olduğunu görüyorum.그러나 제가 60년대를 돌이켜보면, 제가 그 시대로부터 얻은 것은 그때에는 미래에 대한 희망이 있었다는 것입니다.
Ben 60'ları düşündüğümde, bugünden tek farkının yılların götürdüğü umutlar olduğunu görüyorum.Dar eu când mă gândesc la anii '60, ceea ce am învățat din ei a fost faptul că există speranță pentru viitor.
Ben 60'ları düşündüğümde, bugünden tek farkının yılların götürdüğü umutlar olduğunu görüyorum.Maar als ik terugdenk aan de jaren 60, dan heb ik geleerd dat er hoop was voor de toekomst.
Ben 60'ları düşündüğümde, bugünden tek farkının yılların götürdüğü umutlar olduğunu görüyorum.Nhưng khi tôi nghĩ về những năm 60, cái mà tôi thấy được là có hi vọng cho tương lai.
Ben 60'ları düşündüğümde, bugünden tek farkının yılların götürdüğü umutlar olduğunu görüyorum.Quando io penso agli anni '60, ciò che ho portato con me è l'idea che ci sia speranza per il futuro.
Ben 60'ları düşündüğümde, bugünden tek farkının yılların götürdüğü umutlar olduğunu görüyorum.Z tamtych lat pamiętam jednak przeświadczenie, że jest nadzieja na przyszłość, że każdy może pomóc.
Ben 60'ları düşündüğümde, bugünden tek farkının yılların götürdüğü umutlar olduğunu görüyorum.Но когато аз мисля за 60-те, онова, което взех от тях, беше, че има надежда за бъдещето.
Ben 60'ları düşündüğümde, bugünden tek farkının yılların götürdüğü umutlar olduğunu görüyorum.Но когда я думаю о 60-х, что я вынесла оттуда, это то, что тогда была надежда на будущее.
Ben 60'ları düşündüğümde, bugünden tek farkının yılların götürdüğü umutlar olduğunu görüyorum.שהיתה אז, אך כשאני חושבת על שנות ה-60, מה שלמדתי מן השנים הללו זה שיש תקווה לעתיד.
Ben 60'ları düşündüğümde, bugünden tek farkının yılların götürdüğü umutlar olduğunu görüyorum.التي كانت عندئذ، لكني حينما أفكر بالستينات، ما أخذته منها كان هو أنه كان هناك أمل للمستقبل.
Ben 60'ları düşündüğümde, bugünden tek farkının yılların götürdüğü umutlar olduğunu görüyorum.そこから学べると思うことは 未来に向けた希望があったことです 誰もがそれに関わることができそうでした
Ben, anında onun farkına vardı her geçen gün daha da yakınlaştı.شاب لم يستطع ألا يلاحظها وبدأ يحادثها في كل يوم
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.En realidad no sabía que era una narcisista.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Ik wist niet eens dat ik narcist was.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.I wusste erst nicht, dass ich eigentlich eine Narzisstin war.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Jag visste faktiskt inte att jag var en narcissist.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Jeg vidste faktisk ikke, jeg var en narcissist.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Je ne savais pas ce qu'était un narcissique en fait.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.사실 전 제가 공주병이 있는 줄 몰랐어요.