Onun bana zahmet verdiğinin farkında bile değil.He's not even aware that it bothers me.
Zorlukların farkındaydılar.They were aware of the difficulties.
Tom süre bitimini geçirmiş olduğunun farkındaydı.Tom was aware that the deadline had passed.
Tom son teslim tarihini geçirmiş olduğunun farkındaydı.Tom was aware that the deadline had passed.
Tom ne olduğunun farkındadır.Tom realizes what's happened.
Ne zaman farkına vardın?When did you realize that?
Ne zaman farkına vardınız?When did you realize that?
Tom sorunun farkına vardı.Tom realized the problem.
Tom'un parasal sorunlar yaşadığının farkında mıydın?Were you aware Tom was having financial problems?
Tom sorunların farkında gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be aware of the problems.
Tom'un sorunları olduğunun farkında değildim.I was unaware that Tom was having problems.
Tom sorunun farkında değildi.Tom wasn't aware of the problem.
Sorunun oldukça farkındayım.I'm well aware of the problem.
Ben gerçekten açık konuştuğumun farkındayım.I realize I'm just stating the obvious.
Tom fiyat etiketine baktı yeterli parası olmadığının farkına vardı.Tom looked at the price tag and realized he didn't have enough money.
Birçok kişi antibiyotiklerin virüslere karşı yararsız olduklarının farkında değiller.Many people don't realize that antibiotics are ineffective against viruses.
Sanırım zorlukların farkındasın.I presume you are aware of the difficulties.
Farkında olmadan ona bilmek istediğinin hepsini anlattı.Unwittingly he told her all that she wanted to know.
Biri farkına varacak.Someone is going to notice.
Sorunların farkında mısın?Are you aware of any problems?
Oğlunun ne kadar harcadığının farkında mısın?Are you aware of how much money your son has been spending?
Risklerin farkında mısın?Are you aware of the risks?
Ne olabileceğinin farkında mısın?Are you aware of what might happen?
Ne yaptığının farkında mısın?Do you realize what you've done?
Ayrıntıları sonuçlandırmak için endişeli olduğunun farkındayım.I realize you're anxious to finalize the details.
Bahsettiğin sorunun farkındayım.I'm aware of the problem you're referring to.
Tom'un Mary'nin kim olduğunu tam olarak bildiğinin şimdi farkındayız.We realize now that Tom knew exactly who Mary was.
Tom'un Mary'yi gerçekten sevmediğinin şimdi farkındayız.We realize now that Tom never really liked Mary.
Onun farkındayız.We're aware of that.
Sorunun farkındayız.We're aware of the problem.
Risklerin farkındayız.We're aware of the risks.
Durumun farkındayız.We're aware of the situation.
Tom'un ne kadar tehlikeli olduğunun farkındasın, değil mi?You realize how dangerous Tom is, don't you?
Ne yapmamız gerektiğinin farkındasın, değil mi?You realize what we have to do, don't you?
Her ikiniz de durumun farkındaydınız, değil mi?You were both aware of the situation, right?
Tom bundan sonra artık yalnız olmadığının farkında oldu.Tom became aware that he was no longer alone anymore.
Tom ne olduğunun farkında değildi.Tom was unaware of what had happened.
Tom odadaki her gözün onun üstünde olduğunun çok farkındaydı.Tom was very aware that every eye in the room was on him.
Tom olağandışı bir şey olduğunun farkında değildi.Tom wasn't aware that anything out of the ordinary had occurred.
Tom'un faaliyetlerinin tamamen farkındayım.I am fully aware of Tom's activities.
Tom'un ailesinin ne kadar para kazandığının farkında olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom realizes how much money his parents make?
Tom bir sorun olduğunun farkında değildi.Tom wasn't aware that there was a problem.
Tom Mary'nin zaten eve gittiğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary had already gone home.
Tom hiç kimsenin kendisini dinlemediğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that nobody was listening to him.
Farkın ne olduğunu biliyor musun?Do you know what the difference is?
Tom herkesin ona baktığının farkındaydı.Tom was aware that everyone was looking at him.
Ne olduğunun farkında mısın?Are you aware of what's happened?
Onlardan hiçbiri ne olduğunun farkında gibi görünmüyor.Neither of them seem to be aware of what has happened.
Onların her ikisi de ne olduğunun farkında.Both of them are aware of what has happened.
Biz hatanın farkındayız ve bir çözüm üzerinde çalışıyoruz.We are aware of the error and are working on a solution.
Tom gizli planımızın farkındaydı.Tom was aware of our secret plan.
Tom neden olduğu tüm sorunların farkında değil gibi görünüyor.Tom doesn't seem to be aware of all the problems he's causing.
Tom tehlikenin farkındaydı.Tom was aware of the danger.
Tom tehlikenin farkında değildi.Tom was unaware of the danger.
Tom tehlikenin farkında olmalı.Tom must be aware of the danger.
Tom tehlikenin farkında olmayabilir.Tom may not be aware of the danger.
İçinde olduğun tehlikenin farkında mısın?Do you realize the danger you're in?
O, New York'taki durumun farkında mı?Is she aware of the situation in New York?
Sanırım yalnızca ben farkındayım.I think I am the only one awake.
Tehlikenin farkındayım.I'm aware of the danger.